Samet Özgül'ün ailesi 'Bu dava burada bitmeyecek. Samet'in adına, onun anısına, adaletin gerçek anlamda sağlanması için mücadelemiz devam edecek. Onu asla unutmayacağız ve unutturmayacağız!' diyor.
Bugün (yani 3 Mart) Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde 2022 yılında vahşice katledilen Samet Özgül'ün doğum günü. Ancak ailesi Samet'le beraber onun doğum gününü kutlamak yerine, adalet arayışlarını sürdürüyor. Samet'in kardeşi Berna Özgül, kardeşinin davasında yaşanan adaletsizlikleri ve hukuki mücadelelerini Euronews Türkçe'ye anlattı.
5 Kasım 2022'de motokurye olarak çalışan Samet Özgül, trafikte kendisini sıkıştıran Halil İbrahim Demirci, Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz tarafından takip edilerek durduruldu. Samet, aracından iner inmez saldırıya uğradı ve Halil İbrahim Demirci tarafından boğazından bıçaklandı. Saldırganlar olay yerinden kaçarken, Samet ağır yaralı halde yerde kaldı.
Aileye haber verilmemiş
"En büyük ihmallerden biri, polisin aileye haber vermemesi oldu," diyen Berna Özgül, "6 Kasım sabahı polisler bizi arayarak hastaneye gelmemizi istedi. Gittiğimizde neden vaktinde haber vermediklerini sorduk. Polis yetkilileri, 'Bizim yetkimiz değil, haber vermek bize düşmez' diyerek sorumluluktan kaçındı. Bu ihmal, aile olarak yaşadığımız acıyı daha da derinleştirdi. Samet’i 7 Kasım 2022 sabahı kaybettik," şeklinde konuştu.
Olayın ardından şüpheliler gözaltına alındı ve yerel mahkeme, Halil İbrahim Demirci'ye müebbet hapis, diğer iki sanığa ise 12 yıl hapis cezası verdi. Ancak İstinaf Mahkemesi, Halil İbrahim Demirci'nin cezasını 25 yıla indirirken, Mustafa Demirci ve Bülent Açıkgöz'ü beraat ettirdi.
Berna Özgül, bu karara tepki göstererek, "Bizi en çok yaralayan noktalardan biri de buydu: 20'den fazla suç kaydı olan bu kişiler serbest bırakıldı, Samet’i katledenler ceza bile almadı. Üstelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bu adaletsiz karar onandı. Şimdi Yargıtay 1'inci Ceza Dairesi'nin kararını bekliyoruz. Ancak adalet kazanana dek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gideceğiz, sesimizi bütün dünyaya duyuracağız." dedi.
Adaletsizlik ve ihmaller
Berna Özgül, hukuki süreçte yaşanan adaletsizliklere ve ihmallere dikkat çekti.
"Bu süreçte en büyük zorluk, hukuki mücadelede delillerin görmezden gelinmesi, sanıkların korunması ve adalet sistemindeki eksiklikler oldu. Bazı resmi makamların ihmali de bizi derinden etkiledi. Adaletin sağlandığını kesinlikle düşünmüyorum. Ayrıca, karşı tarafın avukatının iktidara yakın ilişkileri ve davayı manipüle etme girişimleri, hukukun işleyişindeki eksiklikleri daha da gün yüzüne çıkardı. Bunu davanın her aşamasında hissettik," dedi.
Ayrıca karşı tarafın ailesinin sosyal medyada yaptığı tehdit içerikli paylaşımlar ve Samet'in numarasını kullanarak aileye gönderdikleri rahatsız edici mesajlar da yargılama sürecinde hep devam etti.
Toplumsal adalet çağrısı
Berna Özgül, bu davayı sadece bireysel değil, toplumsal bir adalet arayışı olarak gördüklerini vurguladı. "Samet'in başına gelenler, sistemdeki büyük eksiklikleri gözler önüne serdi. Adaletin herkes için eşit ve gerçek anlamda uygulanması, caydırıcı cezalar verilmesi ve hukuk sisteminde reformlar yapılması gerekiyor," dedi.
Ayrıca, toplum olarak şiddetin normalleştirildiği bir düzene karşı, empati, vicdan ve saygıyı temel alan bir toplum inşa edilmesi gerektiğini belirtti: "Samet'i kaybettik ama onun adına daha güvenli bir toplum yaratma sözü verebiliriz."
Samet'in Hatırası
Berna Özgül, Samet'in hayat dolu, çalışkan ve hayalleri olan bir insan olduğunu anlattı. "Merhamet duygusu inanılmazdı; hayvanlara, insanlara, herkese yardım etmeye çalışırdı. Motosiklet sevgisi hayatının büyük bir parçasıydı. Aynı zamanda spor yapmayı çok seviyordu; Capoeira ve Muay Thai sporlarıyla ilgileniyordu. Ve en büyük tutkusu saz çalmak oldu. Saz çalmak ona büyük keyif verirdi," dedi.
Samet'in üniversiteyi bitirip kendi işini kurmak istediğini, ailesine ve kendisine daha iyi bir hayat sunma hayali olduğunu söyledi.
Özgül, "Bugün yaşasaydı ve doğum gününü kutlasaydık, eminim motosikletine binip bir yolculuğa çıkmak isterdi. Belki birlikte sevdiği bir yerde yemek yer, hayatın tadını çıkarırdık. Ama en önemlisi, birlikte olabilmekti. Onun eksikliği hayatımızın her anında hissediliyor," şeklinde konuştu.
Berna Özgül, "Bu dava burada bitmeyecek. Samet'in adına, onun anısına, adaletin gerçek anlamda sağlanması için mücadelemiz devam edecek. Onu asla unutmayacağız ve unutturmayacağız!" diyerek sözlerini tamamladı.