Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

MSB: 'Suriye’nin güvenliği bizim güvenliğimizdir'

Suriye'de yerinden edilmiş kişiler, Halep kırsalının doğusunda Cerirat el İmam köyü yakınlarındaki bir nehir geçidinden karşıya geçmek için yürüyor, 15 Ocak 2026.
Suriye'de yerinden edilmiş kişiler, Halep kırsalının doğusunda Cerirat el İmam köyü yakınlarındaki bir nehir geçidinden karşıya geçmek için yürüyor, 15 Ocak 2026. ©  Copyright 2026 The Associated Press. All rights reserved.
© Copyright 2026 The Associated Press. All rights reserved.
By Euronews
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Suriye ordusu ile SDG arasındaki çatışmalara değinen MSB Sözcüsü Aktürk, Suriye hükümetinin Halep’te kamu düzenini ve sivillerin can güvenliğini sağlamak amacıyla yürüttüğü terörle mücadele operasyonunu 'başarıyla' icra ettiğini söyledi.

Suriye’nin kuzeyindeki Halep’te, Suriye ordusu ile Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında çatışmalar sürerken, Milli Savunma Bakanlığı’ndan (MSB) konuya ilişkin açıklama geldi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, perşembe günü düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Şam yönetiminin talep etmesi halinde Türkiye’nin Suriye’ye destek vermeye hazır olduğunu söyledi.

Aktürk, İran sınırında ilave tedbirler alındığını belirterek, Şam talep ederse Türkiye'nin terörle mücadele kapsamında Suriye'ye destek verileceğini belirtti.

“Suriye’nin güvenliğini kendi güvenliğimizden ayrı görmüyoruz,” diyen Aktürk, Türkiye’nin Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde terör örgütleriyle mücadelesine, talep edilmesi hâlinde destek vermeye hazır olduğunu bir kez daha vurguladı.

MSB, geçtiğimiz günlerde de Halep kırsalında yaşanan çatışmalar sırasında, Şam yönetiminin talep etmesi durumunda Türkiye’nin destek sağlayacağını açıklamıştı.

MSB’nin önceki açıklamasında, “Halep’te SDG’ye yönelik operasyon tamamen Suriye ordusu tarafından yürütülmektedir. Suriye’nin güvenliği bizim güvenliğimizdir ve gelişmeler yakından takip edilmektedir,” ifadeleri yer almıştı.

Suriye ordusu ile SDG arasında devam eden çatışmalara da değinen Aktürk, Suriye hükümetinin Halep’te kamu düzenini ve sivillerin can güvenliğini sağlamak amacıyla yürüttüğü terörle mücadele operasyonunu “başarıyla” icra ettiğini söyledi.

Aktürk, “Yalnızca terör unsurlarını hedef alan bu operasyon sonucunda Halep’in kontrolü Suriye hükümeti tarafından sağlanmıştır,” ifadelerini kullandı.

Fırat’ın batısındaki gerilime ilişkin ABD’den de dikkat çeken bir açıklama geldi. ABD Başkanı Donald Trump’a yakınlığıyla bilinen Senatör Lindsey Graham, X platformunda yaptığı paylaşımda, SDG’yi “Kürt müttefikler” olarak nitelendirdi.

Graham, SDG’nin kontrolündeki bölgelere yönelik olası bir ilerlemenin “Amerika Birleşik Devletleri’nden güçlü bir tepkiye yol açacağına inandığını” belirterek, Türkiye ve Şam yönetimine uyarıda bulundu.

Fidan: 'Suriye’de artık diplomasiye dayalı çözüme geçilmeli'

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da perşembe günü Suriye'deki çatışmalarla ilgili açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin bölgesel ve küresel stratejilerini değerlendirdiği basın toplantısında Bakan Fidan, "SDG meselesi ise yine Suriye, Türkiye ve bölgemizin geri kalanı için bir sorun olmaya devam ediyor," dedi.

SDG ile PKK/Kandil arasındaki ilişkiye yönelik, "SDG’nin Kandil ile olan bağı 2+2=4 kadar nettir. Suriye’de güç kullanımı yerine artık diplomasiye dayalı bir çözüm yöntemine geçilmelidir. Bizim bu konudaki kararlı ve net politikamız 2026 yılında da sürecektir," ifadelerini kullandı.

Bu yıl "bu sorunu" çözme temennisini dile getiren Fidan, "Türkiye olarak bu husustaki kararlı ve net politikamızı 2026 yılında da sürdüreceğiz" ifadesini kullandı.

Siyasi çıkmaz

Çatışmalar, merkezi yönetim ile SDG arasındaki siyasi müzakerelerin tıkandığı bir dönemde başladı.

Geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara yönetimindeki Şam liderliği, mart ayında SDG ile 2025 yılının sonuna kadar Suriye ordusuna entegre olmaları konusunda bir anlaşma imzalamıştı.

Ancak bu birleşmenin yöntemi konusunda anlaşmazlıklar sürüyor.

Ankara Suriye'de son haftalarda yükselen gerilimden SDG'yi sorumlu tutarken, Şam yönetimi ise yaşananların Mart 2025’te imzalanan ve SDG’nin devlet kurumlarına entegre edilmesini, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasını öngören anlaşmayla açıkça çeliştiğini savunuyor. Yönetim, SDG’yi anlaşma hükümlerini uygulamamakla suçluyor. Kürt yönetimi ise hükümetin taahhütlerini yerine getirmediğini öne sürüyor.

ABD’nin, taraflar arasında tansiyonu düşürmek için arabuluculuk yaptığı ancak son görüşmelerden somut bir sonuç çıkmadığı belirtiliyor.

Uzmanlar, SDG’nin orduya entegrasyonunun başarısız olmasının yeni çatışmalara yol açabileceği ve Türkiye’nin de sürece dahil olma riskini artırabileceği uyarısında bulunuyor.

Aralık 2024’te eski Devlet Başkanı Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından kurulan yeni Suriye ordusunu oluşturan bazı gruplar, geçmişte Türkiye destekli silahlı gruplardı ve Kürt güçlerle uzun bir çatışma geçmişine sahipler.

Türkiye, güney komşusu Suriye’nin kuzeyinde bulunan SDG çatısı altındaki en faal ve hakim konumdaki silahlı örgüt Halk Savunma Birlikleri’ni (YPG), Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK) Suriye kolu olarak tanıyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri, YPG/SDG unsurlarına karşı Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı operasyonlarını düzenlemişti.

28 Kasım 1978’de Diyarbakır’ın Lice ilçesinde kurulan PKK, Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere, Fransa, Türkiye ve pek çok başka devlet tarafından terör örgütü kabul ediliyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Lübnan Esad yanlılarını finanse eden Suriyeli şüpheliyi gözaltına aldı

Halep’te siviller temkinli bir şekilde evlerine dönüyor

ABD Suriye'de IŞİD'e karşı yeni misilleme saldırıları düzenledi