Trump, ABD'nin Hürmüz'den geçen tüm yükten yüzde 20 ücret alacağını söyledi. Aynı anda ABD güçleri İran'da onlarca hedefi vurdu; Devrim Muhafızları da Bahreyn, Ürdün, Kuveyt ve Umman'ı hedef aldı.
ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü İran limanlarına yönelik deniz ablukasının yeniden başlayacağını duyurdu. Trump, Washington yönetiminin Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden yüksek ücretler alacağını açıklarken, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri üzerindeki çatışmalar yeniden tırmandı.
Trump'ın açıklamasına karşılık İran askeri komutanlığı, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın yönetimine "müdahale etmesine" izin vermeyeceğini bildirdi. Tahran ayrıca, son dönemde İran saldırılarından en fazla etkilenen Körfez ülkelerini Washington ile iş birliği yapmamaları konusunda uyardı.
Karşılıklı açıklamalar, tarafların nisan ayında ilan edilen ateşkesten bu yana görülmemiş ölçekte saldırılar düzenlediği bir dönemde geldi. ABD ordusu pazartesi günü onlarca hedefi vurduğunu açıklarken, İran Devrim Muhafızları da buna karşılık Bahreyn, Ürdün, Kuveyt ve Umman'a yeni saldırılar düzenlediğini duyurdu.
Savaşın şubat ayında başlamasından önce Hürmüz Boğazı'ndan geçişler serbestti ve herhangi bir ücret uygulanmıyordu. Ancak Tahran çatışmalarla birlikte boğazı kapatmış ve bunu Washington karşısında önemli bir koz olarak görmeye başlamıştı.
ABD, boğazda uluslararası hukukun genel olarak yasakladığı geçiş ücreti uygulamasına uzun süredir karşı çıkıyordu. Trump ise pazartesi günü bu yaklaşımı tersine çevirerek ücretleri ABD'nin tahsil edeceğini ilan etti.
Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda ABD'nin artık "Hürmüz Boğazı'nın Koruyucusu" olarak anılacağını söyleyerek, "Dünyanın bu son derece istikrarsız bölgesinde güvenlik ve emniyeti sağlamak için gerekli tüm masrafların karşılanması amacıyla, taşınan tüm yüklerden yüzde 20 oranında ücret alınacağını" yazdı.
Trump ayrıca İran limanlarına yönelik deniz ablukasının yeniden uygulanacağını ifade ederken, "diğer tüm ülkelerin boğazı adil ve açık şekilde kullanabileceğini" söyledi.
ABD Başkanı bunun yanı sıra, haziran ortasında iki taraf arasında imzalanan ve savaşı sona erdirmeyi amaçlayan çerçeve anlaşmasını İran'ın ihlal ettiğini öne sürerek Tahran'ı yeni saldırılarla tehdit etti.
Beyaz Saray tarafından yayımlanan açıklamada Trump, "Anlaşma tamamlanmıştı ama sonra bozdular. Hep bozuyorlar. Bu insanlarla 10 anlaşma yaptık ve şimdi onları çok sert vuracağız," dedi.
Trump, "Onlar kötü bir grup. Uzun zamandır böyledeler," ifadelerini kullandı.
Buna karşılık İran'ın Hatemü'l-Enbiya Merkez Karargâhı sözcüsü, Tahran'ın "hiçbir koşulda ABD'nin bu stratejik su yolunun yönetimine müdahale etmesine izin vermeyeceğini" söyledi.
İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'in danışmanlarından Muhammed Muhbir de Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı savunacağını belirtti.
Muhbir, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Boğazı savunuyoruz ki gelecekte kendi gemilerimizin geçişi için düşmana haraç ödemek zorunda kalmayalım," dedi.
"Bu hayati konuda geri adım atmak, İran'ın hiçbir dostunun aklından geçmez."
Hürmüz'de yeniden silahlar konuştu
Hürmüz Boğazı'ndaki askeri gerilim pazartesi günü de sürdü.
İran devlet televizyonu, "Bu sabah Hürmüz Boğazı'nı yasa dışı şekilde geçmeye çalışan iki geminin Devrim Muhafızları Donanması'nın açtığı uyarı ateşiyle durdurulduğunu" bildirdi.
Öte yandan ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), pazar günü ilk kez deniz insansız araçlarını kullanarak Bandar Abbas Deniz Üssü'ndeki bir İran denizaltısı ile bakım tesisini vurduğunu açıkladı.
CENTCOM operasyon görüntülerini yayımlayarak, "Üç adet Corsair insansız su üstü aracı Bandar Abbas Deniz Üssü'ndeki limanı vurdu. Bu, Amerikan kuvvetlerinin deniz drone'larını ilk kez muharebe operasyonlarında kullanması anlamına geliyor," dedi.
Bu sırada Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık dışişleri bakanları ortak açıklamayla İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını kınadı.
Üç ülke, "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere ve Katar, Kuveyt, Umman ile Ürdün dahil bölge ülkelerine yönelik korkunç saldırılarını kınıyoruz," açıklamasını yaptı.
Birleşik Krallık ise İran Devrim Muhafızları'nı ulusal güvenlik tehdidi ilan edeceğini, bu örgüte destek verenlerin hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini duyurdu.
Çerçeve anlaşma krizde
Trump geçen hafta İran ile ateşkesin "sona erdiğini" ilan etmesine rağmen kalıcı bir anlaşmaya yönelik müzakerelerin süreceğini söyledi.
Fox News'e konuşan Trump, pazar günü saatler süren görüşmeler yapıldığını, ancak İranlı müzakerecilerin vardıkları mutabakatı bozduğunu öne sürdü.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise pazartesi günü yaptığı açıklamada, müzakerelerin temelini oluşturan ve ABD'nin ablukasını kaldıran haziran ayındaki çerçeve anlaşmasının "krizde" olduğunu söyledi.
Nisan-haziran döneminde yürürlükte kalan önceki abluka, İran'ın petrol ihracatını durma noktasına getirmiş ve enerji sektörünü ciddi şekilde tehdit etmişti.
Bekayi, ABD'nin anlaşmadaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde İran'ın da aynı yolu izleyeceğini söyledi. Buna rağmen Tahran'ın, gerilimin daha da tırmanmasını önlemek amacıyla Katar, Pakistan ve Umman'ın arabuluculuğunda görüşmeleri sürdürdüğünü ifade etti.
Geçen hafta başlayan çatışmaların odağında, İran Devrim Muhafızları'nın "kapalı" olduğunu açıkladığı Hürmüz Boğazı yer alıyor.
Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhibî, pazartesi günü Washington'ı boğaza müdahale ederek küresel petrol ve doğal gaz arzını tehlikeye atmakla suçladı ve ABD'nin bunun hesabını vermesi gerektiğini söyledi. Muhibî ayrıca İran'ın Hürmüz üzerindeki egemenliğini vurguladı.
Çatışmalar sürerken arabulucular diplomatik çözümü kurtarmaya çalışıyor.
Katar ile birlikte müzakerelerin iki önemli arabulucusundan biri olan Pakistan, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığı açıklamada "bölgedeki gerilimin tırmanmasından derin endişe duyduğunu" bildirdi.
Chatham House araştırmacılarından Bader Es-Saif, artan saldırıların yalnızca kalıcı anlaşmayı geciktireceğini söyledi.
Es-Saif, "Her iki taraf da çıkmazı kendi şartlarıyla sona erdirmek istiyor ve bunu yapmak giderek zorlaşıyor. Bu nedenle saldırılar yeniden başladı ve ölçeği büyüdü," dedi.
"Bunun tek sonucu, önünde sonunda gerçekleşecek olan müzakere edilmiş çözümün gecikmesi olacaktır."
Bahreyn'den İran'a 'vahşi saldırılar' suçlaması
İran devlet medyası, ABD'nin son saldırılarında ülkenin güneyi ve batısındaki geniş bölgelerin hedef alındığını ve can kayıpları yaşandığını bildirdi.
Tahran'ın açıkladığı resmi verilere göre, çarşamba günü çatışmaların yeniden başlamasından bu yana İran'da en az 25 kişi hayatını kaybetti.
İran Devrim Muhafızları da pazartesi günü Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD askeri hedefleri ile üslerini vurduklarını duyurdu.
Bahreyn'de hava saldırısı sirenleri çalarken, Kuveyt ordusu ülke hava sahasında "düşmanca hava hedeflerini" engellediğini açıkladı.
Ürdün ordusu ise dört İran füzesini etkisiz hale getirdiğini bildirdi.
Bahreyn ordusu, İran'ı "sivilleri hedef alan füze ve insansız hava aracı saldırıları gerçekleştirmekle" suçladı ve pazartesi sabahı çok sayıda İran mühimmatının düşürüldüğünü açıkladı.
İran ise yalnızca Körfez'deki ABD çıkarlarını hedef aldığını savunuyor. Ancak İran askeri komutanlığının sözcüsü pazartesi öğleden sonra yaptığı açıklamada, Körfez ülkelerinin ABD ile herhangi bir iş birliğinin "savaş ilanı" olarak değerlendirileceğini söyledi.