Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Açık deniz rüzgar türbinleri kaç kuş öldürüyor: Bilim insanları termal kameralarla ölçüyor

9 Mart 2021 Salı günü gün doğumunda, Kuzey Denizi kıyısındaki Bordelum'da Soenke-Nissen-Koog rüzgâr çiftliğinde türbinler görülüyor.
9 Mart 2021 Salı günü gün doğumunda, Kuzey Denizi kıyısındaki Bordelum'da Soenke-Nissen-Koog rüzgar sahasında türbinler görülüyor. -  ©  (c) Copyright 2021, dpa (www.dpa.de). Alle Rechte vorbehalten
© (c) Copyright 2021, dpa (www.dpa.de). Alle Rechte vorbehalten
By Liam Gilliver
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Bir yıl süren araştırma, açık deniz rüzgar santrallerinin oluşturduğu tehdidi ölçmek için Kuzey Denizi’ni aşan milyonlarca kuşu gözlemledi.

Avrupa, açık deniz rüzgar enerjisinde dünyanın lideri konumunda; kıta genelinde kurulu kapasite 30 gigavattan (GW) fazla ve bu miktar, her yıl 26 milyondan fazla haneye elektrik sağlamak için yeterli.

REKLAM
REKLAM

Bu yılın başında Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, İzlanda, İrlanda, Lüksemburg, Hollanda, Norveç ve Birleşik Krallık, 2050 yılına kadar Kuzey Denizi’nin paylaşılan sularında 100 GW’lık ortak açık deniz rüzgar projeleri hayata geçirme sözü verdi.

Hamburg Deklarasyonu olarak bilinen 9,5 milyar avroluk plan, Kuzey Denizi’ni dünyanın “en büyük temiz enerji rezervi”ne dönüştürmeyi ve Avrupa’da 1 trilyon avroluk sermayeyi harekete geçirmeyi hedefliyor.

Peki, fosil yakıtsız bir geleceğe doğru izlediğimiz yol, halihazırda insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle sayıları hızla düşen kuşları tehlikeye atıyor olabilir mi?

Açık deniz rüzgar türbinleri kuşlar için tehdit mi?

Kuşların türbinlerle çarpışmalarına ilişkin çalışmaların çoğu, karadaki rüzgar santrallerine odaklanıyor. Oysa her yıl milyonlarca ötücü kuş, ilkbahar ve sonbahar göç dönemlerinde, çoğunlukla gece saatlerinde Kuzey Denizi’ni aşıyor.

Deniz üzerinde çarpışmaları tespit etmek, ışık eksikliği ve uzak konum nedeniyle zor olabiliyor.

Buna karşın, yeni bir yıl süren pilot çalışma, araştırmacıların bu küçük kuşları ve yarasaları karanlık saatlerde, daha büyük kuşları ise gündüzleri, termal kameralar ile yapay zekanın (YZ) birleşimini kullanarak tespit etmesine olanak sağladı.

Enerji şirketi Vattenfall tarafından başlatılan çalışma, Hollandse Kust Zuid açık deniz rüzgar sahasında Wildlife Imaging Systems (WIS) ve Wageningen University & Research (WUR (kaynak İngilizce)) işbirliğiyle yürütüldü.

WIS, açık deniz rüzgar türbinine tüm açıları kapsayacak şekilde 16 termal kamera yerleştirdi ve bunlar günde 24 saat çalıştı. YZ ile birleştirilen sistem, kuş hareketlerini gece gündüz, sis veya yağmur gibi kötü görüş koşullarında bile tespit edip yorumladı.

Çeşitli kuşlar uçuyor. Bir martı kameranın hemen önünden uçarak geçiyor; muhtemelen türbinde dinlendikten sonra havalanıyor; diğer izler kuşları ve böcekleri gösteriyor.
Çeşitli kuşlar uçuyor. Bir martı kameranın hemen önünden uçarak geçiyor; muhtemelen türbinde dinlendikten sonra havalanıyor; diğer izler kuşları ve böcekleri gösteriyor. Wageningen University & Research

“Biyoçeşitliliğin korunması, enerji dönüşümünün önemli bir parçası” diyor Wageningen University & Research’te kuş ekolojisi araştırmacısı Karen Krijgsveld.

“Karada, kuşların türbinlere ne zaman ve neden çarptığı, hangi türlerin en büyük risk altında olduğu konusunda epey bilgiye sahibiz. Açık deniz rüzgar enerjisi genişlemeye devam ederken, aynı bilgiyi deniz için de geliştirmemiz gerekiyor.”

Yaklaşık bir yıllık izleme sürecinde, hem ilkbahar hem sonbahar göç sezonlarını kapsayan dönemde, 22 olası kuş çarpışması tespit edildi; bunlardan ikisi doğrulandı, biri ise yüksek olasılıklı kabul edildi.

“Şimdiye kadar açık denizdeki kuş çarpışmalarına ilişkin tahminler ağırlıklı olarak teorik modellere dayanıyordu” diyor Vattenfall’da biyobilim uzmanı Jesper Kyed Larsen.

“Denizde, geride kalıntı olmadığı için ölümleri doğrulamak son derece zor. Bu çalışma, çarpışma tahminlerini geliştirmek ve etkili azaltım önlemlerini güvence altına almak için gereken ampirik verilerin nasıl elde edilebileceğini gösteriyor.”

Çalışma, çarpışmaların nadir olduğunu ya da bu ilk sonuçların tek bir türbinden alınmış olmasına rağmen her yere uygulanabileceğini iddia etmiyor. Birincil amaç, teknolojinin gerçek açık deniz koşullarında nasıl performans gösterdiğini test etmekti.

Ancak Alman Açık Deniz Rüzgar Enerjisi Birliği’nin (BWO) yürüttüğü önceki bir çalışma da benzer sonuçlar ortaya koydu.

Araştırmacılar, radar ve YZ tabanlı kameralar kullanarak bir buçuk yılda dört milyondan fazla kuş hareketini analiz etti. Göçmen kuşların yüzde 99,8’inden fazlasının rüzgar türbinlerinden güvenilir biçimde kaçındığı tespit edildi.

Vattenfall daha önce, İskoçya’nın Aberdeen kenti yakınlarındaki bir açık deniz rüzgar sahasında başka bir çalışma yürüttü. Haziran 2023’ten Aralık 2024’e kadar geçen 19 aylık dönemde, bir türbinin video kayıtları YZ destekli analizlerle incelendi.

İzlenen türbinin yakınındaki toplam 2.007 kuş uçuş rotası değerlendirildi ve hiçbir çarpışma saptanmadı.

Avrupa nesli tehlike altındaki kuşlarını nasıl koruyabilir?

Her üç çalışma da açık deniz rüzgar sahalarının kuşlar üzerindeki etkisinin çok sınırlı olduğunu gösterse de, doğa korumacılar, nesli tehlike altındaki türleri korumaya yardımcı olacak önlemlerin yine de hayata geçirilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor.

Birleşik Krallık kıyılarında ve adalarında üreyen 26 deniz kuşu türünün 10’u, halihazırda tehlike altında olan türler listesinde yer alıyor.

Norveç’te karadaki, 68 türbinden oluşan Smola rüzgar sahasında 2020 yılında her türbinde bir kanat siyaha boyanarak kuşlar için daha görünür hale getirildi. Girişimin, boyama öncesinde kaydedilen 11 kuş ölümü sayısını, sonrasında altıya düşürerek kuş ölümlerini yüzde 70 gibi çarpıcı bir oranda azalttığı görüldü.

Bazı eleştirmenler, rüzgar sahalarını daha görünür kılmanın kuşların göç güzergâhlarını etkileyebileceğini, onların türbinlerin etrafından dolanmak için daha uzun yollar kat etmeye zorlanacağını savunuyor. Bu da daha fazla enerji harcamaları ve yavrularına dönmelerinin daha uzun sürmesi anlamına geliyor.

Diğer önlemler arasında türbinlerin hassas habitatlardan uzak yerlere kurulması ve göç yollarının en baştan kaçınılması yer alıyor. Termal kameralar ve radar da bu türbinlerin uçan dostlarımız için oluşturduğu riski daha ayrıntılı incelemek amacıyla kullanılabiliyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Hollandalı hayvancılar, ısınan iklime ve çöken turbalıklara çözüm için pirince yöneliyor

Avrupa gaz bağımlılığını bitiriyor: Elektrik vergileri düşünce ısı pompası satışları artıyor

Güneş enerjisi su altında çalışabilir mi? Bilim insanları panelleri denizin 10 metre altında test ediyor