EventsOlaylar
Loader

Find Us

InstagramFlipboardLinkedinTelegram
Apple storeGoogle Play store
REKLAM

Kudüs Hristiyanları, kendilerine yönelik artan saldırılardan şikayetçi

Kudüs Latin Patrikhanesi Başpiskoposu Pierbattista Pizzaballa
Kudüs Latin Patrikhanesi Başpiskoposu Pierbattista Pizzaballa © AP
© AP
By Mustafa Bag
Haberi paylaşınYorumlar
Haberi paylaşınClose Button

Kudüs'ün Eski Şehir bölgesindeki Hristiyan cemaatinin liderleri ve kiliseleri, fanatik Yahudi yerleşimcilerin, kutsal mekanlara, din adamlarına ve halka yönelik saldırılarına karşı İsrail hükümetini bu saldırılara kayıtsız kalmakla suçluyor

REKLAM

"Hayat, Hıristiyanlığın doğduğu bu topraklardaki Hıristiyanlar için çok kötüleşti. İsrail tarihinin en sağcı hükümetinin, din adamlarını taciz eden ve dini mülkleri hızla tahrip eden aşırılık yanlılarını cesaretlendirmesiyle, bölgenin iki bin yıllık Hıristiyan toplumu giderek artan bir saldırı altında."

Bu ifadeler Vatikan tarafından atanan Kudüs Latin Patrikhanesi Başpiskoposu Pierbattista Pizzaballa'ya ait. 

Kutsal topraklardaki Roma Katolik Kilisesi'nin en yetkili ismi, verdiği mülakatta İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun aşırı sağcı hükümetinin yükselişinin Hıristiyanlığın doğduğu topraklardaki Hıristiyanlar için hayatı daha da kötüleştirdiği uyarısında bulundu.

Hristiyanlık karşıtı olaylardaki artış, hükümetteki müttefikleri tarafından harekete geçirilen İsrail yerleşimci hareketinin tartışmalı başkentteki (Kudüs) girişimini genişletme anını yakalamasıyla ortaya çıkıyor.

Başpiskopos Pierbattista Pizzaballa, "Bu saldırıların sıklığı, saldırganlıklar yeni bir durum haline geldi. Bu insanlar (saldırganlar) korunduklarını hissediyorlar... Kültürel ve siyasi atmosfer artık Hıristiyanlara karşı yapılan eylemleri haklı gösterebiliyor ve hatta hoş görebiliyor." ifadelerini kullandı. 

Uzmanlara göre Pizzaballa'nın dile getirdiği endişe, İsrail'in, 75 yıl önceki kuruluş bildirgesinde yer alan ibadet özgürlüğüne bağlılığını zedeliyor.

İsrail Dışişleri Bakanlığı Dünya Dinleri Departmanı Direktörü Tania Berg-Rafaeli, "İsrail'in din özgürlüğüne bağlılığı bizim için her zaman önemli olmuştur. Bu, kutsal yerlere özgürce erişebilen tüm dinler ve tüm azınlıklar için geçerli." savunmasında bulundu. 

Ancak Hıristiyanlar yetkililerin kutsal mekanlarını hedefli saldırılara karşı korumadığı görüşünde.

İsrail polisinin Mescid-i Aksa'ya yaptığı baskın, Müslümanlar arasında tepkiye neden oldu ve bölgesel bir çatışmaya yol açmasının ardından gerilim iyice yükseldi.

Kudüs, Hıristiyanlar için Hz. İsa'nın çarmıha gerildiği ve yeniden dirildiği yer. Yahudiler açısından iki Yahudi tapınağına ev sahipliği yapan eski başkent. Müslümanlar içinse Hz. Muhammed'in göğe yükseldiği yer ve Müslümanların ilk kıblesine ev sahipliği yapan kutsal şehir.  

İsrail hükümetinin 1967'de ilhak ettiği Kudüs'te yer alan Eski Kent'te azınlıktaki Hıristiyanların sorun yaşaması (hor görülmesi) yeni bir şey değil. Birçok Hıristiyan kendisini sıkışmış hissediyor.

Ancak şimdilerde Netanyahu'nun aşırı sağcı hükümeti, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve 2007'de Arap karşıtı ırkçılığı kışkırtmak ve Yahudi bir militan gruba destek vermekten sabıkalı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir gibi yerleşimci liderleri kilit rollerde bulunduruyor.

Bu kişilerin etkisi, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Yahudi kontrolünü sağlamlaştırmaya çalışan İsrailli yerleşimcileri güçlendiriyor ve hükümetin Zeytin Dağı'nda bir ulusal park oluşturma planı da dahil olmak üzere bu tür çabaları kutsal şehirdeki Hıristiyan varlığına yönelik bir tehdit olarak gören kilise liderlerini endişelendiriyor.

Diğer yandan Filistinliler, Doğu Kudüs'ü kurmayı umdukları devletin başkenti olarak görüyor. 

Patrik Pierbattista Pizzaballa, işgal altındaki Doğu Kudüs'te, Palmiye Pazarı Bayramı (Hz. İsa'nın Kudüs'e girişi) nedeniyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada, "Kudüs'te kiliseler ve Hristiyan sembolleri son zamanlarda şiddet eylemlerine maruz kaldı." demişti. 

Kudüs'teki Aziz George Anglikan Katedrali'nden papaz Don Binder, "Sağcı unsurlar Eski Kent'i ve diğer toprakları Yahudileştirme peşinde ve artık onları hiçbir şeyin durduramayacağını düşünüyoruz." diyor ve ekliyor:

"Kiliseler (şu ana kadar) en büyük engel olmuştur."

Halihazırda çoğu Filistinli 15 bin civarında Hristiyan, Kudüs'te yaşıyor. Bu rakam, 1967'deki savaş öncesi 27 bindi ancak karşılaşılan zorluklar, Hristiyan nüfusun büyük bir kısmının ülkeden ayrılmasına neden oldu. 

REKLAM

Hristiyan mezhepler (gruplar) arası koordinasyonu sağlayan Kiliseler Arası Koordinasyon Merkez'inden  Yusef Daher'e göre 2023, Hıristiyanlar için son on yılın en kötü yılı olmaya aday.

Kiliseler Arası Koordinasyon Merkezi, din adamlarına yönelik fiziksel saldırı ve tacizlerin genellikle bildirilmediğini kaydetti. Ocak ayından mart ayı ortasına kadar kilise mülklerine yönelik en az yedi ciddi vandalizm vakası belgelendi. Hıristiyan karşıtı vaka sayısı 2022'de genel olarak altıydı. Bu, vakalarda keskin bir artış anlamına geliyor. 

Kilise yöneticileri olayların çoğundan İsrailli aşırıcıları sorumlu tutuyor ve daha büyük ve ciddi bir artıştan korktuklarını dile getiriyor.

"Bu tırmanış giderek daha fazla şiddet getirecek." diyen Pizzaballa, "Düzeltilmesi çok zor olacak bir durum yaratacak." yorumunda bulunuyor. 

AA
İsrail polisi, yaptığı açıklamada, Eski Şehir'de bir kilisedeki heykeli tahrip eden ABD'li turistin gözaltına alındığını belirtmiştiAA

Mart ayında İsrailli bir çift, Meryem ananın gömülü olduğuna inanılan Gethsemane Bahçesi'nin yanındaki bazilikaya daldı. Çift ellerindeki metal çubukla buradaki bir rahibe saldırdı ve ardından tutuklandılar. 

REKLAM

Şubat ayında, bir Amerikalı fanatik Yahudi, İsa'nın 3 metrelik bir tasvirini kaidesinden sökerek yere attı. 

AP
Fanatik bir Yahudi, çekiçle İsa heykeline defalarca kez saldırmıştıAP

İşgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde Hristiyanlık için kutsal Çile Yolu'nun (Via Dolorasa) ikinci durağı, Hazreti İsa'nın cezalandırıldığına inanılan Kırbaçlama Kilisesi, fanatik Yahudi'nin saldırısına uğradı.

Fanatik Yahudi daha sonra beraberinde getirdiği çekiçle heykele defalarca kez saldırmıştı. 

Kudüs'teki Ermeniler de manastırlarının duvarlarında nefret dolu grafitiler bulduklarını dile getiriyor. Tüm mezheplerden rahipler kiliseye giderken takip edildiklerini, üzerlerine tükürüldüğünü ve dövüldüklerini söylüyor.

Ocak ayında, fanatik Yahudiler şehirdeki tarihi bir Hıristiyan mezarlığında taş haçlarla işaretlenmiş 30 mezarı devirerek tahrip etmişti. İki genç tutuklanmış ve hasara neden olmak ve dine hakaret etmekle suçlanmışlardı. 

REKLAM
AP
Fanatik Yahudiler Kudüs'teki tarihi bir Hıristiyan mezarlığına saldırarak onlarca mezarı tahrip etmiştiAP

Kudüs Latin Katolik Kilisesinden Keşiş Papaz Nikodemus Schnabel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Hristiyanlık için kutsal kiliseye saldırıya işaret ederek şunları yazmıştı:

"Hristiyanlardan nefret eden, hükümetin desteklediği ve teşvik ettiği yeni İsrail'e hoş geldiniz."

Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesindeki Ermeni Patrikhanesi de 29 Ocak'ta fanatik Yahudi yerleşimci bir grubun saldırısına uğramış, saldırganlar çatıdaki hacı ve bayrağı indirmeye çalışmıştı.

Kırbaçlama Kilisesi güvenlik görevlisi Macid Rişık, Hristiyan cemaatin "sürekli" fanatik Yahudilerin saldırısına uğradığını anlatıyor:

"Fanatik Yahudi yerleşimciler geçmişte de kiliseye saldırdı, küfür etti, kavga çıkardı."

REKLAM

Rişık, polise defalarca şikayette bulunduğunu, gözaltına alınanların serbest kaldığını ve şikayet dosyalarının hep kapandığının kendisine bildirildiğini aktardı.

İsrail polisi, "geçmişi ya da dini ne olursa olsun (olayları) derinlemesine araştırdıkları ve hızlı tutuklamalar" yaptıkları savunmasında bulunuyor.

"Mahallemizdeki çoğu olayın cezasız kaldığını görüyoruz." sözleriyle bu duruma tepki gösteren Ermeni Patrikhanesi yöneticisi Peder Aghan Gogchian, İsrailli yetkililerin sık sık saygısızlık ve taciz vakalarının dini nefretten değil de akıl hastalığından kaynaklandığında ısrar ettiklerini anlattı.

Üst düzey İsrailli yetkililerin çoğu vandalizm konusunda sessiz kalırken, Hıristiyan dinini yaymayı suç sayan bir yasanın çıkarılması ve Zeytin Dağı'nı milli parka dönüştürme planlarının desteklenmesi de dahil olmak üzere hükümetin hamleleri kutsal topraklarda ve dünyanın geniş bir kısmında tepkileri beraberinde getirdi. 

Netanyahu, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki tepkili Evanjelik Hıristiyanların baskısı sonrası tasarının ilerlemesini engelleme sözü verdi.

REKLAM

İsrail'in en güçlü destekçileri arasında yer alan evanjelikler, bir Yahudi devletini İncil'deki bir kehanetin gerçekleşmesi olarak görüyor.

Bu arada Kudüslü yetkililer, ondan fazla tarihi kilisenin bulunduğu kutsal bir hac yeri olan Zeytin Dağı için tartışmalı imar planına devam ettiklerini belirtiyor. 

Hıristiyan liderlerse parkın gelişimlerini engelleyeceğinden ve topraklarına zarar verilmesinden korkuyor. 

Halihazırda 200 binden fazla İsrailliye ev sahipliği yapan Yahudi yerleşimleri zaten Eski Kenti çevreliyor.

İsrail Ulusal Parklar Kurumu, kiliselerden satın alma sözü verdi ve ulusal parkın "değerli alanları açık alanlar olarak koruyacağını" belirtti. 

REKLAM

Pizzaballa bu teklife karşı çıkarak, "Bu bir el koymadır." değerlendirmesinde bulundu. 

İsrail polisinin Kıyamet Kilisesi'ndeki "kutsal ateş" ayinine katılmak isteyen binlerce hacı adayı için katı kota uygulaması getirmesiyle Ortodoks Paskalya ayinleri konusunda cemaatte var olan gerilim doruğa çıktı.

Yanan meşalelerin kilisedeki büyük kalabalığa doğru itilmesiyle ilgili güvenlik endişelerini gerekçe gösteren yetkililer, cumartesi günkü töreni  bin 800 kişiyle sınırlandırdı. 

Polisin bu yıl Paskalya ile aynı güne denk gelen Hamursuz Bayramı'nı kutlayan Yahudiler için kapıları sonuna kadar açması ise Hristiyan din görevlileri tarafından "dini ayrımcılık" olarak değerlendirildi. 

AP
Kudüs'ün Eski Kent bölgesindeki Kırbaçlama Kilisesi'nde hasar görmüş bir İsa heykelinin yanında duran bir rahip.AP

Kudüs Evanjelik Lüteriyen Kilisesi'nden Piskopos Sani İbrahim Azar, cemaatinin kutsal topraklarda yaşamanın acı bedeline neden katlanmaları gerektiğini sorduklarında cevap vermekte zorlandığını söylüyor ve ilave ediyor:

REKLAM

"Bizi varlığımız konusunda endişelendiren şeyler var ama umut olmazsa, giderek daha fazla insanımız buradan ayrılacak."

Ek kaynaklar • AP

Haberi paylaşınYorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Mukteda el Sadr başında bulunduğu Sadr hareketinin tüm faaliyetlerini askıya aldı

BM: Akdeniz'de 2023'ün ilk çeyreğinde 441 düzensiz göçmen hayatını kaybetti

Macron'un Lahey'de yaptığı bir konuşmayı protestocular böldü: 'Şiddet ve ikiyüzlülüğün başkanı'