Güney Kore'de Aralık 2024’teki başarısız sıkıyönetim teşebbüsü nedeniyle eski Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol için idam, eski Savunma Bakanı Kim Yong-hyun için ise müebbet hapis cezası talep etti.
Güney Koreli savcılar, Aralık 2024’teki başarısız sıkıyönetim girişimi nedeniyle eski Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol için idam cezası talep etti. Bu dava, son 30 yılda bir Güney Kore devlet başkanının isyan suçlamasıyla yargılandığı ilk dava olma özelliğini taşıyor.
Savcılar, davayı “devlet karşıtı güçler tarafından anayasal düzenin ağır biçimde tahrip edilmesi” olarak nitelendirerek, Seul Merkez Bölge Mahkemesi’ne Yoon’un “devletin güvenliğini, halkın varlığını ve özgürlüğünü doğrudan ve temelden ihlal ettiğini” savundu.
Savcılar, eski Savunma Bakanı Kim Yong-hyun için de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ederek, Kim’in komplo boyunca Yoon’la “tek vücut halinde hareket ettiğini” belirtti.
Yoon’un tam bir pişmanlık göstermediği ve suçlamaları reddettiği ifade edilirken, destekçileri de protestolar düzenlemeye devam ediyor.
Güney Kore'de son kez 1997’de idam uygulanmış, o tarihten bu yana infaz olmadığı için insan hakları örgütleri tarafından “fiili olarak idamı kaldırmış ülke” olarak sınıflandırılıyor.
Güney Kore Ceza Kanunu’na göre, isyanın elebaşılığı suçlaması yalnızca üç cezayı öngörüyor: idam, ağırlaştırılmış müebbet hapis (zorla çalıştırma ile) ya da müebbet hapis (zorla çalıştırma olmaksızın). Kararın şubat ortasında açıklanması bekleniyor.
Amnesty International: İdam cezası insan hakları açısından geriye gidiş
Uluslararası insan hakları örgütü Amnesty International, savcıların idam talebine sert tepki gösterdi.
Amnesty’nin temsilcisi Chiara Sangiorgio yaptığı açıklamada, hiçbir kişinin kanun üstünde olmadığını vurgulayarak, “İdam cezası insan haklarına saygı iddia eden bir adalet sisteminde yeri olmayan, doğası gereği zalim, insanlık dışı ve geri dönüşü olmayan bir cezadır,” dedi.
Ayrıca, Yoon’un sıkıyönetim ilanının insan haklarını riske attığını kabul etmekle birlikte, idam cezası talebinin hukukun üstünlüğü ve insan onuru ilkelerine zarar verdiğini belirtti. Amnesty, Güney Kore’nin Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi tarafı olarak idam cezasını kaldırmaya doğru ilerlemesi gerektiğini vurguladı.
Amnesty International, tüm koşullar altında idam cezasına koşulsuz karşı çıktığını de yineliyor.
Yoon, 3 Aralık 2024 gecesi Ulusal Meclis’e asker sevk ederek, milletvekillerinin sıkıyönetimi kaldırmaya yönelik oylama yapmasını engellemelerini emretmekle suçlanıyor.
Altı saat süren kriz, 190 milletvekilinin askerî kordonları aşarak acil bir karar alması ve Yoon’u geri adım atmaya zorlamasıyla sona erdi. Parlamento 14 Aralık’ta Yoon’u görevden almak üzere azletti, Anayasa Mahkemesi ise Nisan 2025’te görevden düşürdü.
Erken seçimlerin ardından Yoon’un rakibi Lee Jae Myung iktidara geldi.
Savcılar, Yoon’un Ekim 2023’ten önce operasyonu planlamaya başladığını, “uzun vadeli bir iktidar yoluyla gücü tek elde toplamak” amacıyla sıkıyönetim ilanından önce kilit görevlere askerî personel yerleştirdiğini ileri sürdü.
Savcılar, “Kabine üyelerinden yalnızca biri bile dış dünyayı bilgilendirseydi… sıkıyönetimin uygulanması fiilen imkânsız olurdu” diyerek, “Yoon’a sadakati ve iktidar paylaşımı hırsını” seçen üst düzey yetkilileri, insanların yaşamlarını ve özgürlüklerini tehlikeye atmakla suçladı.
Yoon’un pişmanlık göstermemesi de ağırlaştırıcı unsur olarak gösterildi. Savcılar, Yoon’un hiç düzgün bir özür dilemediğini, aksine dönemin muhalefetini suçlayarak destekçilerini kışkırttığını belirtti. Bu destekçilerin bir kısmı, Yoon’un tutuklanmasının ardından şiddet içeren protestolar sırasında bir adliye binasını basmıştı.
Eskiden Başsavcı olan Yoon’un, sıkıyönetim ilanının anayasaya aykırı olduğunun tamamen farkında olduğu da vurgulandı.
Başkanlık ofisi yaptığı açıklamada, yargının yasalar ve ilkeler doğrultusunda, kamuoyunun beklentilerine uygun bir karar vereceğini belirtti.
Bu dava, 1979'daki darbe ve ardından Gwangju katliamındaki rolleri nedeniyle 1996’da yargılanan askerî diktatörler Chun Doo-hwan ve Roh Tae-woo’dan bu yana, eski bir devlet başkanına yönelik ilk isyan suçlaması olma niteliğini taşıyor. O davada savcılar, Chun için idam, Roh için müebbet hapis istemiş; her ikisi de mahkûm edilmiş ancak cezaları daha sonra düşürülmüş ve sonunda affedilmişti.
Yoon, Ocak 2025’te ilk kez tutuklanarak görevdeyken gözaltına alınan ilk Güney Kore devlet başkanı oldu. Mart ayında bir mahkeme kararıyla kısa süreliğine serbest bırakılsa da temmuzda yeniden tutuklandı ve o tarihten bu yana cezaevinde bulunuyor.
Yoon, yetkiyi kötüye kullanmadan seçim yasalarını ihlale kadar uzanan suçlamalarla sekiz ayrı ceza davasıyla karşı karşıya. İsyan suçlamasının yanı sıra, 2024’ün sonlarında Kuzey Kore’yi provoke etmek ve sıkıyönetime gerekçe yaratmak amacıyla Pyongyang hava sahasına insansız hava aracı gönderilmesini emrettiği de iddia ediliyor.
Eşi Kim Keon Hee ise 28 Ocak’ta, savcıların 15 yıl hapis talep ettiği hisse senedi manipülasyonu ve rüşvet suçlamalarına ilişkin ayrı bir davada hakim karşısına çıkacak.
Yoon hakkında ilk karar, tutuklamayı engelleme davasında 16 Ocak’ta açıklanacak, savcılar bu dosyada 10 yıl hapis talep etti.