İran'da protestolar İslami rejimi zora soktu: Kürtler hedef tahtasında

Access to the comments Yorumlar
 euronews
Amini'nin resmini taşıyan protestocu
Amini'nin resmini taşıyan protestocu   -   ©  OZAN KOSE/AFP via Getty Images

İranlı genç kadın Mahsa Amini'nin polis nezaretinde ölümünün ardından patlak veren protestoların baskısı altında kalan yetkililerin, ayrılıkçı Kürtleri sorumlu göstermeye çalıştığı belirtiliyor.  

Ülke çapında protestolar sürerken İran çevik kuvvet polisi, "diktatöre ölüm" sloganları atan protestoculara karşı çarşamba günü Tahran'ın ana meydanlarında konuşlandı.

Kürtlerin yoğunlukla yaşadığı kuzeybatıdaki Sakiz şehrinde doğan 22 yaşındaki Amini, İslam Cumhuriyeti'nin katı kıyafet kurallarını uygulayan ahlak polisi tarafından 13 Eylül'de Tahran'da tutuklandı.

Amini'nin üç gün sonra komaya girmesinin ardından hastanede ölmesi, yetkililerin 2019'da benzin fiyatlarındaki artışa karşı protestoları bastırmasından bu yana İran sokaklarında yaşanan en büyük muhalefet gösterisini ateşledi.

Artan ölü sayısı ve güvenlik güçlerinin göz yaşartıcı gaz, sopalar ve bazı durumlarda gerçek mühimmat kullandığı müdahalelerine rağmen, sosyal medyada yayınlanan videolar, İranlıların İslami düzenin kırk yılı aşkın iktidarının sona ermesi çağrısında bulunduğunu gösteriyor.

Protestolar yaklaşık iki haftadır devam ediyor ve Tahran'dan güneydoğudaki Çabahar limanına kadar İran çevresinde en az 80 şehir ve kasabaya yayılıyor.

Tahran'ın Ekbatan semtinde protestoculara ait Twitter hesabından yayınlanan bir videoda, "Savaşacağız, öleceğiz, İran'ı geri alacağız" sloganları attığı görülüyor.

Çabahar'dan bir başka video, çevik kuvvet polisinin protestocuları dağıtmak için göz yaşartıcı gaz attığı sırada "Ayetullah Ali Hamaney'e ölüm" sloganının yükseldiğini gösteriyor.

Devlet medyası, protestolar sırasında polis ve hükümet yanlısı bir milis de dahil olmak üzere 41 kişinin öldüğünü açıkladı. İranlı insan hakları grupları ise bu sayıların çok daha yüksek olduğunu belirtiyor.

Kürtlerin üstüne yıkma girişimi

İran'da ülke çapında gösteriler günlerdir devam ederken, devlet haber ajansı IRNA, Devrim Muhafızları'nın kuzey Irak'ın Kürt bölgesindeki militan hedeflere füze ve drone saldırıları düzenlediğini bildirdi.

İranlı bir Kürt muhalefet partisi olan Komala yetkilileri birkaç ofislerinin vurulduğunu, can kaybı ve maddi hasar meydana geldiğini açıkladı. 

Analistler hali hazırda İran'ın Kürt unsurları kışkırtıp, çıkan protestoları Kürtlerin bir planı olarak sunma peşinde olacağını tahmin ediyordu. 

İranlı yetkililer, silahlı Kürt muhalifleri, özellikle İran'daki 10 milyondan fazla Kürt'ün çoğunun yaşadığı kuzeybatıda, ülkedeki huzursuzluğu ateşlemekle suçlamaları gecikmedi.

BM'den çağrı

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri, İran'ın din adamlarını "düşünce, ifade, barışçıl toplanma ve örgütlenme özgürlüğü haklarına saygı duymaya" çağırdı.

Amini'nin ölümü yaygın uluslararası kınamalara yol açarken, İran huzursuzluktan "dış düşmanlarla" bağlantılı "haydutları" sorumlu tuttu. Tahran, ABD'yi ve bazı Avrupa ülkelerini, İslam Cumhuriyeti'ni istikrarsızlaştırmaya çalışmak için huzursuzluğu kullanmakla suçladı.