ABD, adanın enerji sektörünü hedef alan yeni önlemler kapsamında Kübalı devlet şirketi CUPET'e yaptırım uyguladı. Washington, Küba yönetimini enerjiyi siyasi kontrol aracı olarak kullanmakla suçlayıp ek mali kısıtlamalara işaret etti.
Amerika Birleşik Devletleri, bu çarşamba günü, Küba'nın enerji sektörüne yönelik yeni bir yaptırım paketi kapsamında devlet şirketi Unión Cuba-Petróleo'yu (CUPET) yaptırım listesine aldığını açıkladı. Önlem, 14404 sayılı Başkanlık Kararnamesi uyarınca alındı ve şirketin ABD yargı yetkisi altındaki ya da ABD vatandaşlarının elindeki tüm varlıklarının bloke edilmesini öngörüyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı, yayımladığı bir açıklamada (kaynak İspanyolca)"Enerji, Küba'nın komünist hükümeti tarafından uzun süredir hem baskı hem de rejimin kleptokratik sistemi için bir silah olarak kullanılıyor" diye gerekçelendirdi. Bu çerçevede, Washington, Havana yönetimini enerji kaynaklarını ülkenin elitlerine ve güvenlik aygıtına yönlendirmekle suçluyor; halk ise sık sık elektrik kesintileri ve kıtlık yaşıyor.
Açıklamada ayrıca, "Amerika Birleşik Devletleri, Küba'nın enerji ticaretini yolsuzluğa dayalı siyasi gündemini ve baskıcı güvenlik aygıtını sürdürmek için kullanma kapasitesini hedef almaya devam edecektir" denilerek, Küba ekonomisinin kilit sektörlerine yönelik baskı stratejisine atıfta bulunuluyor.
Yaptırımların kapsamı ve ilk etkileri
Yaptırım kararının ardından, CUPET'in Amerika Birleşik Devletleri'ndeki tüm mal varlığı ve menfaatleri ile ABD yargı yetkisine tabi kişi ve kuruluşlarca gerçekleştirilen her türlü işlem bloke ediliyor. Ayrıca, ABD Hazine Bakanlığı'na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi'nin (OFAC) açık izni olmadıkça, şirketle bağlantılı mal veya hizmetleri içeren dolaylı işlemler de yasaklanıyor.
Washington, yaptırım uygulanan kuruluşlarla ilişkilerini sürdüren yabancı şirketlerin, özellikle Küba'nın enerji, finans veya savunma sektörlerinde faaliyet gösteriyorlarsa, ikincil yaptırımlarla karşı karşıya kalabilecekleri uyarısında da bulunuyor.
Dışişleri Bakanlığı, resmi metne göre bu önlemleri "insan haklarını iyileştirmeye, hukukun üstünlüğünü teşvik etmeye ve Küba'da demokrasiyi desteklemeye" yönelik daha geniş bir stratejinin parçası olarak tanımlıyor. Ayrıca, yaptırımların amacının "cezalandırmak değil, olumlu bir davranış değişikliği sağlamak" olduğunu hatırlatıyor.
ABD yönetimi, böylece, Havana'ya yönelik ekonomik baskı politikasını, diplomatik gerilimin tırmandığı ve adanın enerji ticaretine yönelik kısıtlamaların giderek sıkılaştığı bir ortamda sürdürüyor.