NBA ve Güney Sudan Milli Takımı'nın yıldızı Wenyen Gabriel, kısa süre önce üstlendiği UNHCR İyi Niyet Elçisi göreviyle mültecilerin sesini duyurmaya devam ediyor.
Wenyen Gabriel, hayat hikâyesinin kendisine her fırsatın değerini bilmeyi öğrettiğini söylüyor. Hartum'da sürgünde doğduğunu hatırlatan Güney Sudanlı basketbolcu, NBA'e ve dünyanın farklı ligelerine uzanan yolculuğunun, en çok desteğe ihtiyaç duyan insanlara yardım etme sorumluluğunu da beraberinde getirdiğini anlatıyor.
"Basketbol bana bunu yapabilmem için bir fırsat verdi" diyen Gabriel, bugün geldiği noktada ailesinin fedakârlıklarının belirleyici olduğunu vurguluyor. Anne ve babasının önce güvenliğe ulaşabilmek için ülkelerini terk etmek zorunda kaldığını, daha sonra ABD'ye yerleştirildiklerinde ise çocuklarını okutabilmek için aynı anda iki ya da üç işte çalıştığını söylüyor. Bu sayede kendisinin basketbola odaklanabildiğini belirten Gabriel, "Basketbol beni hayal ettiğimden çok daha ileriye taşıdı. Ama beni ayakta tutan şey ailemin bana gösterdiği örnek oldu. Bana sunulan fırsatları başkalarına da kapı açmak için kullanmak gibi bir sorumluluğum olduğuna inanıyorum," ifadelerini kullanıyor.
Başarının yalnızca kişisel kazanımlardan ibaret olmadığını söyleyen Gabriel, basketbolun kendisine tek bir fırsatın bir insanın hayatını değiştirebileceğini öğrettiğini dile getiriyor.
"Kendime güvenli bir çevrede büyüme, eğitim alma ve basketbol oynama fırsatı verildi. Elbette çok çalışmam gerekiyordu ama geleceğime dair hayal kurabilmeye başladım. Bu yüzden basketbolu hiçbir zaman hafife almıyorum. Başarı sadece sizin elde ettikleriniz değil, başkaları için mümkün kıldıklarınızdır."
Ailesinin Güney Sudan'la bağını hiç koparmadığını anlatan Gabriel, çocukluğundan itibaren anne ve babasının yaşadıklarını dinleyerek büyüdüğünü söylüyor. Güney Sudan'ın bağımsızlık referandumunun yapıldığı günü unutamadığını belirten basketbolcu, babasıyla birlikte Washington'a giderek kutlamalara katıldığını anlatıyor.
2022 yılında annesi ve ağabeyiyle ilk kez Güney Sudan'ı ziyaret etmesinin de kimliğiyle bağını daha da güçlendirdiğini ifade eden Gabriel, "Orada bulunmak, insanlarla tanışmak ve ülkeyi kendi gözlerimle görmek hikâyemin nerede başladığını anlamamı sağladı. Her ziyaret bana kimliğim hakkında yeni şeyler öğretiyor ve ülkeme katkı sunma sorumluluğumu hatırlatıyor," diyor.
Basketbolun farklı kültürlerden insanları ortak bir amaç etrafında buluşturabildiğini söyleyen Gabriel, bunu Güney Sudan'ın kuzeydoğusundaki Maban bölgesinde bizzat gözlemlediğini anlatıyor. UNHCR ile birlikte Doro Mülteci Kampı'nda açtıkları basketbol sahasının açılışında dört farklı kamptan insanların bir araya geldiğini belirten Gabriel, sporun insanlara aidiyet duygusu kazandırdığını vurguluyor.
Saha içindeki en büyük hedefinin en üst seviyede oynamaya devam etmek ve Güney Sudan Milli Takımı'yla bir kupa kazanmak olduğunu söyleyen Gabriel, saha dışında ise platformunu gençlere fırsatlar yaratmak ve mülteciler ile yerinden edilmiş insanların yaşadığı sorunlara dikkat çekmek için kullanmak istediğini ifade ediyor.
Kısa süre önce UNHCR İyi Niyet Elçisi olarak atanan Gabriel, bu görevin kendisi için son derece kişisel bir anlam taşıdığını belirtiyor. Ailesinin de mültecilik deneyimi yaşadığını hatırlatan basketbolcu, henüz bebekken kendisinin de ailesiyle birlikte kaçmak zorunda kaldığını söylüyor.
UNHCR ile Güney Sudan'a yaptığı ziyaretlerde kurumun çalışmalarını yakından gördüğünü anlatan Gabriel, "UNHCR her şeyini geride bırakmak zorunda kalan insanların temel ihtiyaçlarını karşılamasına ve hayatlarını yeniden kurmasına yardımcı oluyor. Fırsatların ailem için neleri değiştirdiğini biliyorum. Başka ailelerin de unutulmaması için elimden geleni yapmak istiyorum," diyor.
Sporun gençlerin hayatında umut yaratabileceğine inanan Gabriel, Doro Mülteci Kampı'nda açılan basketbol sahasının bu nedenle kendisi için büyük anlam taşıdığını belirtiyor.
"Herkes profesyonel sporcu olmayacak ama spor insanlara özgüven kazandırabilir, dostluklar kurmalarını sağlayabilir ve hayatlarında nelerin mümkün olabileceğine dair umut verebilir."
Gabriel, UNHCR ziyaretlerinde tanıştığı insanların hikâyelerinin de üzerinde derin izler bıraktığını söylüyor. Sudan'dan kaçtıktan sonra eşinden ve çocuklarından ayrı düşen bir annenin, çocuklarının hayatta olup olmadığını bilmediği için ne yemek yiyebildiğini ne de uyuyabildiğini anlattığını aktaran Gabriel, bu konuşmayı hiç unutamadığını ifade ediyor.
Bir diğer unutamadığı kişinin ise Sudan'dan kaçıp Etiyopya üzerinden Güney Sudan'a ulaşan sekiz yaşındaki bir kız çocuğu olduğunu belirten basketbolcu, tüm yaşadıklarına rağmen doktor olma hayalinden vazgeçmeyen çocuğun kendisine umut verdiğini dile getiriyor.
Güney Sudan formasını giymenin kendisi için yalnızca basketbol oynamaktan çok daha fazlası olduğunu söyleyen Gabriel, dünyanın en genç ülkelerinden biri olan Güney Sudan'ın büyük zorluklara rağmen yetenek, gurur ve azimle anılması gerektiğini ifade ediyor.
"Her sahaya çıktığımızda, fırsat verildiğinde Güney Sudanlıların neler başarabileceğini dünyaya gösteriyoruz. Gençlerin ülkeleriyle gurur duymasını ve Dünya Kupası ya da Olimpiyatlar gibi organizasyonlarda kendilerini hayal edebilmelerini istiyorum."
Sporcuların küresel meselelerde konuşmasının ise kişisel bir tercih olduğunu düşünen Gabriel, kendisinin mültecilik deneyimini yaşamış biri olarak bu konuda sessiz kalamayacağını belirtiyor.
"Basketbol bana bir platform kazandırdı ve bunu çoğu zaman duyulmayan insanların hikâyelerini görünür kılmak için kullanmak istiyorum. Vermek istediğim en önemli mesaj şu: Kimse mülteci olmayı seçmez. Bu herkesin başına gelebilir."