Bu içeriğe bulunduğunuz bölgeden erişilemiyor

Eski Pentagon yetkilisi Rubin'den Erdoğan'ın Yahudi cemaati ile görüşmesi değerlendirmesi

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Emine Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan ve Mevlüt Çavuşoğlu
Emine Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan ve Mevlüt Çavuşoğlu   -   ©  Anadolu

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Özbekistan'da Rus, İran ve Çinli liderlerle görüştükten sonra cumartesi günü Amerika Birleşik Devletleri'ne (ABD) geldi.

Salı günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na hitap edecek Erdoğan'ın ABD merkezli Türk sivil toplum kuruluşlarının ve Yahudi örgütlerinin temsilcilerini kabul etmesi bekleniyor.

Washington Examiner dergisinde yer alan bir analize göre Yahudi cemaat liderleri ile görüşmenin ardında "Hamas gibi terörist gruplara verilen desteğin gizlenmesine yönelik" imaj çalışması bulunuyor. 

Eski bir Pentagon yetkilisi Michael Rubin imzalı analizde Erdoğan Saddam ile karşılaştırılarak yaklaşık 40 yıl önce onun da benzer imaj çalışmaları yapmış olduğuna dikkat çekiliyor. Analizin geri kalanında yer alan ifadelerin özeti şu şekilde:

"Saddam da aynısını yapardı"

"Yaklaşık 40 yıl önce de Irak Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin karizmatik genç bir diplomat olan Nizar Hamdoon'u ABD'ye gönderdi. Saddam komşusu İran'daki Ayetullah Ruhullah Humeyni'ye kıyasla İsrail ile ılımlıydı ancak ilişkiler yine de soğuktu. 

Ancak Iraklı Yahudiler de canlarından oldular. 27 Ocak 1969'da Baas rejimi, yarım milyonluk bir kalabalığın gözleri önünde Bağdat'ın merkezinde dokuz Yahudi'yi astı. Saddam rejimi aynı zamanda Abu Nidal Örgütü ve Filistin Kurtuluş Cephesi gibi çeşitli Filistinli terörist gruplara da sponsor oldu.

Ancak Hamdoon farklı bir yüz sundu. Yahudi kongre üyelerinin onuruna akşam yemeği partileri düzenledi ve Yahudi cemaati liderlerini ağırladı. O dönem Washington Post'a konuşan bir konuk, "Harika bir akşamdı, çok ilginç tartışmalardı, herkes çok rahattı" dedi. Bu tür partiler ne masumdu ne de samimi. Bunun yerine Saddam'ın, diktatörlük ve terör sponsorluğunun sorumluluğunu üstlenmemek için attığı adımlardı. En önemlisi de Amerikan silahlarına erişim amacıyla yapılıyordu.

Bir bakıma, antisemitizm Irak diktatörünün stratejisinin de temelini oluşturdu. Amerikan Yahudilerine kur yaptı çünkü Washington'un resmi güç yapılarının arkasında ipleri onların elinde tuttuğuna inanıyordu. 

"Yahudi cemaati liderleri kendini kullandırıyor"

Erdoğan da farklı değil. Erdoğan göreve geldikten kısa bir süre sonra yazdığım bir yazı onu üzdü. Normal bir şekilde Türk Büyükelçiliği aracılığıyla Amerikalı bir siyasetçi olarak bana ulaşmak yerine, sözlerini bana aktaran Türk Yahudi cemaatine şikayette bulundu. 

Samimiyetle bir takım görüşmeler yapmak iyidir ancak Yahudi cemaati liderleri, imajını aklamaya çalışan fakat eylemlerinde reform yapmak istemeyen, pişmanlık duymayan bir antisemit için kendilerini vitrin haline getiriyorlar."