Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Kelebekler alarm veriyor: 10 türden biri yaşam alanını terk etti

Arşiv
Arşiv ©  Unsplash
© Unsplash
By Cagla Uren
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Yeni bir küresel araştırma, bilinen kelebek türlerinin yaklaşık her 10'undan birinin iklim değişikliği ve habitat kaybı nedeniyle yaşam alanını değiştirdiğini ortaya koydu.

Bahçenizde daha önce hiç görmediğiniz bir kelebekle karşılaşmak ilk bakışta sevindirici görünebilir. Ancak bilim insanlarına göre bu durum, çoğu zaman doğanın alarm verdiğinin işareti olabilir.

REKLAM
REKLAM

Yeni bir küresel araştırma, bilinen kelebek türlerinin yaklaşık her 10'undan birinin iklim değişikliği ve habitat kaybı nedeniyle yaşam alanını değiştirdiğini ortaya koydu. Araştırmacılar tarım, kentleşme ve ormansızlaşma gibi insan faaliyetlerinin de bu hareketleri şekillendirdiğini belirtiyor.

105 ülkeden 1758 kelebek türü incelendi

Araştırmada şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı kelebek dağılım analizlerinden biri gerçekleştirildi.

Bilim insanları, 105 ülkede 1.758 kelebek türünü kapsayan 565 bilimsel çalışma, 68 uzman değerlendirmesi ve 6 bin 180'den fazla yaşam alanı değişimi kaydını analiz etti.

Sonuçlar, belgelenmiş kelebek türlerinin büyük bölümünün yaşam alanlarını önemli ölçüde değiştirdiğini gösterdi.

Araştırmaya göre türlerin yüzde 80'i kuzey-güney veya doğu-batı doğrultusunda yayılım alanını genişletti. Yüzde 27'sinin yaşam alanı daraldı. Yüzde 22'si ise dağ yamaçlarında daha yüksek ya da daha alçak rakımlara taşındı.

Pek çok tür bu değişimlerin birden fazlasını aynı anda yaşadı.

Sadece daha serin bölgelere gitmiyorlar

İklim değişikliğiyle ilgili yaygın kanı, canlıların yalnızca daha serin enlemlere veya dağların daha yüksek kesimlerine göç ettiği yönünde. Araştırmacılar bunun doğru olduğunu ancak tablonun yalnızca bir bölümünü oluşturduğunu söylüyor.

Kelebeklerin yaşayabilmesi için uygun sıcaklık tek başına yeterli değil.

Tırtılların çoğu yalnızca belirli bitkilerle beslenebiliyor. Ergin kelebekler nektar kaynaklarına, barınabilecek alanlara ve güvenli üreme bölgelerine ihtiyaç duyuyor. Ayrıca popülasyonların sürdürülebilmesi için habitatların birbirine bağlı olması gerekiyor. Aksi halde bireyler birbirine ulaşamıyor ve üreyemiyor.

Bazı türler hızla yeni bölgelere yayılıyor

Araştırma, bazı kelebeklerin yaşam alanlarını epey hızlı genişlettiğini ortaya koydu.

Hint alt kıtasına özgü Acraea terpsicore türü son yıllarda Güneydoğu Asya üzerinden Avustralya'ya kadar yayıldı.

Brezilya'da yaşayan Godartiana byses ise Rio de Janeiro ve Bahia'dan São Paulo eyaletine doğru genişledi. Araştırmacılar bu değişimin iklimin ısınmasıyla ilişkili olduğunu belirtiyor.

Bazı türlerin yaşam alanı hızla daralıyor

Buna karşılık bazı kelebekler ciddi yaşam alanı kayıpları yaşıyor.

İngiltere'de yaşayan Cupido minimus adlı tür, son 150 yılda habitatının yaklaşık yüzde 40'ını kaybetti.

Almanya'da Boloria aquilonaris türünün yaşam alanları da bataklıkların kurutulması nedeniyle büyük ölçüde yok oldu.

Romanya'da ise tarım faaliyetlerinin artması, Colias myrmidone türünün dağılım alanının ciddi biçimde küçülmesiyle ilişkilendirildi.

Dağlarda bile hareket tek yönlü değil

Araştırmacılar, dağlık bölgelerdeki değişimin de sanıldığı kadar basit olmadığını belirtiyor.

Meksika'da Vanessa cardui türü 1988-2011 yılları arasında yılda ortalama 83 metre daha yüksek rakımlara taşındı.

Aynı dönemde Danaus gilippus türü ise tam tersine yılda yaklaşık 32 metre daha düşük rakımlara inmeye başladı.

Bu örnekler, kelebek göçlerinin yalnızca "kutuplara doğru kaçış" şeklinde açıklanamayacağını gösteriyor.

İklim değişikliği tek neden değil

Araştırmada yaşam alanı değişimlerinin en önemli nedeni olarak iklim değişikliği ve aşırı hava olayları gösterildi.

Ancak araştırmacılar bunun tek etken olmadığını vurguluyor.

Tarım alanlarının genişlemesi, ormancılık faaliyetleri, şehirleşme ve habitat tahribatı da kelebeklerin yaşayabileceği alanları değiştiriyor. Bu süreçler hem tırtılların beslendiği bitkileri hem de üreme alanlarını ortadan kaldırırken, geniş habitatları küçük ve birbirinden kopuk parçalara bölüyor.

Dünyanın en zengin bölgelerinde veri eksikliği var

Araştırma, kelebekler hakkında en ayrıntılı kayıtların Avrupa ve Kuzey Amerika'da bulunduğunu ortaya koydu.

Bu bölgelerde gönüllüler ve vatandaş bilimi projeleri sayesinde uzun yıllardır düzenli kelebek gözlemleri yapılıyor. Bazı Avrupa ülkelerinde ulusal kelebek türlerinin yarısından fazlası için yaşam alanı değişimleri kayıt altına alınmış durumda.

Buna karşılık Orta Afrika, Güneydoğu Asya, Yeni Gine ve Amazon Havzası gibi biyolojik çeşitlilik açısından dünyanın en zengin bölgelerinde kelebekler hakkında çok az veri mevcut.

Araştırmacılar, bu bölgelerde yaşayan birçok türün zaten sıcaklık toleransının üst sınırında olduğunu ve küçük sıcaklık artışlarının bile yaşam alanlarını yaşanamaz hâle getirebileceğini belirtiyor.

Neden önemli?

Bilim insanlarına göre kelebeklerin kaybolması yalnızca birkaç böcek türünün azalması anlamına gelmiyor.

Ergin kelebekler bitkilerin tozlaşmasına katkı sağlıyor. Tırtıllar ise kuşlar, örümcekler ve birçok başka canlı için önemli bir besin kaynağı oluşturuyor.

Dolayısıyla kelebeklerin bir bölgeden kaybolması, o bölgedeki çayırların, ormanların ve bitki topluluklarının da değişmeye başladığının erken bir göstergesi olabiliyor.

Araştırmacılar ayrıca mevcut koruma alanlarının büyük bölümünün türlerin geçmişteki dağılım haritalarına göre belirlendiğini hatırlatıyor. Ancak canlılar hızla yer değiştirirken bu haritalar kısa sürede geçerliliğini yitirebilir.

Bu nedenle doğa koruma çalışmalarının yalnızca türlerin bugün yaşadığı alanları değil, gelecekte göç edecekleri bölgeleri ve bu bölgelere ulaşmalarını sağlayacak ekolojik koridorları da kapsaması gerektiği vurgulanıyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

İklim kriziyle artan orman yangını dumanı hamileler için daha büyük risk taşıyor

İspanya hükümeti iklim değişikliğiyle mücadele için bilim kurulu kurulmasını onayladı

İklim değişikliği konut piyasasını nasıl dönüştürüyor?