Pazartesi günü Haseke kırsalına giren konvoylar, salı günü itibarıyla Kamışlı şehrine ulaştı.
Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında varılan mutabakat çerçevesinde, ülkenin kuzeydoğusundaki Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelere intikalini sürdürüyor.
Pazartesi günü Haseke kırsalına giren konvoylar, salı günü itibarıyla Kamışlı şehrine ulaştı.
Anlaşma uyarınca, İçişleri Bakanlığı'na bağlı birlikler bölgedeki nüfus müdürlükleri, pasaport ofisleri ve havalimanı gibi devlet kurumlarının güvenliğini sağlayarak bu tesisleri yeniden hizmete açacak.
Kamışlı’nın ana giriş güzergahı olan Amuda Caddesi’nde güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılırken, SDG’nin ilan ettiği sokağa çıkma yasağı nedeniyle dükkanların kapalı olduğu ve sokakların boş kaldığı gözlendi.
Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nurettin el-Baba, operasyonun kapsamını ve hedeflerini şu sözlerle açıkladı:
"Güçlerimizin şehir içinde konuşlanması için Kamışlı’daki diğer tarafla koordinasyon halindeyiz. Anlaşmanın tüm maddelerinin tamamlanması adına bir program ve takvimimiz var. Bu kapsamda sınır kapıları, Kamışlı Havalimanı ve petrol tesisleri dahil olmak üzere hayati tesisleri devralacak, buraları Suriye halkının hizmetine sunmak üzere işler hale getireceğiz."
Bölgedeki yerel Kürt güvenlik güçleri ise durumun "geçici olduğunu" ve asayişin halen "kendi denetimlerinde bulunduğunu" savunuyor.
Kamışlı’da asayişi sağladıklarını belirten yerel güvenlik gücü üyesi Samer Ahmad, "Gelen hükümet güçleri Kamışlı’da sadece dört noktada konuşlanacak ve buradaki varlıkları geçici olacak. Gerekli tüm önlemler alındı, güçlerimiz sabotaj eylemlerine karşı teyakkuzda. Entegrasyon süreci tamamlandığında bu birlikler geri çekilecek," dedi.
Güvenlik konvoyları Kamışlı’ya ulaşmadan önce, Suriye bayrakları taşıyan araçlar Haseke ile Kamışlı arasındaki Tel Brak bölgesine giriş yaptı.
Yol kenarlarında toplanan kalabalıklar, Suriye bayrakları sallayarak ve sloganlar atarak birlikleri karşıladı. Bölge sakinlerinden Adil el-Ahmed, duyduğu memnuniyeti şu ifadelerle dile getirdi:
"Suriye ordusunun kontrolü tamamen ele almasını umuyoruz. Bu sevincin kuzeyden güneye, doğudan batıya tüm Suriye’ye yayılmasını diliyoruz. Haseke ve Kamışlı’nın yanı sıra diğer bölgelerin de SDG’den özgürleşmesini bekliyoruz."
Bölgedeki Arap nüfus uzun süredir SDG yönetiminde siyasi ve ekonomik olarak dışlandıklarını savunurken, Kürt topluluklar ise hükümet yanlısı güçlerin geri dönüşünden ve olası misillemelerden endişe duyuyor.
Bu kaygılar, özellikle 2025 yılında Suriye’nin kıyı ve güney kesimlerinde patlak veren mezhepsel çatışmalar ve intikam saldırılarıyla daha da derinleşmiş durumda.
Türkiye sınırındaki bu hareketlilik, bölgedeki dengelerin yeniden şekillenmesi açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.