Aralarında Uluslararası Af Örgütü'nün de bulunduğu hak örgütleri, İran'ın dünyada kişi başına en çok idam gerçekleştiren ülke olduğunu belirtiliyor.
İki sivil toplum örgütü pazartesi günü yaptıkları açıklamada, İranlı yetkililerin 2025 yılında en az bin 639 kişiyi idam ettiğini ve ABD ile İsrail’e karşı yürütülen savaşın ardından daha fazla idam riski bulunduğunu belirtti. Kuruluşlar, Batı ülkelerine Tahran ile yapılacak herhangi bir müzakerenin merkezine “idam cezası konusunun” alınması çağrısında bulundu.
Norveç merkezli İran İnsan Hakları (IHR) ve Paris merkezli idam Cezasına Karşı Birlik (ECPM) ortak yıllık rapora göre, bu sayı 2024 yılında kaydedilen 975 idama kıyasla yüzde 68’lik bir artışa işaret ediyor. İdam edilenler arasında 48 kadın da bulunuyor.
Raporda, İslam Cumhuriyeti’nin “mevcut krizi atlatması halinde, idamların baskı ve sindirme aracı olarak çok daha yaygın şekilde kullanılma riski taşıdığı” ifade edildi.
IHR, İran’da gerçekleşen idamları doğrulamak için iki ayrı kaynak kullandığını ve resmi İran medyasının çoğu idamı duyurmadığını belirterek, açıklanan sayının 2025 yılı için “mutlak asgari” düzeyi temsil ettiğini bildirdi.
Rapora göre bu rakam, IHR’nin 2008’den bu yana tuttuğu kayıtlardaki en yüksek seviyeye ve İran Devrimi’nin ilk yıllarından bu yana en yüksek bildirilen idam sayısına işaret ediyor.
ECPM İcra Direktörü Raphael Chenuil-Hazan, idam cezasının kaldırılması konusunun İran ile Batı arasında şu anda ateşkesle askıya alınmış olan çatışmanın sona erdirilmesine yönelik görüşmelerin "merkezinde" yer alması gerektiğini söyledi.
Paris'te düzenlenen bir basın toplantısında gazetecilere, "Güçlü olun, idam cezasını tüm anlaşmalara koyun," diyen Amir, dini lider Ali Hamaney'in öldürüldüğü beş haftadan uzun süren savaştan sonra bile "gerçekliğin aynı" olduğunu sözlerine ekledi.
IHR direktörü Mahmood Amiry-Moghaddam, hafta sonu İslamabad'da yapılan ve bir ilerleme sağlanamayan ABD-İran görüşmelerinin ardından "bu müzakerelerin hiçbirinde İran halkının haklarından bahsedilmediğinden" yakındı.
İdam cezasının moratoryuma tabi tutulması ve tüm siyasi tutukluların serbest bırakılmasının görüşmelerde "bir numaralı talep" olması gerektiğini söyledi.
İdam cezaları
Raporda ayrıca, hak gruplarının binlerce kişinin ölümüne ve on binlerce kişinin tutuklanmasına neden olduğunu söylediği bir baskıyla bastırılan Ocak 2026'daki protestolar nedeniyle "yüzlerce tutuklu protestocunun idam cezası ve infaz riski altında olduğu" uyarısında bulunuldu.
Savaş sırasında bile İran, ocak ayındaki protestolarla bağlantılı olarak yedi kişiyi, yasaklı muhalif grup İran Halkın Mücahitleri'ne (MEK) üyelikten hüküm giyen altı kişiyi ve İsrail için casusluk yapmakla suçlanan bir İran-İsveç çifte vatandaşını idam etti.
Amiry-Moghaddam, ocak ayındaki protestolar nedeniyle tutuklanan en az 26 kişi hakkında idam kararı verildiğini, ancak "birkaç yüz kişinin daha" idam edilebilecek suçlamalarla karşı karşıya olduğunu söyledi.
"Her gün insanları idam ederek verdikleri mesaj 'öldürme gücüne sahibiz' demektir," diye ekledi.
STK'lara göre 2025 yılında en az 48 kadın idam edildi. Bu sayı 20 yıldan uzun bir süredir kaydedilen en yüksek sayı ve 31 kadının asıldığı 2024 yılına kıyasla yüzde 55'lik bir artış.
Rapora göre bunlardan 21'i kocalarını ya da nişanlılarını öldürdükleri için idam edildi.
Rapora göre neredeyse tüm idamlar cezaevlerinde gerçekleştirildi, ancak halka açık idamlar 2025 yılında üç kattan fazla artarak 11'e yükseldi.
Raporda, idam edilenlerin neredeyse yarısının uyuşturucuyla ilgili suçlardan hüküm giydiği belirtildi.
Aralarında Uluslararası Af Örgütü'nün de bulunduğu hak örgütleri, İran'ın, güvenilir veri bulunmayan Çin dışında, dünyada en fazla idam gerçekleştiren ülke olduğunu söylüyor.
Amiry-Moghaddam 2025 yılında 500'den fazla olası infaz vakası daha olduğunu ancak bunların kesin olarak tespit edilemediği için rapora dahil edilmediğini söyledi.
Rakamların derlenmesinin ocak ayındaki protestolar ve savaş sırasında yetkililer tarafından uygulanan internet kısıtlaması nedeniyle de zorlaştığını sözlerine ekledi.