İsveç'in katılımı Baltık Denizi'ni 'NATO gölü' haline getirir mi?

İsveç Silahlı Kuvvetleri Baltık Denizi bölgesinde hem havadan hem de denizden devriye geziyor.
İsveç Silahlı Kuvvetleri Baltık Denizi bölgesinde hem havadan hem de denizden devriye geziyor. © Antonia Sehlstedt/Swedish Armed Forces/TT via AP, File
© Antonia Sehlstedt/Swedish Armed Forces/TT via AP, File
By euronews
Haberi paylaşınYorumlar
Haberi paylaşınClose Button

Macaristan parlamentosunun İsveç'in NATO üyeliğine onay vermesi sonrası Baltık Denizi'nin 'NATO gölü'ne dönüşeceği belirtiliyor

REKLAM

Finlandiya'nın geçen yıl NATO'ya katılması ve İsveç'in de üyelik için Macaristan engelini aşması sonrası Baltık Denizi'nin 'NATO gölü'ne dönüşeceği yorumları yorumları yapılıyor. 

Uzmanlar, müttefiklerin, Moskova ile bir savaş çıkması halinde Rusya'nın bu önemli nakliye rotasındaki manevra alanını daraltmak için iyi bir konuma sahip olduğunu söylüyor. 

Ancak AFP'ye konuşan analistler, Rusya'nın hala ağır silahlarla donatılmış Kaliningrad'dan bölgeyi ve deniz altı altyapısını tehdit edebileceği konusunda uyarıyor. 

Finlandiya Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nde araştırma görevlisi olan Minna Alander, "Haritaya bakarsanız, coğrafi olarak Baltık Denizi bir NATO gölü haline geliyor, evet" dedi.

Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden bu yana Baltık Denizi'nin altından geçen boru hatları ve kablolar gibi konular NATO'nun güvenlik açıkları konusunda uyanmasına neden oldu.

Eylül 2022'de Rusya ile Avrupa arasındaki Kuzey Akım doğal gaz boru hatlarına bir sabotaj saldırısı düzenlendi. Geçtiğimiz ekim ayında Finlandiya ve İsveç'ten Estonya'ya giden bir doğalgaz boru hattı ve kablosu hasar gördü. 

NATO buna karşılık olarak donanma konuşlanmalarını güçlendirdi ve izleme kapasitesini artırdı. 

Hamburg'daki Alman Bundeswehr Üniversitesi'nde araştırmacı olan Julian Pawlak, "Denizleri, karadaki bölgeleri kontrol ettiğiniz gibi kontrol etmek çok zor. Kuzey Akım sabotajlarının da gösterdiği gibi, yüzeyin altında ve deniz tabanında tam olarak ne olup bittiğinin farkında olmak zor," ifadelerini kullandı.

Kaliningrad tehdidi

İsveç'in uzun zamandır NATO ile yakın bir ortaklığı var ancak resmi üyeliği ittifakın savunma planlarına tam olarak entegre olmasını sağlayacak. 

İsveç, uzun Baltık kıyı şeridinin ötesinde, NATO için önemli bir rol oynayacak Gotland adasını da beraberinde getiriyor.

Ancak denizin diğer tarafında Rusya'nın kendi hayati ileri karakolu olarak bilinen Kaliningrad var. 

Moskova, Polonya ve Litvanya arasındaki bölgeyi son yıllarda Avrupa'nın en askerileştirilmiş bölgelerinden biri haline getirdi ve nükleer kapasiteli füzelerini buraya yerleştirdi.

Rusya, Kaliningrad'da konuşlu Baltık filosunun bir kısmını Ukrayna'nın işgali sırasında kullandı. 

'NATO gölü olarak adlandırmak rehavete yol açıyor'

ABD Kara Harp Akademisi'nde araştırma profesörü John Deni, Kremlin'in denizaltı yeteneklerine yatırım yapmaya devam ettiğini ve hala küçük çaplı çıkarmalar düzenleyecek ya da NATO ikmal yollarını tehdit edecek ateş gücüne sahip olduğunu söyledi. 

İsveç'in NATO'ya katılmasından duyulan sevince rağmen, ABD'li akademisyen Deni, ittifakın Baltık'ı kendi mülkü olarak görmekten vazgeçmesi gerektiği konusunda ısrar etti.

Deni, "Burayı bir 'NATO gölü' olarak adlandırmak rehavete yol açıyor," dedi.

Uzun zamandır ittifakın yumuşak karnı olarak görülen NATO'nun Baltık ülkeleri Estonya, Letonya ve Litvanya'nın, İsveç ve Finlandiya'nın katılımından memnun olduğu belirtiliyor. 

İsveç'in hem Kuzey hem de Baltık Denizi'ni birleştiren konumu, Rusya'nın olası saldırısı durumunda korunmak üzere daha fazla NATO kuvvetinin geçişi için kilit bir rota açıyor.

REKLAM

Estonya'nın savunma politikasından sorumlu müsteşarı Tuuli Duneton, "ABD kuvvetlerinin Baltık Denizi ülkelerini, özellikle de cephe ülkelerini zamanında takviye etmesine olanak tanıyor" dedi.

Haberi paylaşınYorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Macaristan Parlamentosu, İsveç'in NATO'ya katılımını onayladı

İsveç muharip birliklerini NATO sınırına gönderiyor

Macaristan: Orban'ın partisi, İsveç'in NATO'ya katılma teklifinin görüşüleceği oturumu boykot etti