Özgür Özel, yeni parti için resmi adımın temmuz sonu-ağustos başında atılacağını açıklarken, kurultay talebine ilişkin hukuki sürecin sürdüğünü belirtti. Özel, Kılıçdaroğlu'nun FETÖ suçlamalarını da reddederek geçmişte örgüte karşı verdikleri mücadeleyi hatırlattı.
Mutlak butlan kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) Genel Başkanlık koltuğundan ayrılan Özgür Özel, yeni parti kuracakları yönündeki iddialarla ilgili olarak, parti isminin henüz netleşmediğini, tüzük ve program çalışmalarının sürdüğünü, resmi adımın ise temmuz sonu ile ağustos başında atılmasının planlandığını söyledi.
Çarşamba günü Sözcü TV yayınında konuşan Özel, Yargıtay sürecinin tamamlanmasının ardından Merkez Yönetim Kurulu'nu (MYK) toplayarak yol haritasını netleştireceklerini ifade etti.
"Temmuz ayının bitimiyle ağustos ayının başında bu konuda resmi adım atılır," diyen Özel, yeni parti hazırlıklarının farklı başlıklarda eş zamanlı yürütüldüğünü kaydetti.
Partinin ismine ilişkin de konuşan Özel, "Çok isim dolaşıyor. Millet belirliyor, ben henüz belirlemedim. İsim ve logo çalışılıyor. Şimdilik 'yeni parti' diyelim," ifadelerini kullandı.
CHP’de devam eden hukuki süreçlerin kısa süre içinde sonuçlanmasını beklediklerini belirten Özel, mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanı olarak geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin kurultay kararı almamasını atıfla, "Götürdüğümüz o imzalara rağmen kurultayı yapmıyorlar. Bunun bir mahkeme süreci var," dedi.
Özel sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yargıtay süreci var. Bir de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurduğumuz, Parti Meclisi’nin düştüğü ve 40 gün içinde kurultay yapılması ile ilgili bir süreç var. Bunların hepsi bir hafta, 10-15 günlük işler."
Kuruluş dilekçesi hazır, hedef beş günde örgütlenme
BBC Türkçe'nin haberine göre yeni partinin kuruluş dilekçesi hazırlandı. Dilekçenin İçişleri Bakanlığı'na ne zaman sunulacağına ilişkin kararın, 22 Temmuz'da yapılacak toplantıda verilmesi bekleniyor.
Haberde görüşlerine yer verilen parti kurmayları, kuruluş kararı alınması halinde beş gün içinde 81 ilin en az üçte ikisinde ve merkez ilçelerde örgütlenmenin tamamlanmasının hedeflendiğini belirtti.
Partinin adı ve logosuna ilişkin odak grup çalışmalarının da sürdüğü aktarıldı. "Yeni Parti" isminin kamuoyunda kolay bilinirlik sağlayacağı gerekçesiyle öne çıktığı, "Halk Partisi" seçeneğinin ise CHP ile karıştırılabileceği değerlendirmesiyle gündemden çıkarıldığı kaydedildi.
Kılıçdaroğlu'nun 'FETÖ' sözlerine yanıt
Özgür Özel, TV100 canlı yayınında Kemal Kılıçdaroğlu'nun tutuklanan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner için kullandığı "kuşkularım vardı" sözlerine de sert tepki gösterdi.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarının kendisini üzdüğünü söyleyen Özel, Güner'in çocukluğundan bu yana tanıdığı, hakkında dile getirilen iddialara inanmadığı bir isim olduğunu belirtti.
Güner'in siyasi bir operasyonun hedefi olduğunu savunan Özel, CHP'li belediyelere yönelik soruşturmaların sistematik hale geldiğini öne sürdü.
Özel, Kılıçdaroğlu'nun benzer bir suçlamayı daha önce de gündeme getirdiğini belirterek, bayramlaşma programında yaptığı FETÖ imasının ardından Balyoz, Ergenekon ve Askeri Casusluk davalarının mağdurlarından tepki aldığını söyledi.
O dönemde kendisinin yanı sıra Veli Ağbaba, Nurettin Demir ve CHP'nin ilgili komisyonlarında görev yapan isimlerin mağdurların yanında durduğunu hatırlatan Özel, "Kemal Bey'e en sert eleştiriler, 'Herkese FETÖ'cü diyebilirsiniz ama Özgür Özel ve arkadaşlarına diyemezsiniz. FETÖ'nün en acımasız döneminde yanımızda bir tek onlar durdu' diyenlerden geldi," ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu'nun daha sonra sözlerini geri alarak kendi çevresindeki bazı danışmanları kastettiğini söylediğini aktaran Özel, bu açıklamayı bir özeleştiri olarak kabul ettiklerini belirtti.
Yurt dışından yayın yapan bazı YouTuber'ların kendisine destek vermesinin doğrudan kendisiyle ilişkilendirilemeyeceğini savunan Özel, bu kişilerin büyük bölümünün bağımsız yayıncılar olduğunu söyledi.
Yıllarca benzer suçlamaların Kılıçdaroğlu'na yöneltildiğini hatırlatan Özel, "Yurt dışındaki FETÖ'cü YouTuber'lar iktidara karşı, muhalefeti desteklemeye kalkıyorlar, Kemal Bey'i destekliyorlar deniliyordu. Şimdi Kemal Bey, yıllarca kendisine yapılan bu ithamı döndürüp bana mı yapacak?" diye konuştu.
Özel, siyasi hayatının önemli bir bölümünün Kılıçdaroğlu'na yönelik bu tür iddialara karşı çıkmakla geçtiğini de kaydetti.
Ergenekon, Balyoz ve Askeri Casusluk süreçlerinde açık biçimde tutum aldıklarını vurgulayan Özel, darbe gecesi ve sonrasında da FETÖ'nün hedefi haline geldiklerini söyledi.
Kendisine yöneltilen suçlamaların karşılık bulmayacağını ifade eden Özel, "FETÖ'cülerin saldırısına uğramış birine bu attıkları çamur yapışmaz. O konuda biz teflonuz, bizde durmaz," dedi.
Özel, bu suçlamaların kendilerine yöneltilmesini eleştirerek, "Üstünde duran varsa kendisini sorgulayacak, üstüne yapışan varsa kendini sorgulayacak. Bize yapışmaz," ifadelerini kullandı.
833 delege imzası
CHP'de Özgür Özel ekibi, seçimli olağanüstü kurultay talebiyle noter aracılığıyla toplanan 833 delegenin ıslak imzalı başvurusunu, mutlak butlan kararıyla tedbiren Genel Başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu yönetimine 17 Haziran Çarşamba günü teslim etti.
CHP’de 38'inci Olağan Kurultay’a ilişkin verilen mutlak butlan kararının ardından başlayan yönetim krizinde, olağanüstü kurultay çağrısı için toplanan imzaların Genel Merkez’e sunulmasıyla yeni bir aşamaya geçildi.
Mahkeme kararıyla bir önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan olarak görevlendirilmesinin ardından, Grup Başkanı Özgür Özel’in koordinasyonunda delegeler, CHP Tüzüğü’nün ilgili hükümleri çerçevesinde seçimli olağanüstü kurultay talebiyle imza toplamaya başlamıştı.
Özel yönetimi, 1 Haziran’dan itibaren noter aracılığıyla delegelerden toplanan ıslak imzalı olağanüstü kurultay başvurusunu bugün resmen CHP Genel Merkezi’ne iletti.
28 Parti Meclisi üyesi istifa etti
Özgür Özel ve ona yakın Parti Meclisi üyeleri 11 Haziran Perşembe günü görevlerinden istifa etti. Bu adımın, partiyi 45 gün içinde olağanüstü kurultaya götürecek sürecin önünü açmak amacıyla atıldı.
CHP Tüzüğü’nün 24/3 maddesi, Parti Meclisi üyeliklerinde boşalma olması durumunda izlenecek yolu düzenliyor.
Maddede, "Parti Meclisinde boşalan üyelikler, sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisine bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra, üye sayısı, üye tam sayısının üçte ikisinin (2/3) altına düştüğünde, Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan kırk beş (45) gün içinde kurultayı toplantıya çağırır," ifadeleri yer alıyor.
Söz konusu karar, CHP yönetiminin parti sözcüsü Zeynel Emre tarafından kamuoyuna duyuruldu.
Zeynel Emre yaptığı basın açıklamasında, bu noktadan sonra 45 gün içinde "kurultaya gidilmemesinin suç teşkil edeceğini" ifade etti.
"Bu saatten sonra kurultayın toplanmaması suçtur," diyen Emre, "Orada kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse aynı zamanda usulsüz görev üstlenme suçunu işlemiş olurlar. Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir işlem yapamazlar. Hiçbir harcama yapamazlar. Hiçbir karar alamazlar. Düşmüştür çünkü," ifadelerini kullandı.
Mahkemenin mutlak butlan kararıyla genel başkanlık koltuğuna dönen Kemal Kılıçdaroğlu, 11 Haziran Perşembe günü Parti Meclisi'nin toplanarak kurultay sürecini başlatacağını duyurmuştu.
Seçilmiş yönetimin ilk aşamada bugünkü Parti Meclisi toplantısına katılma kararı aldığını belirten Zeynel Emre, amaçlarının toplantıda çoğunluğu sağlayarak olağanüstü kurultay kararı aldırmak olduğunu ifade etti.
Ancak çarşamba günü dokuz ismin disipline sevk edilmesiyle dengelerin değiştiğini ve bu sevklerin yetkisiz bir şekilde gerçekleştiğini belirten Emre şöyle konuştu:
"Gerçekten iyi niyetli bir şekilde, gidelim oraya, çoğunluk biziz [diye düşündük]. Önceki genel başkanımıza ve oradaki arkadaşlarımıza milyonlarca CHP’linin üzüntüsünü ve bunun olası sonuçlarını bir kez daha yüz yüze anlatalım, vicdanlara seslenelim ve olağanüstü kurultay kararı aldıralım istedik."