Libya'nın petrol zengini bölgesinde en büyük rafinerilerden birine ev sahipliği yapan Zaviye, rakip çetelerin çatışmalarına ve yakıt ile ticari mal kaçakçılığına sahne oluyor.
Libya’nın batısındaki Zaviye kentinde güvenlik güçleri, kent genelinde patlak veren şiddetli silahlı çatışmaların ardından geniş çaplı bir güvenlik operasyonu başlatıldığını duyurdu. Çatışmalar özellikle ülkenin stratejik tesislerinden biri olan Zaviye petrol kompleksi ve rafinerisi çevresinde yoğunlaştı.
Zaviye Güvenlik Müdürlüğü ile Ortak Güvenlik Odası tarafından yapılan açıklamada, operasyonun savcılık tarafından çıkarılan yakalama kararları doğrultusunda başlatıldığı belirtildi. Operasyon kapsamında baskınlar, gözaltılar ve aramalar yapılacağı, kamu güvenliğini ve toplumsal huzuru tehdit eden suçlara karışan kişilerin adalete sevk edileceği ifade edildi.
Açıklamada, hedef alınan suçlar arasında suç örgütü kurma, cinayet, adam kaçırma, yasa dışı alıkoyma, şantaj, uyuşturucu ve psikotrop madde kaçakçılığı, insan kaçakçılığı ile silah ve mühimmat ticareti yer aldı.
Kentte cuma sabahının erken saatlerinden itibaren nüfuz mücadelesi veren rakip silahlı gruplar arasında ağır silahların kullanıldığı çatışmalar yaşandı. Çatışmaların yerleşim bölgelerine ve rafineri çevresine sıçraması halk arasında paniğe yol açarken, şehir genelinde aralıklarla silah sesleri ve patlamalar duyuldu.
Yerel kaynaklar ve görgü tanıkları, çatışmaların şafak öncesinde başladığını ve aralıklarla sürdüğünü aktararak gerginliğin odağının ağırlıklı olarak rafineri çevresi olduğunu, çatışma hattının yakındaki yerleşim alanlarına doğru genişlediğini belirtti. Acil Tıp ve Destek Merkezi de halka azami tedbirli olmaları, evlerinde kalmaları ve zorunlu haller dışında dışarı çıkmamaları çağrısı yaptı.
Rafineri faaliyetleri durduruldu
Olaylara ilişkin olarak Ulusal Petrol Kurumu ile Zaviye Petrol Rafineri Şirketi, güvenlik gerekçesiyle rafineri faaliyetlerinin durdurulduğunu ve limanın tankerlerden tahliye edildiğini açıkladı. Açıklamada, petrol kompleksinin operasyonel alanlarına mermi isabet etmesi üzerine bu adımın hem can güvenliğini hem de altyapıyı korumak ve olası çevresel riskleri azaltmak amacıyla atıldığı belirtildi.
Ulusal Petrol Kurumu, ekiplerin acil durum planları doğrultusunda müdahale ettiğini, yangın söndürme ekipleri dışında çalışanların ve petrol enstitüsündeki öğrencilerin tahliye edildiğini ve operasyonların izlenmeye devam ettiğini bildirdi. Ayrıca rafineri kapatılmasına rağmen Trablus ve çevresine yönelik akaryakıt tedarikinde herhangi bir aksama olmadığı vurgulandı.
Zaviye Petrol Rafineri Şirketi ise kompleks içine düşen mermilerin hassas operasyonel alanlara ulaştığını ve bunun üzerine rafinerinin tamamen kapatıldığını açıkladı. Şirket, teknik ekiplerin durumu kontrol altına almak ve daha fazla hasarı önlemek için çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.
Taraflara ilişkin belirsizlik
Çatışmalara hangi grupların dahil olduğuna dair resmi bir açıklama yapılmazken, yerel kaynaklar kentteki nüfuz mücadelesi veren silahlı gruplar arasında çatışmalar yaşandığını bildirdi. Özellikle rafineri çevresindeki alanların kontrolü için yerel fraksiyonlar arasında mücadele olduğu aktarılırken, yetkililerden kimliklere ilişkin kesin bir açıklama gelmedi.
Stratejik öneme sahip şehir
Zaviye, Libya’nın batısında en kritik bölgelerden biri olarak kabul ediliyor. Ülkedeki en büyük rafinerilerden birine ev sahipliği yapan kent, önemli üretim kapasitesi ve iç piyasaya enerji sağlayan stratejik altyapısıyla öne çıkıyor.
Aynı zamanda düzensiz göç rotalarında Avrupa’nın güney kıyılarına geçiş noktalarından biri olan Zaviye, yoğun ekonomik ve ticari faaliyetlerin merkezi konumunda bulunuyor.
2011’deki gelişmelerin ardından Libya’nın siyasi bölünmüşlüğü sürerken, ülke Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümeti ile doğuda parlamento destekli rakip yönetim arasında bölünmüş durumda. Uluslararası girişimlere rağmen seçim ve kurumsal birleşme süreci ilerleme kaydedemiyor.
Petrol üretimi açısından ise Libya’nın son dönemde önemli bir toparlanma sürecine girdiği, 2026 itibarıyla üretimin 1,4 milyon varil/gün seviyelerine ulaştığı ve önümüzdeki dönemde daha da artırılmasının hedeflendiği belirtiliyor. Bu artışta küresel arz endişeleri ve özellikle Hürmüz Boğazı gibi kritik enerji rotalarındaki gerilimlerin de etkili olduğu ifade ediliyor.