Ayetullah Ali Hamaney’in ölümü, İran’ı savaş koşullarında bir liderlik krizine sürükledi. Ülkeyi geçici olarak bir konsey yönetirken salı günü ABD-İsrail saldırılarında merkez binası vurulan Uzmanlar Meclisi’nin yeni lideri seçmesi gerekiyor.
Tahran, cumartesi günü ABD-İsrail ortak saldırılarında Ayetullah Ali Hamaney’in beklenmedik ölümü sonrası benzeri görülmemiş bir liderlik kriziyle karşı karşıya. Rejimin yeni lideri acilen belirleme ihtiyacı devam eden savaş nedeniyle daha da karmaşık hale gelirken, şimdi de halefini seçecek kurumun hedef alındığı bildirildi.
Medya haberlerine göre Kum’daki Uzmanlar Meclisi binası salı günü ABD-İsrail saldırılarında vuruldu.
Bir İsrailli savunma yetkilisi, İsrail medyasına yaptığı açıklamada saldırının Hamaney’in halefinin oylanması sırasında binayı hedef aldığını söyledi. Ancak 88 üyeli kuruldan kaç kişinin binada bulunduğu netlik kazanmadı.
Savaş koşullarında liderlik geçişi
İran İslam Cumhuriyeti Anayasası’na göre çoğunluğu üst düzey din adamlarından oluşan 88 üyeli Uzmanlar Meclisi, yeni bir ayetullahı atama yetkisine sahip.
Meclis toplanıp karar verene kadar yönetim geçici olarak üç üyeli bir konseye devrediliyor. Tahran yönetimi pazar günü bu konseyi açıkladı.
Konsey; Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei ve Düzenin Yararını Teşhis Konseyi tarafından seçilen Uzmanlar Meclisi üyesi Ayetullah Alireza Arafi’den oluşuyor.
Bu süreç anayasal mekanizmanın yalnızca ikinci kez devreye girdiği anlamına geliyor. İlki 1989’da Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin ölümünün ardından yaşanmış, Hamaney onun yerine atanmıştı. Ancak o geçiş süreci bugünkünün aksine büyük ölçüde barışçıl gerçekleşmişti.
Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, Temmuz 2021’de Hamaney tarafından göreve atanmış olup, protestoculara yönelik baskı dönemlerinde savcılık ve yargı görevlerinde bulunmuş geçmişi nedeniyle sertlik yanlısı bir isim olarak görülüyor. Daha önce 2005-2009 yılları arasında istihbarat bakanı olarak görev yaptı.
Ocak ayında İran genelinde ekonomik protestolar patlak verdiğinde Muhsini-Ejei, "isyancı" olarak nitelediği göstericilere karşı "hiçbir müsamaha gösterilmeyeceğini" söylemişti. Kendisi potansiyel halefler arasında gösteriliyor.
Uzmanlar Meclisi üyesi Ayetullah Alireza Arafi ise Uzmanlar Meclisi’nin başkan yardımcılığı görevini yürütüyor ve İran’daki dini medreselerin başında bulunuyor. Mayıs 2022’de Vatikan’da merhum Papa Francis ile görüşmesi uluslararası dikkat çekmişti.
Medyadaki haberlere göre Arafi, "önde gelen sertlik yanlısı bir din adamı" ve "İslam Cumhuriyeti’nin temel ideolojisine sıkı bağlılığıyla tanınan" bir isim. Muhsini-Ejei gibi o da olası halefler arasında sayılıyor.
Uzmanlar Meclisi ise bağımsızlıktan yoksun olduğu gerekçesiyle eleştiriliyor. Üyeleri Hamaney tarafından atanan Anayasayı Koruyucular Konseyi, Meclis seçimlerine katılacak adayları önceden onaylıyor. Bu durum muhalif veya farklı görüşlerin büyük ölçüde temsil edilmemesi anlamına geliyor.
Adaylar arasında kimler var?
Olası halefler arasında en çok konuşulan isimlerden biri, Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney. Mücteba’nın sertlik yanlısı gruplar ve rejimin güçlü askeri gücü olan İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) içinden destek aldığı belirtiliyor.
Daha önce Uzmanlar Meclisi üyeliğinden men edilen eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin torunu Hasan Humeyni de potansiyel adaylar arasında gösteriliyor.
Eski yargı erki başkanı ve şu anda Düzenin Yararını Teşhis Konseyi başkanı olan Sadık Amoli Laricani ile kardeşi Ali Laricani, rejimi aşırı baskı koşullarında ayakta tutabilecek isimler arasında sayılıyor. Bu konseyin gücü, ayetullaha danışmanlık yapan rolünden geliyor.
Ali Laricani hâlihazırda ulusal güvenlik koordinasyonunda önemli bir rol oynuyor ve sert güvenlik politikalarıyla ilişkilendiriliyor. Hamaney’in sadece birkaç hafta önce özellikle dış ilişkiler alanında Laricani’ye ek yetkiler devretmesi, onu bir sonraki olası üst düzey hedeflerden biri haline getirdi.
Laricani ailesi ise özellikle son saldırılarda öldürülen eski İran liderlerinden Mahmud Ahmedinejad döneminde gündeme gelen çok sayıda yolsuzluk iddiasıyla anılıyor.
Emir komuta zinciri merkezden uzaklaştırıldı
İranlı yetkililerin büyük çaplı bir askeri operasyon ihtimalini öngörerek komuta zincirini önceden merkezden uzaklaştırdığı görülüyor.
Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin, Devrim Muhafızları’nın saldırılarına ilişkin açıklamaları, üst düzey liderliğin devre dışı kalması durumunda bölgesel ve eyalet düzeyindeki komutanlara önceden yetkilendirilmiş operasyonel karar alma yetkisi verilmiş olabileceğine işaret ediyor.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani ise İran’ın uzun süreli bir savaşa hazır olduğunu söyledi.
İslam Cumhuriyeti sistemi ayakta kalmayı başarırsa, liderlik halefiyetinin büyük olasılıkla mevcut güç yapısı içinden gerçekleşmesi bekleniyor.
Ancak daha da önemlisi, mevcut kriz rejimin savaş koşullarında ve artan siyasi ile ekonomik baskılar altında varlığını sürdürebilme kapasitesi açısından kritik bir sınav niteliği taşıyor.