ABD temsilcileri, perşembe günü BM Güvenlik Konseyi’ne yaptıkları açıklamada, ülke genelinde süren gösterilerde Tahran yönetiminin protestoculara karşı ölümcül güç kullanmaya devam etmesi halinde Trump’ın askeri müdahaleye açık olduğunu belirtti.
ABD, perşembe günü İran’daki protestoların ele alındığı acil Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) oturumunda iki ülkenin temsilcileri karşı karşıya gelirken, İran’ı “tüm seçeneklerin masada olduğu” konusunda uyardı.
ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, İranlı yetkililerin protestoları bastırmak için ölümcül güç kullanmayı sürdürmesi halinde Başkan Donald Trump’ın Tahran’a askeri müdahaleye hazır olduğunu söyledi.
Waltz, Konsey’e hitabında, “Meslektaşlarım, açık konuşayım: Başkan Trump, Birleşmiş Milletler’de gördüğümüz gibi bitmek bilmeyen konuşmalar yapan biri değil, bir eylem insanıdır,” dedi.
“Katliamı durdurmak için tüm seçeneklerin masada olduğunu açıkça ortaya koydu. Bunu İran rejiminin liderliğinden daha iyi kimse bilmemeli.”
Waltz’ın açıklamaları, protestocuların ölümleri nedeniyle ABD’nin misilleme ihtimalinin bölgede hâlâ gündemde olduğu bir dönemde geldi.
Ancak Trump, öldürmelerin sona eriyor gibi göründüğünü söyleyerek olası bir gerilimin düşebileceğine de işaret etti.
Perşembe gününe gelindiğinde, Tahran rejimine meydan okuyan protestoların giderek bastırıldığı görülürken, devletin uyguladığı iletişim kesintisi ise sürüyordu.
Güvenlik Konseyi oturumunda İran’ın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Hüseyin Darzi, ABD’yi, kendi ifadesiyle “İran’daki huzursuzluğu şiddete yönlendirmede doğrudan rol almakla” suçladı.
Darzi sözlerini şöyle sürdürdü:
"İran halkına duyulan sözde endişe ve insan haklarına destek iddialarının içi boş bahanesi altında, ABD bir yandan kendisini İran halkının dostu gibi göstermeye çalışırken, diğer yandan sözde ‘insani’ bir anlatı üzerinden siyasi istikrarsızlık ve askeri müdahalenin zeminini hazırlıyor."
Gösterilere ait videoların İran’dan gelmesi durdu. Bu durum, büyük kentlerdeki yoğun güvenlik varlığının protestoların hızını yavaşlattığına işaret ediyor.
Tahran’da görgü tanıkları, son sabahlarda bir önceki geceden kalma yeni ateş yakma izleri ya da sokaklarda enkaz görülmediğini söyledi. Birkaç gece boyunca duyulan yoğun silah seslerinin de giderek azaldığı bildirildi.
ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na göre, gösterilere yönelik baskılar şu ana kadar en az 2 bin 677 kişinin ölümüne yol açtı. Bu sayı, 1979 İslam Devrimi’nden bu yana yaşanan diğer büyük hükümet karşıtı protesto dalgalarının tamamını aşıyor.
İran içinden Euronews’e konuşan kaynaklar ise, ölü sayısının çok daha yüksek olmasından endişe edildiğini ve son 21 gün içinde ölü sayısının 15 bine kadar çıkmış olabileceğini söyledi.
Washington ayrıca perşembe günü, protestoları bastırmakla suçlanan İranlı yetkililere yönelik bir dizi yeni yaptırım açıkladı. Aralık ayı sonlarında başlayan protestolar, ilk olarak riyalin değer kaybı ve kötüleşen ekonomik koşullar nedeniyle patlak vermişti.
Yaptırım listesinde yer alan isimler arasında, ABD Hazine Bakanlığı’nın protestoculara karşı şiddet çağrısı yapan ilk yetkililerden biri olmakla suçladığı İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri de bulunuyor.
G7 ülkeleri ve Avrupa Birliği de, Tahran’daki rejim üzerindeki baskıyı artırmak amacıyla yeni yaptırımları değerlendirdiklerini açıkladı.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 27 üyeli bloğun, "bu rejimin sona ermesi ve değişimin gerçekleşmesi için" yaptırımları güçlendirmeyi hedeflediğini söyledi.