Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kurtlar Vadisi Pusu’daki 'Kazım Kaşifoğlu' karakteri ile 'FG' harfli plakalar üzerinden FETÖ/PDY propagandası, örtülü mesaj veya örgütsel yönlendirme yapıldığı iddialarının bilirkişi heyetince incelenmesine karar verdi.
Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011’de Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturma, Kurtlar Vadisi Pusu dizisine uzandı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 16 Eylül’de yaptığı açıklamada, savcılığa ulaşan ihbarlar ile soruşturma kapsamında yapılan tespitlerin birlikte değerlendirildiğini bildirdi.
Başsavcılık, dizideki “Kazım Kaşifoğlu” karakterinin “vatan haini” olarak gösterildikten sonra öldürülmesi ve bazı sahnelerde “FG” harf grubunu taşıyan araç plakalarının kullanılmasıyla ilgili iddiaların inceleneceğini açıkladı.
Açıklamaya göre dizinin belirli bölümlerinde, Türkiye'de Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) olarak tanımlanan yapılanma lehine propaganda, örtülü mesaj, örgütsel talimat veya yönlendirme niteliğinde içerikler bulunup bulunmadığını araştırmak üzere alanında uzman kişilerden oluşan bir bilirkişi heyeti görevlendirilecek.
“FG” harflerinin Fetullah Gülen’in baş harflerine gönderme yaptığı öne sürülüyor. Ancak dizideki karakterlerin, plakaların veya diğer unsurların örgütsel amaçla kullanıldığına ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.
Başsavcılık da bilirkişi incelemesinin söz konusu iddiaları açıklığa kavuşturmayı amaçladığını belirterek soruşturmanın sürdüğünü bildirdi.
Dosya 15 yıl sonra yeniden açıldı
Kaşif Kozinoğlu, Ergenekon ve OdaTV soruşturmaları kapsamında Mart 2011’de tutuklanarak Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna konuldu.
Kozinoğlu, 12 Kasım 2011’de cezaevinde rahatsızlandı. Silivri Devlet Hastanesine sevk edilen Kozinoğlu’nun hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybettiği belirlendi.
Ölümün ardından yürütülen ilk soruşturmada cezaevi kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelendi; ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları ve eşinin ifadeleri alındı.
Savcılık, 10 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.
Dosyanın Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden incelenmesinin ardından Silivri Sulh Ceza Hakimliği, 26 Ağustos 2026’da takipsizlik kararını kaldırdı.
Yeniden başlatılan soruşturmada gizlilik kararı alınırken olayın bütün yönleriyle araştırılması için özel bir soruşturma ekibi oluşturuldu.
İki operasyonda dört kişi tutuklandı
Soruşturmanın ilk aşamasında, Kozinoğlu’nun öldüğü tarihte ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Şüphelilerden 10’u gözaltına alınırken bir kişinin FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edildi.
Gözaltına alınanlardan olay tarihinde jandarma er olarak görev yapan bir şüpheli tutuklandı. Yedi kişi hakkında adli kontrol kararı verilirken iki kişi savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.
Soruşturmanın ikinci aşamasında ise biri muhabir, biri kameraman ve yedisi sağlık çalışanı olmak üzere dokuz kişi daha gözaltına alındı.
İşlemlerin ardından gazeteci Selahattin Günday ile acil tıp teknisyenleri Özlem Uslu ve Emre Atmaca tutuklandı. Diğer altı şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.
O dönem adliye muhabiri olan Selahattin Günday, savcıların “doğal ölüm” demesine rağmen Kozinoğlu’nun ölümünün “şüpheli” olduğu yönündeki haberleri ilk yapan gazeteciler arasında yer alıyordu.
Böylece soruşturma kapsamında tutuklananların sayısı dörde yükseldi. Şüphelilere yöneltilen suçlamalar henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü niteliği taşımıyor.
Kozinoğlu’nun mezarı açıldı
Soruşturma kapsamında Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla fethikabir kararı alındı.
Kozinoğlu’nun Ümraniye’deki mezarı 12 Eylül’de açıldı. Üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan heyet mezardan kemik, toprak ve diğer tıbbi örnekleri aldı.
Örnekler incelenmek üzere Adli Tıp Kurumuna gönderildi. İncelemede mezardan alınan numunelerin cezaevine ait kamera görüntüleri, 112 kayıtları ve hastane belgeleriyle birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.
Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu, incelemelerin ardından Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeni ile ölümünde üçüncü kişi müdahalesi bulunup bulunmadığına ilişkin mütalaa hazırlayacak.
Senaristler 'bilgi sahibi' sıfatıyla ifade verdi
Soruşturma ilerlerken Kurtlar Vadisi Pusu’nun senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan da “bilgi sahibi” sıfatıyla ifadeye çağrıldı.
Üç senarist, 14 Eylül’de Silivri Adliyesi’ne giderek ifade verdi. Senaristler adliyeden ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı.
Senaristlerin soruşturma kapsamında şüpheli olmadığı, ifadelerine dizideki “Kazım Kaşifoğlu” karakterinin hangi kaynaklardan hareketle oluşturulduğunun ve senaryoya dışarıdan bir bilgi akışı bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla başvurulduğu belirtildi.
Başsavcılığın son kararıyla soruşturmanın bu bölümü genişletildi ve dizinin ilgili bölümlerinin yalnızca Kozinoğlu’nun ölümüyle benzerlikler bakımından değil, olası FETÖ/PDY propagandası ve örgütsel mesaj iddiaları yönünden de incelenmesinin önü açıldı.
Kaşifoğlu karakteri ile Kozinoğlu arasındaki kronoloji
Oyuncu Sedat Savtak’ın canlandırdığı Kazım Kaşifoğlu, Kurtlar Vadisi Pusu’nun 123’üncü bölümünde diziye girdi.
Kaşifoğlu, devlet içindeki karanlık ilişkilerin içinde yer alan, son derece güçlü ancak olumsuz özelliklerle çizilmiş eski bir istihbaratçı olarak kurgulandı. Karakterin Kaşif Kozinoğlu’ndan esinlenerek yaratıldığı iddiası, dizi henüz yayımlanırken gündeme geldi.
Asıl dikkat çekici gelişme ise Kasım 2011’de yaşandı.
10 Kasım 2011’de yayımlanan 136’ncı bölümde Kazım Kaşifoğlu bir hücrede tutuluyor ve Polat Alemdar tarafından Yaşar Ağa’ya teslim ediliyordu.
Kaşifoğlu burada darbedilirken İlhan karakteri kendisine, “Kaşifoğlu! Azrailin benim, Kaşifoğlu seni ben öldüreceğim,” diyordu.
Bu bölümden iki gün sonra, 12 Kasım’da Kaşif Kozinoğlu tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetti.
Kazım Kaşifoğlu’nun dizideki ölümü ise Kozinoğlu’nun gerçek hayattaki ölümünden sonra ekrana geldi.
8 Aralık 2011’de yayımlanan 139’uncu bölümde Kaşifoğlu, spor yaptıktan sonra nabzının yüksek olduğunu söylüyor ve ardından duş alıyordu. Cezaevine giren “Kara” karakteri, Kaşifoğlu’nun koluna şırıngayla hava enjekte ederek onu öldürüyordu.
Böylece dizi ile gerçek olay arasında şu kronoloji ortaya çıktı:
- 10 Kasım 2011: Kaşifoğlu karakteri dizide ölümle tehdit edildi.
- 12 Kasım 2011: Kaşif Kozinoğlu Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetti.
- 8 Aralık 2011: Kaşifoğlu’nun cezaevinde şırıngayla hava enjekte edilerek öldürüldüğü sahne yayımlandı.
Savcılık, bu kronolojinin yanı sıra karakterin oluşturulmasında ve ilgili sahnelerin yazılmasında hangi kaynaklardan yararlanıldığını araştırıyor.
Dizideki kurgu ile Kozinoğlu’nun ölümü arasında bağlantı bulunduğuna ilişkin şu ana kadar kesinleşmiş bir adli tespit bulunmuyor.
Kaşif Kozinoğlu kimdir?
1976’da Kara Harp Okulu’ndan mezun olan Kozinoğlu, 1995’e kadar Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda kritik istihbarat görevleri üstlendi.
Daha sonra ordudaki görevinden ayrılarak Millî İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) geçen Kozinoğlu; Orta Asya, Suriye, Bosna-Hersek ve Afganistan sahalarında çalıştı.
Eylül 2010’da Hakan Fidan tarafından Asya Bölgesi Başmüşavirliği’ne getirilen deneyimli isim, 2011’deki Ergenekon operasyonu kapsamında hakkında gözaltı kararı çıkarıldığında Afganistan-Pakistan hattında görevdeydi.
Kararın ardından askeri kargo uçağıyla Türkiye’ye dönen Kozinoğlu, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.