Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Araştırma: Tarım ilaçları balıkların yaşam süresini kısaltıyor

Balıklar
Balıklar ©  Francesco Spotorno/Copyright 2025 The AP. All rights reserved
© Francesco Spotorno/Copyright 2025 The AP. All rights reserved
By Anil Can Tuncer
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Araştırmacılar, ''Bu kimyasallara uzun süreli ve düşük dozlu maruziyetin insanlarda da benzer yaşlanma riskleri yaratması ve yaşa bağlı hastalıklara katkıda bulunması mümkündür,' değerlendirmesinde bulundu.

Bir araştırmaya göre, balıkların yaşam süresi tarım ilacı olan pestisitler nedeniyle ciddi ölçüde düşüyor.

ABD'nin Indiana eyaletindeki Notre Dame Üniversitesi’nden biyolog Jason Rohr liderliğinde yürütülen araştırma, yaygın olarak kullanılan tarım ilaçlarının düşük seviyelerde bile balıkların uzun vadeli yaşam süresini kısalttığını ortaya koydu.

Tarım arazilerinde kullanılan pestisitler, yağmur veya sulama sonrası toprak yüzeyinden çözünerek dere, kanal, göl, barajlara ve denizlere taşınıyor.

Science dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, balıklar bu kimyasallara maruz kaldığında yaşlanma belirtileri hızlanıyor. Bu durumun diğer canlılar için de sonuçları olabileceği belirtiliyor.

Mevcut kimyasal güvenlik düzenlemeleri genellikle pestisitler ve diğer kimyasallara kısa süreli ve yüksek dozlu maruziyetlere odaklanıyor. Ancak bu çalışma, çevrede yaygın olarak bulunan düşük dozlu ve uzun süreli maruziyetlerin etkilerini inceledi. Araştırmacılara göre bu etkilerin daha iyi anlaşılması gerekiyor.

Çalışmada yer alan araştırmacılardan Kai Huang, Çin’deki göllerde yaşayan 20 binden fazla 'lake skygazer' balığına ilişkin saha gözlemlerini, yaygın bir pestisit olan klorpirifosun düşük ama kalıcı seviyeleriyle birleştirdi.

Araştırma, pestisitlerden etkilenen göllerde yaşayan balıkların, 'yaşlanmanın biyolojik saati' olarak bilinen ve kromozomların uçlarında bulunan telomerlerinin daha kısa olduğunu ortaya koydu.

Telomerlerin kısalması, hücresel yaşlanmanın ve vücudun kendini yenileme kapasitesindeki düşüşün bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

Pestisitli göllerde balık popülasyonlarının daha genç bireylerden oluşması, bu kimyasalların balıkların ömrünü kısalttığını gösterdi. Laboratuvar deneyleri de bulguları doğruladı ve düşük dozda, uzun süreli maruziyetin balıkların hayatta kalma oranını azalttığını ve telomerleri tahrip ettiğini ortaya koydu. Bu etkiler, kısa süreli ve yüksek dozlu maruziyette gözlemlenmedi.

Araştırmacılar, “Telomer biyolojisinin omurgalılar arasında büyük ölçüde korunmuş mekanizmalara sahip olduğu düşünüldüğünde, bu kimyasallara uzun süreli ve düşük dozlu maruziyetin insanlarda da benzer yaşlanma riskleri yaratması ve yaşa bağlı hastalıklara katkıda bulunması mümkündür,” değerlendirmesinde bulundu.

Jason Rohr ise, “Balıkların karaciğerlerindeki telomer uzunluğunu ve yaşlanmanın bilinen biyolojik göstergelerinden biri olan lipofuscin birikimini incelediğimizde, aynı kronolojik yaştaki balıkların kirli göllerde temiz göllere kıyasla daha hızlı yaşlandığını gördük,” dedi.

Kimyasal analizler, İngiltere ve Avrupa Birliği’nde yasaklı ancak ABD ve Çin’de kullanılan klorpirifosun, balık dokularında yaşlanma belirtileriyle tutarlı biçimde ilişkilendirilen tek madde olduğunu gösterdi. Bu belirtiler arasında telomer kısalması ve hücresel 'atık' olarak tanımlanan lipofuscin birikimi yer aldı.

Rohr, endişe verici yaşlanma etkilerinin ABD’deki mevcut tatlı su güvenlik standartlarının altında kalan yerlerde ortaya çıktığını belirterek, pestisitlerin uzun vadede düşük seviyelerde ciddi etkiler yaratabileceğine dikkat çekti.

“Sonuçlarımız, kimyasalların hemen zarar vermediği sürece güvenli olduğu varsayımını sorgulatıyor” diyen Rohr, düşük seviyeli maruziyetlerin zamanla sessizce birikerek biyolojik yaşlanmayı hızlandırabileceğini ve kimyasal güvenlik değerlendirmelerinin kısa vadeli toksisite testlerinin ötesine geçmesi gerektiğini vurguladı.

Araştırmacılar, kısa süreli ve yüksek dozlu maruziyetin bu yaşlanma sorunlarını yaratmadığını, ancak balıklar için yüksek toksisite ve ölüme yol açtığını belirtti. Buna karşılık, değişimlerin asıl nedeninin düşük dozda uzun süreli maruziyet olduğu sonucuna varıldı.

Bilim insanları ayrıca, daha yaşlı balıkların üreme, genetik çeşitlilik ve popülasyon istikrarına orantısız biçimde katkı sunduğunu, bu nedenle yaşam süresindeki azalmanın ekosistemler açısından özellikle sorunlu olduğunu ifade etti.

Türkiye’de klorpirifos, yıllarca yaygın biçimde kullanıldı. AB’nin yasaklama kararlarının ardından, Türkiye’de de 2020’li yılların başında kademeli olarak yasaklandı.

Yasak sonrası stokların kullanımı, kaçak veya kayıt dışı satışlar, alternatif ilaçların yeterince denetlenmemesi gibi başlıklar kamuoyunda eleştiri konusu oldu.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Fransızlar çiftçilerin kullanımına izin verilen pestisite karşı ayakta

Pestisit tehditi: Glifosatla mahvolan bir hayat

AB, pestisit hedefini rafa kaldırdı