Yarasaların son derece tehlikeli patojenleri kendileri ölmeden taşıyabildiği ve bulaştırabildiği biliniyor. Sosyal medyadaki tartışmada da kullanıcılar bu ihtimale odaklanıyor.
Evcil ve yabani hayvanlarla birlikte çektiği videolarla bilinen YouTuber Harun Köybaşı, bu kez sosyal medyadaki "taklacı güvercin" akımına bir yarasayla katılmak isteyince yarasa tarafından ısırıldı.
YouTuber'ın bulunduğu ortamdaki motosikletin plakasından Endonezya'da Bali adasında olabileceği düşünüldü. Ancak Köybaşı nisan ayında TRT Genç'te yayımlanan programında aslında yarasaların Bukit Lawang ve Nusa Tenggara bölgelerindeki mağaralarına da girmişti.
Ünlü YouTuber'ın ısırıldığı anların görüntülerinin kesin kaynağı ise bilinmiyor.
Görüntülerin viral olması üzerine sosyal medyada başlayan tartışmada, Köybaşı'nın yarasadan hastalık kapma ihtimali gündeme geldi.
Yarasaların son derece tehlikeli patojenleri kendileri ölmeden taşıyabildiği ve bulaştırabildiği biliniyor. Sosyal medyadaki tartışmada da kullanıcılar bu ihtimale odaklanıyor.
İşte yarasaların tehlikeli patojenlerle ilişkilerine dair bilinenler:
Yarasa ısırığından hastalık bulaşır mı?
Yarasalar, insanlarda ciddi hastalıklara yol açabilen bazı virüslerin doğal konakları veya rezervuarları olabiliyor. Ancak bu, her yarasanın tehlikeli bir virüs taşıdığı veya her yarasa ısırığının hastalıkla sonuçlanacağı anlamına gelmiyor. Bir yarasa ısırığında acil olarak değerlendirilmesi gereken başlıca risklerden biri kuduz ve diğer lyssavirüsler.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yarasayla doğrudan teması kuduz açısından en yüksek riskli maruziyet kategorisi olan Kategori III kapsamında değerlendiriyor. Deriyi geçen bir ısırık veya çizik de aynı kategoriye giriyor. Böyle bir durumda DSÖ, yaranın en az 15 dakika boyunca su ve sabunla iyice yıkanmasını ve kişinin gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurmasını öneriyor. Maruziyet sonrası tedavi, duruma göre kuduz aşısı ile kuduz immünoglobulini veya monoklonal antikor uygulanmasını içeriyor.
Yarasa ısırıklarının bir başka özelliği ise dişlerinin küçük olması nedeniyle ısırığın bıraktığı izin çok küçük, hatta fark edilmesi güç olabilmesi.
Endonezya'da yarasalardan kuduz bulaşma ihtimali ne kadar?
Olayın Endonezya'da gerçekleşmiş olma ihtimali de kuduz açısından dikkate değer.
Endonezya Sağlık Bakanlığı'nın 2026 verilerine göre, özellikle Bali'de kuduz bulaştırma riski bulunan hayvanlarla temas/ısırık vakaları bildirilmeye devam ediyor. Ancak bu genel epidemiyolojik durum, videodaki yarasanın kuduz olduğu anlamına gelmiyor.
2026'da yayımlanan ve Endonezya'daki zoonotik virüsleri inceleyen akademik bir derlemeye göre, ülkede bildirilen insan kuduz vakalarının tamamı köpek ısırıklarıyla ilişkilendiriliyor. Ancak yazarlar vakalarda yarasaların olası rolünün bildirim eksikliği nedeniyle gözden kaçmış olabileceğini not ediyor.
Öte yandan, Endonezya'da 2026'da bir yarasada kuduz vakası kaydedildiği görülüyor. Tarım Bakanlığı'nın Şubat 2026 hayvan taramasında ülke genelinde bildirim sistemine giren kuduz vakaları arasında bir yarasa mevcut.
Bali'de ise kuduz dolaşımı yüksek. Resmi verilere göre 2026'nın ocak-ağustos döneminde 45 bin 365 temas/ısırık ve 7 kuduz ölümü kayda geçti.
Öte yandan Bali'de yarasalarda "lyssavirus" tespit edildiği biliniyor. Endonezya Sağlık Bakanlığı'na bağlı araştırmacıların Bali'nin Jembrana, Badung ve Karangasem bölgelerinde yaptığı saha araştırmasında üç yarasa türünde -Tylonycteris alecto, Aethalops alecto ve Cynopterus brachyotis- bu virüse yönelik testler pozitif çıktı.
Lyssavirus, insanlar ve diğer memelilerde merkezi sinir sistemini etkileyerek ölümcül beyin iltihabına (ensefalit) yol açabilen kuduz virüsünün de dahil olduğu bir virüs cinsi.
Türkiye'de yarasalardan kuduz bulaşır mı?
Köybaşı'nın video görüntüleriyle başlayan tartışma, Türkiye'deki yarasaların yarattığı olası risklere de evrildi. Birçok kullanıcı özellikle yaz akşamları böcek avlamak amacıyla yanlışlıkla evlere girebilen yarasalara dair endişelerini dile getirdi.
Yarasalar kuduz/lyssavirus bulaştırabilen memeliler olsa da Türkiye'de yarasadan insana kuduz geçişi bugüne kadar gösterilmiş değil.
2026'da yayımlanan ve Türkiye ile AB'deki 2013-2023 kuduz verilerini inceleyen bir çalışma da Türkiye kayıtlarında yarasalarda bildirilmiş kuduz vakası saptanmadığını belirtiyor. Ancak araştırmacılar bunun Türkiye'deki yarasaların lyssavirus taşıyamayacağı şeklinde yorumlanmaması gerektiğini özellikle vurguluyor.
Yarasalar, insan için tehlikeli virüslerle nasıl ilişkileniyor?
Yarasalar bilimsel literatürde yalnızca kuduzla değil, Nipah ve Hendra virüsleri, Marburg virüsü ve çeşitli koronavirüslerle de ilişkilendiriliyor. SARS, MERS ve COVID-19'a yol açan virüslerin evrimsel geçmişlerinde de yarasa koronavirüsleri önemli yer tutuyor.
Öte yandan, yarasada bir virüs bulunması ile yarasa ısırığıyla o virüsün insana bulaşması arasında fark var. Birçok yarasa virüsü insanlara doğrudan bulaşmıyor. Bazıları için ara konaklar veya belirli çevresel koşullar gerekebiliyor.
Yine de yarasaların memeli olması, bazı patojenlerin insanlar açısından zoonoz (hayvandan insana geçen hastalıklar) potansiyelini artırabilecek faktörlerden biri. Çünkü insanlar da memeli. Dolayısıyla yarasalarla insanların hücre yapısı, fizyolojisi, vücut sıcaklığının düzenlenmesi ve bağışıklık sistemi gibi biyolojik özellikleri, örneğin böcekler veya diğer çok uzak canlı gruplarına kıyasla insana daha yakın. Bu nedenle bir memelide çoğalabilen bazı virüsler, insan hücrelerinde çalışabilecek moleküler mekanizmalara zaten kısmen uyumlu olabilir.
Özellikle virüsler açısından önemli nokta hücre reseptörleri. Virüsün yeni bir türe geçebilmesi için o türün hücrelerine bağlanması, hücre içine girmesi ve hücrenin mekanizmalarını kullanarak çoğalabilmesi gerekiyor. Yakın akraba konak türlerinde bu biyolojik engellerin aşılması kimi durumlarda daha kolay hale gelebilir.
Yarasaları ilginç kılan, yalnızca memeli olmaları değil. Aynı zamanda çok sayıda tür içeren bir grup olmaları, bazı türlerin büyük koloniler halinde yaşamaları, uzun ömürlü olmaları, uçabilmeleri ve bağışıklık sistemlerinin bazı viral enfeksiyonlara karşı sıra dışı özellikler göstermesi de yarasaları zoonoz araştırmalarında önemli hale getiriyor.
Yarasalar dünyadaki memeli türlerinin yaklaşık beşte birini (yüzde 20'sini) oluşturuyor. Yani dünya üzerindeki her beş memeli türünden yaklaşık biri yarasa. Bu da aynı zamanda olağanüstü bir tür çeşitliliğine sahip oldukları anlamına geliyor. Bu sayede patojenler için devasa bir mutasyon havuzu oluşturabiliyorlar.
Ölümcül virüsleri ölmeden nasıl taşıyorlar?
Yarasaları bilim insanları açısından özellikle ilginç kılan özelliklerden biri, bazı türlerin belirli viral enfeksiyonları belirgin hastalık belirtileri göstermeden tolere edebilmesi.
Araştırmalar bunun yarasaların bağışıklık sistemlerinin kendine özgü özellikleriyle bağlantılı olabileceğini gösteriyor. Ancak bütün yarasaların bütün virüslere karşı hastalanmadan yaşayabilmesi de mümkün değil, bu durum virüse ve yarasa türüne göre değişiyor.
Aktif uçuş, uçabilen tek memeli türü olan yarasa için de en enerji yoğun hareket biçimlerinden biri. Yarasa uçarken metabolizma hızı dinlenme düzeyinin 15 ila 16 katına kadar çıkabiliyor. Bu sırada çok fazla enerji tüketiliyor, oksidatif stres oluşuyor ve hücrelerde DNA hasarı yaratabilecek süreçler devreye giriyor.
Uçuş sırasında vücut sıcaklığı da yükseliyor. Bazı yarasalarda aktif uçuş sırasında sıcaklık 40 ila 42 derece civarına ulaşabiliyor.
Bilim insanlarına göre, uçabilmek için geliştirilen bu fizyoloji, yarasaların virüslere verdiği bağışıklık yanıtını da değiştirmiş olabilir.
Bir virüs insana bulaştığında hasarın tamamını doğrudan virüs oluşturmuyor. Bazen bağışıklık sisteminin virüse verdiği aşırı inflamatuvar yanıt da dokulara ciddi zarar veriyor.
Yarasaların bağışıklık sisteminde ise inflamasyonu tetikleyen bazı mekanizmaların diğer memelilere göre daha baskılanmış olduğu görülüyor. Örneğin NLRP3 inflammazomu adı verilen ve inflamasyonun başlatılmasında rol oynayan sistemin yarasalarda daha düşük aktivite gösterdiği saptanmıştı.
Bir başka önemli farklılık ise interferon sisteminde. İnterferonlar hücrelerin viral enfeksiyonlara karşı kullandığı temel savunma araçlarından. Bazı yarasa türlerinde antiviral mekanizmaların enfeksiyon ortaya çıkmadan önce bile daha hazırlıklı durumda bulunabildiğine ilişkin bulgular elde edilmişti. Ancak bunun bütün yarasa türleri için geçerli evrensel bir özellik olmadığı son yıllardaki çalışmalarla daha net hale geldi.
İşte bu türden farklılıklar, yarasayı öldürmeyen bir virüsün, insana geçtiğinde ölümcül olabilmesinin arkasında yatan mekanizmayı oluşturuyor.