Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Avrupa hükümetleri akaryakıt fiyat şokunu hafifletmek için ne yapıyor

ARŞİV - Bir müşteri, 17 Eyl. 2026 Perşembe günü Fransa’nın Lille kentinde bir benzin istasyonunda aracının deposunu dolduruyor.
ARŞİV - Bir müşteri, 17 Eylül 2026 Perşembe günü Fransa'nın Lille kentindeki bir benzin istasyonunda aracının deposunu dolduruyor. -  ©  AP Photo/Jean-Francois Badias, File
© AP Photo/Jean-Francois Badias, File
By Doloresz Katanich & AP
Yayınlanma Tarihi •Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Avrupa hükümetleri, rekor benzin ve dizel fiyatlarının etkisini hafifletmek için akaryakıt vergilerini düşürüp sübvansiyonlar sağlıyor, enerji kurallarını gevşetiyor. Fransa, Almanya ve İspanya desteği artırırken, AB olası ABD dizel ihracat kısıtlamaları riskiyle karşı karşıya.

Orta Doğu’da ve Ukrayna’da devam eden savaşlar, Avrupa genelinde hükümetleri, ekonomilerini, şirketleri ve hanehalklarını rekor benzin ve dizel fiyatlarından korumak için sübvansiyonlar getirmeye, vergileri değiştirmeye ve politikaları gözden geçirmeye itiyor.

REKLAM
REKLAM

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’ne (OECD) göre, İran savaşının başlangıcından bu yana dünya genelinde ülkeler, azalan enerji arzı ve fırlayan akaryakıt fiyatlarının ekonomik etkisini sınırlamak için devreye girdi. OECD’nin çarşamba günü yayımladığı bir rapora göre, ekonomik hasarı sınırlamak için en fazla önlem alan 10 ülkenin yedisi Avrupa Birliği içinde yer alıyor.

Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail İran’a saldırmadan önce de, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı küresel enerji arzını zaten sekteye uğratmış ve Avrupa’da büyük bir dalgalanma yaratmıştı. AB, kullandığı petrolün neredeyse tamamını ve doğal gazının yüzde 85’ini ithal ediyor. Birliğin istatistik ofisine göre, toplamda ithalat, blokun enerji ihtiyacının yüzde 57’sini karşılıyor; yerli üretimin önemli bir bölümü ise yenilenebilir ve nükleer kaynaklardan geliyor.

Pompadaki fiyatlar bazı Avrupa ülkelerinde rekor seviyelere çıkarken, Avrupalıların sabrı giderek tükeniyor. Kampanya grubu Transport & Environment’a göre, AB’de sürücüler yalnızca dizel için günde 203 milyon avro fazladan harcıyor.

Kuruluşun analistlerinden Antony Froggatt, ABD’nin, kendi yarattığı krizde en az kırılgan ülke olmasının 'acı bir ironi' olduğunu, buna karşılık faturayı bir kez daha Avrupa ekonomisinin ödediğini söyledi.

Bazı Avrupa hükümetleri, ülkelerinin mevcut enerji krizini atlatmasına yardımcı olmak için milyarlar harcıyor.

Brüksel’deki AB liderleri, üye ülkelere, hanehalklarına ve tarım, ulaşım, balıkçılık gibi enerji yoğun sektörlere devlet yardımı sağlama konusunda geçici takdir yetkisi tanıdı.

Ayrıca, enerji güvenliğini güçlendiren ve blokun uzun vadede ithal petrol ve doğal gaza bağımlılığını azaltan yatırımlar için AB harcama kurallarında sınırlı esneklik de sundular.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, geçen hafta yaptığı yıllık Avrupa Birliği’nin Durumu konuşmasında, artan enerji fiyatları ile borçlanma maliyetlerinin hem insanlar hem de işletmeler için ağırlaştığını söyledi.

Von der Leyen, 'Yenilenebilirler, nükleer, biyometan ve diğerleri olsun, uygun fiyatlı, yerli ve temiz enerjimize iki kat daha fazla ağırlık vermemiz gerekiyor; böylece bağımsızlık kazanıp enerji fiyatlarını aşağı çekebiliriz' dedi.

Fransa, dizel kullanıcıları ve sık araç kullananlara yardımı genişletiyor

Fransa, tüketicileri ve yakıtı yoğun kullanan işletmeleri daha yüksek fiyatlara karşı korumak için giderek genişleyen, hedefli önlemler paketi benimsedi.

Fransız hükümeti salı günü, yardım önlemlerini genişletmek için 450 milyon avroluk bir paket açıkladı. İşe gidiş gelişte günde 30 kilometreden fazla yol yapan ya da mesleki olarak yılda 8 bin kilometreden fazla araç kullananlara yönelik, gelir bazlı desteklerin kapsamı genişletildi. Hükümete göre bu genişleme, yıl sonuna kadar yakıt maliyetlerini karşılamaya yardımcı olmak üzere 100 avroluk ödemelere hak kazanan çalışan sayısını 5,5 milyona çıkarıyor.

Yeni paket, çiftçiler, balıkçılar ve inşaat şirketleri için sağlanan yakıt sübvansiyonlarını da yıl sonuna kadar uzattı. Kış dönemindeki enerji faturalarını ödemelerine yardımcı olmak için 5,8 milyon haneye, 48 ile 277 avro arasında değişen tutarlarda enerji çekleri üç ay önceden verilecek.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, dizel ve kerosen üretimini artırmaya yardımcı olmak amacıyla, yoğunluk, kükürt içeriği ve diğer kriterlere ilişkin AB yakıt kalite standartlarının gevşetilmesini değerlendirmesi için von der Leyen’e çağrıda bulundu. AB, COVID-19 pandemisi sırasında benzer bir adım atmıştı.

Associated Press’e göre Macron, AB yürütme organına gönderdiği mektupta, İran kıyılarındaki Hürmüz Boğazı tanker trafiğine yeniden açılmaz ve Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’e uzanan Doğu-Batı boru hattı onarılmazsa, küresel petrol piyasasında yakında 'çok güçlü fiyat artışları' görüleceği uyarısında bulundu.

Macron ayrıca, standart dizel yakıtta geleneksel biyo­dizel oranına getirilen AB sınırının yüzde 7’den yüzde 10’a çıkarılmasını da talep etti.

Almanya ve İspanya akaryakıt vergilerini düşürüyor

Almanya’da iki aylık akaryakıt vergi indirimi dönemi haziran sonunda sona ermişti. Hükümet geçen hafta, 1 Ekim’den yıl sonuna kadar benzin ve dizel fiyatlarını litre başına 17 sent düşürecek yeni bir vergi indirimi üzerinde uzlaştı. Alman hükümeti, yeni indirimin maliyetinin 2,5 milyar avro olacağını açıkladı.

Hükümet ayrıca, petrol sektörüyle, 1 Ocak’a kadar bir akaryakıt fiyat tavanı getirilmesi olasılığı üzerine görüşmeler yapılacağını duyurdu. Belçika ve Lüksemburg’da benzer fiyat tavanları onlarca yıldır yürürlükte.

İspanya hükümeti de, iç enerji fiyatları üzerindeki İran savaşının etkilerini sınırlamak için mart ayında açıkladığı 5 milyar avroluk (5,7 milyar dolar) paketin parçası olan benzin ve dizel vergi indirimlerini uzattı.

Vergi indirimi, bu ay litre başına 5 sent düzeyinde uygulanıyor. Yıllık akaryakıt fiyat enflasyonunun yüzde 15’i aşması halinde, otomatik bir mekanizma ile indirim litre başına 20 sente çıkarılacak.

Hükümet, ulaştırma şirketleri, çiftçiler, hayvancılık üreticileri ve balıkçılar için sağlanan yakıt sübvansiyonlarını da uzattı.

ABD, AB’nin en önemli enerji tedarikçilerinden biri haline geldi

Ulusal yardım programlarına paralel olarak, AB ülkeleri, Uluslararası Enerji Ajansı’na üye 32 ülkenin, acil durum stoklarından piyasaya 400 milyon varil petrol sürme anlaşmasının bir parçası olarak stratejik rezervlerini de kullandı.

AB, Rusya’dan ithal edilen enerjiye bağımlılığını azaltmak için daha fazla yenilenebilir enerji üretmeye ve ekipman ile sanayiyi fosil yakıtlardan elektriğe geçirmeye çalışıyor.

Von der Leyen, elektrifikasyonun artmasının, 2040 yılına kadar AB’nin ithal petrol, gaz ve diğer fosil yakıtlar için ödediği yıllık faturayı 260 milyar avro (296,6 milyar dolar) azaltabileceğini söyledi.

AB, Rus enerjisine bağımlılığını azaltmaya çalışırken, Amerika Birleşik Devletleri’ne daha bağımlı hale geldi. Von der Leyen, geçen yıl Başkan Donald Trump’la, AB’nin üç yıl içinde 750 milyar dolar değerinde Amerikan enerjisi satın almasını öngören bir anlaşma yaptı.

İran savaşı, dizel için giderek daha fazla ABD’ye yönelen AB açısından bu ilişkiyi hem daha hayati hem de daha karmaşık hale getirdi. Trump’ın, iç piyasadaki fiyatları düşürmek amacıyla ABD’den dizel ihracatına yasak getirilmesini desteklemesi, yakıta alternatif kaynaklar bulmak zorunda kalacak blokta endişe yarattı.

Brüksel, denizaşırı dizel satışlarının askıya alınması planından vazgeçilmesi için Washington nezdinde lobi faaliyetleri yürütüyor.

Avrupa Komisyonu sözcüsü Olof Gill, perşembe günü yaptığı açıklamada, 'Bunun kötü bir fikir olduğuna inanıyoruz. Enerji alanında AB-ABD işbirliği güçlü, istikrarlı ve karşılıklı faydaya dayanıyor. Herhangi bir kesinti her iki tarafı da olumsuz etkileyebilir' dedi.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Küresel vatandaşlar için en iyi vergi koşullarını hangi ülkeler sunuyor, Almanya neden son sırada?

The Economist: 'Türkiye gelişmekte olan piyasa statüsünü kaybedebilir'

Çalışma: ECB konuşmaları ve röportajları kararlar kadar piyasaları hareketlendiriyor