LGBTİ+ bireylere ve hak savunucularına yönelik 15 ildeki operasyonlarda 81 kişi tutuklandı. Çağlayan Adliyesi önündeki protestoda gözaltına alınan, aralarında eylemi takip eden iki gazetecinin de bulunduğu 106 kişi ise serbest bırakıldı.
LGBTİ+ bireylere ve hak savunucularına yönelik hafta sonu operasyonlarını protesto etmek için İstanbul'da Çağlayan Adliyesi önünde toplanan ve gözaltına alınan 106 kişi serbest bırakıldı.
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), salı günü gözaltına alınanların tamamının çarşamba gecesi itibarıyla serbest bırakıldığını açıkladı.
Gözaltına alınanlar, LGBTİ+ bireyleri ve aktivistleri hedef alan operasyonları kınayan bir basın açıklaması yapmak üzere adliye önünde bir araya gelmişti.
Protestoyu takip eden BirGün muhabiri Sarya Toprak ile Alman kamu yayıncısı ARD'den gazeteci Sener Azak da gözaltına alınanlar arasındaydı.
BirGün'ün aktardığına göre, Toprak'a operasyonların ardından yaptığı iki sosyal medya paylaşımı hakkında da sorular yöneltildi. Gazeteciye, haber takibi için bulunduğu eyleme "katılması" da soruldu.
Toprak, paylaşımlarından birinde LGBTİ+ derneklerine ve hak savunucularına yönelik "Ailem Güvende" adı altında düzenlenen operasyonlarla ilgili bir haberi alıntılamıştı.
"Çok karanlık bir güne uyandık," diyen Toprak, "aileyi ve toplum düzenini koruma" gerekçesiyle yürütülen operasyonların LGBTİ+ bireylerin çalıştığı işletmeleri, dernekleri ve yaşam alanlarını hedef aldığını belirtmişti.
Operasyonların yalnızca LGBTİ+ bireylere yönelik bir saldırı olarak değerlendirilmesinin hata olacağını savunan Toprak, iktidarın "makbul" yaşamın sınırlarını belirlediği bir baskı düzeni kurduğunu ifade etmişti. Toprak, paylaşımında şu ifadeleri kullanmıştı:
"Bugün hedefte LGBTİ+’lar var. Ancak inşa edilen mekanizma LGBTİ+’larla sınırlı değil. 'Aile' ve 'toplum düzeni' adına kimin nasıl yaşayabileceğine bu iktidarın karar verdiği bir rejim kurumsallaştırılıyor."
15 ilde operasyon: 81 kişi tutuklandı
Polis, pazar sabahı erken saatlerde İstanbul, Ankara ve İzmir'in de aralarında bulunduğu 15 ilde eşcinsel barlarına, gece kulüplerine, LGBTİ+ bireylerin ve aktivistlerin evlerine baskınlar düzenlemişti.
Operasyonlara dayanak oluşturan kararda 162 kişi, dokuz kuruluş ve 13 şirketin adı yer alıyordu. Adalet İçin Hukukçular'a (AİH) göre operasyonlarda 109 kişi gözaltına alındı.
Operasyonların hedef aldığı derneklerden Kaos GL, pazar günü gözaltına alınanlardan 81'inin çarşamba akşamına kadar farklı kentlerde çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklandığını bildirdi.
Ankara'da tutuklananlar arasında gazeteci Tuğba Tekerek de bulunuyor.
Tekerek'in 2024'te Gürcistan'daki seçimler sırasında LGBTİ+ bireylerin durumunu ele aldığı ve Kaos GL'de yayımlanan haberi soruşturmaya konu edildi.
Savunmasında dernekte herhangi bir görevinin bulunmadığını belirten Tekerek, haberinin sosyal medyada paylaşılması nedeniyle polis tarafından "Instagram yetkilisi" olarak gösterildiğini düşündüğünü söyledi.
Tekerek, "Kaos GL’ye de sadece bir haber yaptım. Instagram yetkilisi olmam mümkün değil. Suçsuzum," dedi.
Kaos GL'nin aktardığına göre, çarşamba günü İstanbul'da hâkim karşısına çıkarılan 33 kişiden 20'si tutuklandı, 13'ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklananlar arasında LGBTİ+ örgütlerini temsil eden en az dokuz kişi bulunuyor.
Ankara'da ise salı akşamı yedisi Kaos GL'den olmak üzere 13 kişi tutuklandı. Diğer altı kişinin beşinin trans, birinin de gazeteci olduğu belirtildi.
Demirören Haber Ajansı (DHA), Mersin'de de 28 kişinin tutuklandığını aktardı.
Gazetecilere ve hak örgütlerine erişim engelleri
İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD), LGBTİ+ derneklerinin, aktivistlerin ve hak örgütlerinin internet siteleri ile sosyal medya hesaplarına cumartesi günü getirilmeye başlanan erişim engellerinin çarşamba günü de sürdüğünü bildirdi.
Derneğin X hesabından yapılan açıklamaya göre, son olarak sol görüşlü bazı gazetecilerin, sosyalist bir haber mecrasının ve kadın örgütlerini bir araya getiren iki çatı kuruluşun hesaplarına erişim engellendi.
Son günlerde avukatların, insan hakları savunucularının, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği'nin (MLSA), Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi'nin, Barış İçin Akademisyenler'in ve Evrensel gazetesinin hesapları da erişim engellerinin hedefi oldu.
LGBTİ+ bireylere yönelik baskılar, hükümetin 2026'yı "Aile Yılı"nın başlangıcı ilan etmesinin ardından arttı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce LGBTİ+ hareketini "sapkın" olarak nitelendirmiş ve LGBTİ+ bireyler için "sapkınlar" ifadesini kullanmıştı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise son operasyonları "çocukları ve aile kurumunu koruma" gerekçesiyle savundu.
Operasyonlara AB ve ABD'den tepki
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O'Flaherty, Türkiye'de LGBTİ+ sivil toplumunu hedef aldığı bildirilen operasyonlardan kaygı duyduğunu belirterek, insan hakları faaliyetleri nedeniyle tutulanların serbest bırakılması çağrısında bulundu.
AB de operasyonlara ilişkin endişelerini dile getirdi. Avrupa Komisyonu Sözcüsü Christian Wigand, gözaltıların, adli süreçlerin, hesaplara getirilen erişim engellerinin ve sivil toplum kuruluşlarının finansmanına ilişkin iddiaların kaygı yarattığını belirterek, "Damgalama ve ayrımcılık, Birliğin değerlerine aykırıdır," dedi.
ABD'li Demokrat Senatör Jeanne Shaheen ise gözaltı ve adli işlemlerden kaygı duyduğunu belirterek, "İnsan hakları evrenseldir," dedi.
Shaheen, Cumhuriyetçi Senatör Lisa Murkowski ile sunduğu Global Respect Act adlı yasa tasarısının Kongrede kabul edilmesini istedi.
Tasarı, LGBTİ+ kişilere yönelik ağır insan hakları ihlallerinden sorumlu veya bu ihlallere ortak olan yabancıların ABD vizelerinin reddedilmesini ya da iptal edilmesini ve ABD yönetiminin bu kişilerin listesini düzenli olarak Kongreye sunmasını öngörüyor.