Kızıldeniz krizi Yemen barış sürecini sekteye uğrattı

Yemen'de İran destekli Husi gruba mensup bir savaşçı ve Husi destekçileri, ABD karşıtı bir gösteri düzenlerken
Yemen'de İran destekli Husi gruba mensup bir savaşçı ve Husi destekçileri, ABD karşıtı bir gösteri düzenlerken © AP
By euronews
Haberi paylaşınYorumlar
Haberi paylaşınClose Button

Yemen merkezli Husiler, sabah saatlerinde Kızıldeniz'de seyir halindeki bir kargo gemisini daha hedef aldıklarını bildirdi.

REKLAM

Söz konusu saldırı, İsrail'in Gazze'ye yönelik bombardımanlarının başlamasından bu yana Husilerce gerçekleştirilen saldırıların sonuncusu. 

İran destekli grubun askeri sözcüsü Yahya Seri, geminin adının "Star Iris" ve menşeinin de ABD olduğunu iddia etti. 

Ancak deniz taşımacılığı takip kuruluşları, geminin Marshall Adaları bandıralı ve sahibinin de Yunan olduğu bilgisini paylaştı. 

İngiltere Deniz Ticareti Operasyonları Kurumu (UKMTO) ile deniz güvenlik firması Ambrey, bu sabah (12 Şubat) erken saatlerde Marshall Adaları bandıralı, Yunanistan'a ait bir dökme yük gemisinin Babül Mendeb Boğazı'ndan geçerken füzelerin hedefi olduğunu aktardı. 

Ambrey, geminin hedef alındığını ve sancak tarafında hasar meydana geldiğini bildirdi. Ancak saldırıda can kaybı yaşanmadığı ifade edildi. 

Başkent Sana dahil Yemen'in büyük bir kısmını kontrol eden Şii Husi grup, kasım ayından bu yana uluslararası ticari gemilere karşı çok sayıda saldırı düzenledi. 

Husiler, bu saldırıların İsrail'in Gazze'deki askeri eylemlerine bir yanıt olduğunu ve Hamas'a destek amacıyla gerçekleştirildiğini kaydediyor. 

Kızıldeniz krizi, Yemen barış sürecini askıya aldı

Uzun yıllardır iç savaşın devam ettiği Yemen'de bir yanda Husi savaşçılarca Kızıldeniz'de düzenlenen saldırılar diğer yanda bu saldırılara karşı ABD öncülüğündeki Batı'nın hava saldırıları ile verdiği karşılık, ülkedeki barışı tesis etme adımlarını durma noktasına getirdi.

Birleşmiş Milletler, yakın geçmişte savaşan tarafların "kapsayıcı bir siyasi sürecin yeniden başlatılması" için birlikte çalışmayı kabul ettiklerini açıklamıştı. 

İran destekli Husiler, uluslararası tanınırlığa sahip hükümeti Aden'e sürdükten kısa süre sonra, (Mart 2015'ten bu yana) Suudi liderliğindeki Arap Koalisyonu ile savaş halinde. 

Çatışmaların yanı sıra hastalık ve yetersiz beslenme gibi nedenlerden ötürü yüz binlerce insan hayatını kaybetti. 

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'ne (OCHA) göre, 18 milyondan fazla Yemenlinin "acil desteğe" ihtiyacı bulunuyor. 

Savaş, BM arabuluculuğunda altı aylık bir ateşkesin yürürlüğe girdiği Nisan 2022'de önemli ölçüde yavaşladı ve o tarihten bu yana düşük bir seviyede kaldı.

Chatham House düşünce kuruluşunun Orta Doğu ve Kuzey Afrika Programı araştırmacısı Faria el Muslimi, Husilerin Kızıldeniz'deki gemilere yönelik saldırıları ile Amerikan ve İngiliz ordularının misillemelerinin barış sürecini "havada bıraktığını" görüşünde.

"Yemen'de barış, şu anda mevcut olanlardan farklı uluslararası ve bölgesel taahhütler gerektiriyor." diyen Muslimi, "Savaşa giden yol kapanmıştı ama şimdi cehenneme giden kapı yeniden açıldı." değerlendirmesinde bulundu. 

Barış planı 'artık masada değil'

Üst düzey Husi yetkilisi olan Hüseyin el İzzi, barışa giden yolda ABD, İngiltere ve Yemen hükümetini suçladığı "engeller" olduğunu söyledi. 

Bununla birlikte düzenlediği bir basın toplantısında "Riyad ve Sana bu zorlukların üstesinden gelecek cesarete sahip." ifadesini kullandı. 

Ancak Sana Stratejik Araştırmalar Merkezi adlı düşünce kuruluşundan Mecid el Madhaci, Kızıldeniz'deki alevlenmeyle birlikte "Barış planının artık tartışma masasında yeri olmadığı" yorumunda bulundu.

REKLAM

BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, aralık ayında yaptığı bir açıklamada, Husilere bağlı çalışan memurlara ödeme yapmak ve petrol ihracını yeniden başlatmak gibi kilit meseleleri çözecek bir yol haritasına doğru ilerleme kaydedildiğini dile getirdi. 

Madhaci, Riyad destekli Yemen hükümetinin şimdilerde "güç dengesini kendi lehine çevirmek için bir fırsat" aradığına işaret etti. 

Hatta geçen ay, hükümetin başkanlık konseyi başkan yardımcısı, Husilere karşı ABD-İngiliz hava saldırılarını destekleyecek bir kara harekâtı için dış destek çağrısında bile bulundu.

Washington, geçen ay insani çabaları desteklemek ve diplomatik girişimleri teşvik etmek amacıyla 2021'de terör örgütü olarak tanımladığı Husileri yeniden terör örgütü olarak tanımladı.

Ancak ABD'nin eski Yemen büyükelçilerinden Gerald Feierstein, "Bence bizim (ABD'nin) şimdi Husi karşıtı güçleri, çatışmaları yeniden başlatabilecekleri noktaya kadar yeniden  güçlendireceğimiz fikri kesinlikle ihtimal dahilinde değil. Bu yola girmeyeceğiz" ifadesini kullandı. 

REKLAM

Feierstein, Afp'ye verdiği demeçte, ABD'nin "(barış) müzakerelerini baltalayacak herhangi bir şey yapmaması için büyük bir baskı altında olduğunu da" belirtti.

Riyad'ın denge politikası

Eski ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Joseph Votel de "büyük bir savaş" olasılığını pek ciddiye almazken Washington'ın, İsrail-Hamas savaşı başta olmak üzere daha acil sorunları olduğunu söyledi.

Emekli general, "Gazze'deki durumu çözmek ve İran'a karşı caydırıcılığı yeniden tesis etmek benim için çok daha önemli öncelikler arasında olurdu." dedi. 

ABD'nin müttefiki Suudi Arabistan, kendi sınırındaki savaştan kendini kurtarmaya çalışırken hassas bir denge politikası gütmeye çalışıyor. 

Riyad, Washington öncülüğündeki koalisyona katılmadı. ABD ve İngiltere'nin Kızıldeniz'den Husilere karşı düzenlediği saldırıların ardından "büyük endişe" duyduğu açıklamasını yaptı ve "itidal" çağrısında bulundu.

REKLAM

Muslimi, Riyad'ın "Washington'ın ne kadar ileri gideceğini uzaktan izleyeceği, ancak topraklarını hedef almadığı sürece Husilerle herhangi bir savaşa girmeyeceğini" dile getirdi.

ABD merkezli Navanti araştırma grubundan Yemen uzmanı Muhammed el Paşa'ya göre ise Suudi Arabistan alevlenmenin dışında kalsa bile, Yemen'de barışa giden yol hayli zor görünüyor.

Zira el Paşa, "Uluslararası toplumun, Kızıldeniz saldırıları nedeniyle Husileri ödüllendirme ve dolayısıyla BM öncülüğündeki ve ABD destekli barış sürecini dondurması konusundaki endişeler nedeniyle, bir Yemen barış planını destekleme olasılığı daha düşük" diyor.

Haberi paylaşınYorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Pakistan seçiminden 'iki zafer' ilanı: Dört senaryoda bundan sonra ne olur?

ABD, İngiltere ve müttefikleri Yemen'de Husileri bir kez daha hedef aldı

ABD’nin Yemen’deki yeni hava saldırısında 17 Husi militanı öldürüldü