Başsavcılık kaynakları, soruşturmanın daha önce İstanbul Altın Rafinerisi’ne yönelik gerçekleştirilen operasyonların devamı niteliğinde olduğunu belirtiyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü altın kaçakçılığı soruşturması derinleşiyor. Soruşturma kapsamında cuma günü sabah saatlerinde harekete geçen jandarma ekipleri, aralarında ALEKS Metal / Aleks Kıymetli Madenler, AgaHolding ve AgaBullion Kıymetli Madenler A.Ş.’nin de bulunduğu toplam yedi şirkete eş zamanlı operasyon düzenledi.
DHA’nın haberine göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, liderliğini Erol Kurtulmuş’un yaptığı öne sürülen bir suç örgütünün faaliyetleri mercek altına alındı.
Operasyon çerçevesinde şirket merkezleri ile şüphelilere ait adreslerde arama çalışmaları sürerken, şirket sahiplerinin de aralarında bulunduğu 7 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.
Soruşturmada, altın ve kıymetli maden ticaretinde kota uygulamalarının ve mevzuatın dışına çıkıldığı tespit edildi.
Başsavcılık kaynakları, soruşturmanın daha önce İstanbul Altın Rafinerisi’ne yönelik gerçekleştirilen operasyonların devamı niteliğinde olduğunu belirtiyor.
Şüpheliler hakkında; “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık” ile “1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu ve ilgili tebliğlere aykırılık” suçlamalarının yöneltildiği bildirildi.
İstanbul Altın Rafinerisi soruşturması
İlk olarak Ekim 2025'te İstanbul Altın Rafinerisi ve ilişkili şirketlere yönelik başlayan soruşturma, döviz kazandırıcı ihracat kapsamında sağlanan yüzde 3’lük devlet desteğinin hileli yollarla alındığı iddiasına dayanıyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şüphelilerin örgütlü biçimde hareket ederek kamuyu zarara uğrattığını ve bu yolla 12 milyon 537 bin dolar haksız kazanç elde edildiğini öne sürüyor.
Soruşturma kapsamında ilk olarak 6 Ekim 2025 Pazartesi günü gözaltına alınan 24 şüpheliden 20’si tutuklama talebiyle, ikisi ise adli kontrol istemiyle mahkemeye sevk edildi.
Bir kişi serbest bırakılırken, firari üç şüphelinin de sonradan yakalandığı bildirildi.
Savcılığa göre şüpheliler, devlet desteğinden yararlanmak amacıyla 24 ayrı şirket kurdu ve bu şirketler üzerinden toplam 543 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.
Başsavcılığın açıklamasında, ithal edilen altının yurt içindeki altın ocaklarında eritildiği, ardından asit solüsyonlarla karıştırılarak "işlenmiş ürün" gibi gösterildiği ve bu şekilde kıymetli maden bileşenlerinin yurt dışına çıkarıldığı ifade edildi.
Tüm sürecin sistemli ve örgütlü biçimde yürütüldüğü, devletin bilinçli olarak zarara uğratıldığı iddia ediliyor.
Şüpheliler hakkında Merkez Bankası Kanunu, Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu ve kamu finansmanına ilişkin mevzuata aykırılık suçlamaları bulunuyor.