BM İnsan Hakları Ofisi, Türkiye’de hafta sonu LGBTİ+ topluluğuna yönelik operasyonlarda gözaltına alınan ve "keyfi şekilde" tutulduğunu belirttiği kişilerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, perşembe günü yaptığı açıklamada, 150’den fazla LGBTİ+ birey ve hak savunucusunun toplu şekilde gözaltına alındığına ilişkin haberlerden endişe duyduğunu bildirdi.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk adına yapılan açıklamada, Türk makamlarına insan haklarının ayrım gözetmeksizin korunması çağrısı yapıldı.
Açıklamada, cinsel yönelim veya toplumsal cinsiyet kimliği temelinde ayrımcılık yapılmaması gerektiği vurgulanarak, "keyfi şekilde gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması" istendi.
Açıklamada ayrıca, gözaltındaki kişilere kötü muamele yapıldığı yönündeki iddialara ve gelişmenin Türkiye’deki sivil alan üzerindeki olası etkilerine de dikkat çekildi.
Polis geçtiğimiz pazar günü sabah saatlerinde 15 ilde operasyon başlattı. "Ailem Güvende" olarak adlandırılan operasyonlar kapsamında, 162 kişi hakkında gözaltı, 9 kuruluş ve 13 şirket hakkında da arama kararı verildiği belirtildi. Polis, LGBTİ+ bireylerin haklarını savunan Kaos GL Derneği yöneticileri ve bazı aktivistlerin evlerinin yanı sıra bazı bar ve gece kulüplerine de baskın düzenledi.
LGBTİ+ bireylere yönelik baskılar, hükümetin 2026'yı "Aile Yılı"nın başlangıcı ilan etmesinin ardından arttı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce yaptığı açıklamalarda LGBTİ+ hareketine yönelik sert ifadeler kullanmış ve hareketi Türkiye’deki doğum oranlarındaki düşüşle ilişkilendirmişti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek ise operasyonları, "çocukları ve aile kurumunu koruma" amacı taşıyan bir girişim olarak nitelendirdi.
Operasyonlara AB ve ABD'den tepki
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O'Flaherty de daha önce yaptığı açıklamada, Türkiye'de LGBTİ+ sivil toplumunu hedef aldığı bildirilen operasyonlardan kaygı duyduğunu belirterek, insan hakları faaliyetleri nedeniyle tutulanların serbest bırakılması çağrısında bulunmuştu.
Avrupa Komisyonu Sözcüsü Christian Wigand ise gözaltıların, adli süreçlerin, hesaplara getirilen erişim engellerinin ve sivil toplum kuruluşlarının finansmanına ilişkin iddiaların kaygı yarattığını belirterek, "Damgalama ve ayrımcılık, Birliğin değerlerine aykırıdır," demişti.
ABD'li Demokrat Senatör Jeanne Shaheen de gözaltı ve adli işlemlerden kaygı duyduğunu belirterek, "İnsan hakları evrenseldir," ifadelerini kullanmıştı.
Shaheen, Cumhuriyetçi Senatör Lisa Murkowski ile sunduğu Global Respect Act adlı yasa tasarısının Kongrede kabul edilmesini istemişti.
Tasarı, LGBTİ+ kişilere yönelik ağır insan hakları ihlallerinden sorumlu veya bu ihlallere ortak olan yabancıların ABD vizelerinin reddedilmesini ya da iptal edilmesini ve ABD yönetiminin bu kişilerin listesini düzenli olarak Kongreye sunmasını öngörüyor.