Uzmanlar, taş kürenin kale kuşatmalarında kullanılan bir gülle olabileceğini belirtiyor.
Budapeşte'de Tuna Nehri'nin su seviyesi çarşamba günü daha da geriledi. Macaristan Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün verilerine göre, başkentteki ölçüm istasyonunda saat 10.00 itibarıyla su seviyesi 23 santimetre olarak kaydedildi. Bu değer, salı günü ölçülen seviyeden 5 santimetre daha düşük. Salı günü kaydedilen seviye de zaten rekor niteliğindeydi; zira Tuna'da bugüne kadar ölçülen en düşük su seviyesi 2018 yılında 33 santimetre olarak kayıtlara geçmişti.
Öğle saatlerine doğru su seviyesi hafif bir artışla 25 santimetreye yükselse de uzmanlar kayda değer bir toparlanma beklemiyor. Üstelik yazın ikinci büyük sıcak hava dalgasının Macaristan'ı etkilemeye başlamasıyla birlikte kuraklığın sürmesi öngörülüyor.
Suların çekilmesiyle birlikte Tuna'nın nehir yatağının giderek daha geniş bölümleri gün yüzüne çıkıyor. Durum öylesine sıra dışı ki Macar Bisikletliler Kulübü Başkanı Kürti Gabor Dezsö, Budapeşte'den Vac'a kadar nehir yatağında bisiklet sürebildi.
Öte yandan, bir okur da birkaç gün önce Visegrad yakınlarında nehir tabanında son derece düzgün ve sıra dışı görünümlü bir taş buldu. Bu ilginç keşif, Tuna'nın çekilen sularının ortaya çıkardığı dikkat çekici buluntulara bir yenisini ekledi.
Okurun bulduğu taş küre, Visegrad'daki Matyas Kiraly Müzesi'ne de bildirildi. İlk değerlendirmelere göre taşın, geçmişte kuşatmalarda kullanılan bir mancınık güllesi olabileceği düşünülüyor.
Konuyla ilgili konuşulan müze müdürü ve arkeolog Gergely Buzas, bölgede bu tür buluntuların sanıldığı kadar nadir olmadığını söyledi. Buzas, Visegrad Kalesi'nin tarih boyunca kuşatmalar sırasında yüzlerce taş gülleyle bombardımana tutulduğunu, bu nedenle müzenin koleksiyonunda da benzer örneklerin bulunduğunu belirtti.
Müze uzmanları gelecek hafta bölgeye giderek taş küreyi yerinde inceleyecek ve gerçekten tarihî bir mancınık güllesi olup olmadığını tespit etmeye çalışacak. Buzas'a göre bu tür taş mühimmatın kesin yaşını belirlemek mümkün değil; ancak dönemine ilişkin tahminlerde bulunulabiliyor.
Arkeoloğa göre, taş gülleler en geç 16. yüzyıla kadar kullanıldı. Ancak geçmişleri çok daha eskiye uzanıyor. Çünkü bölgede Roma döneminde de bir kale bulunuyordu ve o dönemde de taş fırlatan savaş makineleri kullanılıyordu. Bu nedenle, taş kürenin gerçekten bir mancınık güllesi olduğu doğrulanırsa en az 400, hatta yaklaşık 2.000 yıllık olabileceği ve yüzyıllar boyunca Tuna'nın tabanında kalmış olabileceği değerlendiriliyor.
Tuna'nın çekilen suları yalnızca bu bulguyu değil, başka tarihî kalıntıları da gün yüzüne çıkarıyor. Geçen hafta Mohacs yakınlarında nehrin kuruyan yatağında İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma bir gemi enkazı ortaya çıkmıştı.
Kuraklığın sonu görünmüyor
Gizemli taş güllenin bulunduğu Tuna kıvrımı bölgesine ait yeni bir uydu görüntüsü de çarşamba günü yayımlandı. Avrupa Birliği'nin uydu tabanlı Dünya gözlem programı Copernicus tarafından paylaşılan görsel, nehrin aynı kesitini 14 Temmuz 2025 ve 25 Temmuz 2026 tarihlerinde çekilen iki uydu görüntüsüyle karşılaştırıyor.
Yan yana sunulan görüntüler, geçen yıla kıyasla Tuna'nın su seviyesindeki dramatik düşüşü ve nehir yatağının büyük bölümünün nasıl ortaya çıktığını gözler önüne seriyor.
İki görüntünün karşılaştırılması, Temmuz 2026'da Tuna'nın su seviyesinin geçen yılın aynı dönemine göre belirgin biçimde daha düşük olduğunu ortaya koyuyor. Nehrin birçok kıvrımında kum adacıkları su yüzüne çıkarken, bu durum Tuna'daki gemi trafiğini de ciddi şekilde aksatıyor. Düşük su seviyesi nedeniyle nehrin bazı kesimlerinde yük ve yolcu gemileri sefer yapamazken, Budapeşte'de de nehir ulaşımına çeşitli kısıtlamalar getirildi.
Öte yandan, Canlı Çevreden Sorumlu Bakan Gajdos Laszlo çarşamba günü kuraklıkla mücadele kapsamında olağanüstü hazırlık durumu ilan etti. Sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, ülkenin 84 su kıtlığı yönetim bölgesinin 66'sında kuraklık endeksinin yasal eşik değerin üzerine çıktığını belirten Gajdos, bunun Macaristan'ın yaklaşık dörtte üçünde ciddi su sıkıntısı yaşandığı anlamına geldiğini söyledi.
Hava tahminlerine göre önümüzdeki iki hafta boyunca hiç yağmur beklenmiyor. Çarşamba günü başlayan sıcak hava dalgasının, başkentte yaklaşık 39 derecelik en yüksek sıcaklıklarla bir hafta içinde zirveye ulaşması öngörülüyor. Serinleme ancak gelecek hafta sonuna doğru bekleniyor ve o zaman bile en yüksek sıcaklıkların 31–33 derece arasında kalacağı tahmin ediliyor.