Kıbrıs Rum Ortodoks Hristiyan Kilisesi'nin lideri Başpiskopos II. Hrisostomos hayatını kaybetti

Access to the comments Yorumlar
 euronews
II. Krisostomos
II. Krisostomos   -   ©  AP Photo

Türkiye'ye duyduğu antipatisi ile bilinen Kıbrıs Rum Ortodoks Hristiyan Kilisesi'nin lideri Başpiskopos II. Hrisostomos yaşamını yitirdi. 

81 yaşında hayatını kaybeden Hrisostomos, ülkede siyaset ve ekonomi alanlarındaki söylemleri ile hem destekçilerini hem de muhaliflerin ilgisini çeken açık sözlü bir din adamıydı.

Hrisostomos son dört yıldır bağırsak ve karaciğer kanseri ile mücadele ediyordu ve son günlerini kilisenin başkentteki merkezinde geçirdi.

Başpiskopos pazartesi sabahı kanserle savaşını kaybetti. Yapılan açıklamada "Kilisenin tarihi geleneğine yönelik vizyonu, cüretkarlığı ve saygısının yanı sıra her zaman kilisenin birliğini amaçlayan yenilikçi değişimlere açık bir miras bıraktığı" söylendi. 

Kilisenin en yüksek karar alma organı olan Kutsal Sinod, pazartesi günü toplandıktan sonra başpiskoposun cenazesinin cumartesi gününe kadar başkentteki St. Barnabas Katedrali'nde kalmasına karar verdi.

Cenaze törenine, Ortodoks Hristiyan inancının lideri Patrik Bartholomeos başkanlık ederken, başpiskopos vasiyeti gereği katedralin altındaki bir mahzene gömülecek. Ülke genelinde kilise çanları cenaze töreni boyunca çalacak, önümüzdeki beş gün boyunca tüm kiliselerde bayraklar yarıya indirilecek.

Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiades, Hrisostomos'u "Ortodoksluk ve kilisenin yanı sıra halkımızın esenliği için devasa reformlar yaptığını" söyleyerek andı. Komünist kökenli AKEL partisinin sadık muhalifleri bile yaptıkları açıklamada, başpiskoposun “kilise ve toplum meselelerinde açıkça iz bıraktığını” söylediler.

Euro'yu terk etme çağrısında bulundu

Mart 2013'te Rumların uluslararası kreditörler tarafından milyarlarca euroluk mali kurtarma paketlerini almasından önce, Hrisostomos, ülkesinin, ekonomiyi onlarca yıl geriye götüreceğini söylediği bir kurtarma anlaşmasını kabul etmektense, para birimi olarak Euro'yu terk etmesini tercih ettiğini söylemişti. 

Kurtarma anlaşmanın imzalanmasından sonra ise öfkeli bir şekilde, “Bu, katıldığımızda inandığımız Avrupa değil” çıkışında bulunmuştu.

Din adamı kimliğinin dışına çıkan söylemlerde bulunmaktan çekinmeyen Hrisostomos birçok kez siyasetçilere ve bankacılara sert eleştiriler getirdi. Onları hırsızlıkla suçladı. Ayrıca, teknokratların ülkenin bankacılık sektörüne “hasar vermesini” önlemek için insanları ayağa kalkmaya, isyan etmeye çağırdı. 

Özellikle finans dünyası hakkındaki yorumları, bazı eleştirmenlerince "manevi bir liderden çok bir işadamı ve bankacı gibi davrandığı" şeklinde yorumlandı.

Rusya'ya yakın olmak istedi

Hrisostomos geçmişte açıkça Rus yatırımcılara ve Kremlin'in siyasi desteğine olumlu bakmış olsa da, 2020'de Ekümenik Patrikhane'nin yeni Ukrayna Ortodoks Kilisesi'nin bağımsızlığını tanıma kararı ile Rus Ortodoks Kilisesi ile ilişkiler yıprandı.

Türkiye karşıtlığı

Hrisostomos, siyasette sağcı kimliğini hiç gizlemedi. Türkiye'nin Kıbrıs'taki niyetlerine daima güvensizce yaklaştı. 2018'de verdiği bir röportajda, etnik olarak bölünmüş ada ulusunu yeniden birleştirmeye yönelik bir barış anlaşması konusunda Türkiye'ye asla güvenmediğini ve inanmadığını söyledi.

Hrisostomos ayrıca 2004 yılında da kilisenin, BM tarafından hazırlanmış barış planına karşı tavır alması için kampanya yürüttü.

 2010 yılında adaya yaptığı ziyaret sırasında da Papa 16. Benediktus'a hitap etti ve Türkiye'nin "askeri işgal altındaki toprakların ilhakını ve ardından tüm Kıbrıs'ın fethini içeren karanlık planlarını" uygulamaya çalıştığını ileri sürdü.

Türklerin Yunan ve Hıristiyan kültürünü kuzey Kıbrıs'tan yok etmeye çalıştıklarını iddia ederek Hıristiyan sanat eserlerini tahrip ettiklerini de söyledi.