Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Gülistan Doku soruşturmasında ilk tutuklama: İhraç polis memuru 'delil yok etmekle' suçlanıyor

Gülistan Doku’nun güvenlik kameralarına yansıyan görüntüsü (Arşiv)
Gülistan Doku’nun güvenlik kameralarına yansıyan görüntüsü (Arşiv) ©  Cleared
© Cleared
By Burcu Basaran & Euronews
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Tunceli'de 2020'den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili soruşturmada gözaltıların ardından ilk tutuklama geldi. İhraç edilmiş polis memuru Gökhan Ertok 'delilleri yok etme' suçlaması ile tutuklandı.

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin soruşturma geçtiğimiz günlerde yeniden açılmış, cinayet şüphesi kapsamında 7 ilde 13 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarılmıştı.

REKLAM
REKLAM

Gözaltıların ardından ilk tutuklama kararı geldi. İhraç edilmiş polis memuru Gökhan Ertok "delilleri yok etme" suçlaması ile tutuklanırken; 3 kişinin adliyede, 9 kişinin ise emniyetteki sorguları sürüyor.

Dönemin Tunceli valisinin oğlunun da gözaltında olduğu, şu anda ABD'de olan yakın arkadaşı hakkında ise yakalama kararı çıkarıldığı bildirildi.

Gülistan Doku'nun son görüştüğü kişi olduğu belirtilen eski erkek arkadaşı Z.A. ile annesi C.Y. ve üvey babası E.Y. de şüpheliler arasında bulunuyor. Olayın yaşandığı dönemde Tunceli İl Özel İdaresi'nde çalışan E.E., Munzur Üniversitesi'nde kameralardan sorumlu görevliler S.G. ve S.Ö. ile C.A., N.A. ve dönemin valisinin koruması Ş.E. de gözaltına alınanlar arasında yer aldı.

Gökhan Ertok ise vali ve korumasıyla süreç boyunca irtibatlı olduğu iddiası ile dosyaya girmişti.

Doku'yu arama çalışmaları Ekim 2022'de sonlandırılmıştı. Ancak Tunceli Başsavcılığı, ulaşılan kritik bulgularla dosyayı "kayıp" vakasından "cinayet şüphesine" evriltti. Soruşturma; delillerin karartılması, dijital verilerin imhası ve bazı kamu görevlilerinin dosyaya olası müdahalesi iddiaları üzerinden derinleşiyor.

Hafta başında Tunceli merkezli; İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa, Elazığ ve İzmir’i kapsayan 7 ilde eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Mercek altına alınan araç hareketliliği, HTS (telefon trafiği) kayıtları ve silinen sosyal medya verileri, savcılık kaynaklarına göre dosyanın tüm seyrini değiştirecek nitelikte.

Ne olmuştu?

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020'de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra ortadan kayboldu. Ailesi, 6 Ocak'ta Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü'ne giderek kayıp başvurusunda bulundu.

Yürütülen araştırmada, Doku'nun cep telefonunun en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarı Saltuk Viyadüğü çevresinde sinyal verdiği belirlenmişti. Bunun üzerine dönemin Valisi Tuncay Sonel'in koordinasyonunda ve talimatıyla Uzunçayır Baraj Gölü'nde dalgıçlar, ROW cihazı, radar sistemleri ve çok sayıda su üstü ekibiyle aylar süren arama çalışması yürütüldü. Ancak Doku'ya ait herhangi bir ize ulaşılamadı ve çalışmalar sonlandırıldı.

Gülistan Doku’nun güvenlik kameralarına yansıyan görüntüsü (Arşiv)
Gülistan Doku’nun güvenlik kameralarına yansıyan görüntüsü (Arşiv) Cleared

Yol güzergahındaki KGYS kameralarında yapılan incelemelerde, Gülistan Doku'nun 5 Ocak günü öğle saatlerinde valiliğin yanındaki bir kafenin bahçesinde eski erkek arkadaşı Z.A. ile görüştüğü görüldü. Görüntülerde daha sonra yolun karşısına geçerek şehir içi minibüse bindiği tespit edildi.

Ancak dosyaya giren kayıtlarda, Gülistan Doku'nun kafenin önüne nereden geldiği yer almadı. Daha da önemlisi, minibüse bindikten sonra nerede indiği de belirlenemedi. Bu eksiklik, soruşturmanın en kritik boşluklarından biri olarak kayıtlara geçti.

Kritik noktalardaki kameralar ya bozuk ya da yetersizdi

Soruşturmada dikkat çeken bir diğer nokta da Gülistan Doku'nun telefon sinyalinin son alındığı Sarı Saltuk Viyadüğü'nü yakından gören Munzur Üniversitesi'ne ait kameranın bozuk olduğunun belirtilmesiydi. Bu nedenle söz konusu görüntüler incelenemedi.

Viyadüğü uzaktan gören başka bir kameraya ait üç buçuk saatlik net olmayan kayıt ise Ulusal Kriminal Büro'ya gönderildi. Ancak görüntüler teknik olarak netleştirilemedi ve soruşturmayı ilerletecek nitelikte bir bulgu elde edilemedi.

Ayrıca Gülistan Doku'nun kaybolmadan önceki gece eski erkek arkadaşı Z.A.'nın evine girerken KGYS kayıtlarına yansıdığı ancak ertesi gün kameraların açısının değişmesi nedeniyle evin kapısının görüntülenemediği de tutanaklara geçmişti.

Soruşturmanın ilk evrelerinde Z.A. gözaltına alınmış, ardından adli kontrol şartı ve yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakılmıştı. Ancak yıllar boyunca dosyada kalıcı bir ilerleme sağlanamamıştı.

Şimdi ise yeni gizli tanık anlatımları, Jandarma Suç Araştırma Timleri'nin (JASAT) özel araştırması, teknik verilerin yeniden incelenmesi ve çok sayıda şüpheliye uzanan gözaltı dalgası, dosyada ilk kez daha geniş kapsamlı bir soruşturma yürütüldüğünü gösteriyor.

Gülistan'ın Diyarbakır'da yaşayan ancak çalışmaları takip edebilmek için o dönemde Tunceli'de yaşayan ablası Aygül Doku 2020 Mayıs ayında Euronews'e yaptığı açıklamalarda kardeşinin intihar ettiğini düşünmediğini dile getirmişti.

Doku’ya göre buna dair somut bir veri yok: "Kardeşimin öldürüldüğü düşünüyorum. Çünkü o gelecek planı olan biriydi. Ben Gülistan’ın intihar ettiğini düşünmüyorum. Anneme hediyeler almış, KPSS kitaplarını almış, kendine kişisel bakım eşyaları almış. Diyarbakır’da işe gireceği yeri ayarlamış. Ama son gün ne yaşadı bilmiyorum. Elimizdeki veriler en son sinyalin geldiği yerden ayrılmadığını gösteriyor, bunu emniyet söylüyor. Kardeşimin yaşadığını düşünmüyorum zaten yaşasaydı bizi böyle izlemezdi, yüreği buna dayanmazdı."

Doku ailesi, kızlarının kaybolmasından eski erkek arkadaşı Z.A. ve ailesini sorumlu tutuyor. Aygül Doku, olayla ilgili ailenin üzerine gidilmesini talep etmişti.

"Ben şahsım olarak bu ailenin üzerine gidilmesini istiyorum. Düşünün baba yalan ifade verdi, üzerine gidilmedi. Bir polis memuru devleti nasıl yanıltır. Bu beni üzdü. Evini Tunceli’den taşıdı. İzin verilmeyebilirdi," diyen Aygül Doku, sözlerini şöyle sürdürmüştü: "Belki Gülistan bir cinayete kurban gitti ve o evde deliller vardı. Olayın olduğu gün 16:00 ile 21:00 arasında Z.A.’nın hiçbir yerde görüntüsü yok. Bunun doldurulması lazım. Bunlar benim endişelerim. Evini taşımasının bir hak olduğu söylendi ama benim kız kardeşime 145 gün ulaşamam hakkımın gaspıdır."

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Kadınların tek başına seyahati için en iyi rotalar açıklandı: İkisi Avrupa'da

Barış ve eşitlik arayışı: Avrupa, Kadınlar Günü’nü küresel çatışma ikliminde karşılıyor

TBMM'de kadına şiddet komisyonu kuruluyor