CHP, Halk TV’ye kayyum kararına ilişkin açıklamasında, kayyum atayanları eleştirmek yerine partiyi hedef alanlara tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu son olarak kanalın sahibi Mahiroğlu'nu hedef alarak kanalı 'yalan haber yapmakla' suçlamıştı. CHP açıklamasında, 'Bize saldırmanın maliyeti yoktur,' denildi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Halk TV’ye kayyum atanmasıyla ilişkili olarak yaptığı açıklamada CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na gelen eleştirilere ilişkin olarak, "Bize saldırmanın bir maliyeti yoktur," açıklaması yaptı.
Kemal Kılıçdaroğlu dört gün önce katıldığı KRT yayınında Halk TV’yi işaret etmiş ve kanalı "24 saat yalan haber yapmak" ile suçlamıştı.
CHP Grup Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Kanala kayyum atayanları eleştirmek yerine Erdoğan’ı eleştirmek yerine Cumhuriyet Halk Partisi’ne saldırmayı tercih edenleri de görüyoruz. Bize saldırmanın bir maliyeti yoktur; kayyum atayanları eleştirmenin ise açık bir bedeli vardır," denildi.
Açıklamada, "Bu kolaycılığı anlıyoruz ancak gerçekle yüzleşmenin yerini tutmaz," ifadeleri kullanıldı.
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlık koltuğuna geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu, kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu'nu hedef almıştı.
Halk TV'yi hedef göstermekle suçlanan Kemal Kılıçdaroğlu katıldığı canlı yayında şu sözleri dile getirmişti:
"Halk TV var biliyorsunuz. Sahibi niye Türkiye’ye gelmiyor? Sahibi yabancı ülkede olup da kendi ülkesinde yayın yapan bir televizyon sahibi dünyanın hangi ülkesinde var? Hangi ülkesinde var? Günün 24 saati yalan haber yapıyor. İzlemiyorum ben. Olmaz, olmaz. Doğru haber vereceksiniz. Yalan haber yapıyor. RTÜK’e bizim arkadaşlar ‘Ya bu yalandır,’ diye söylediler. RTÜK, ‘Bizim görev alanımıza girmez,’ diye bize bir yazı yazdı. E, görev alanına girmiyorsa istediği gibi yayın yapsın. Yayın yapıyor."
Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu ise Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına tepki göstererek, “Sen, Türkiye siyasetinin başına gelmiş en talihsiz vakasın,” demişti.
'Muhalif medyaya dönük sistematik baskı'
CHP tarafından yapılan açıklamada, kanala yönelik operasyon "muhalif medyaya dönük sistematik baskının yeni ve utanç verici bir halkası" olarak nitelendirildi.
Kanal sahibi Cafer Mahiroğlu'nun ticari faaliyetlerine ilişkin soruşturmalar gerekçe gösterilerek uygulanan el koyma işleminin halkın haber alma özgürlüğüne “ağır ve doğrudan bir darbe” indirdiği savunuldu.
Açıklamada, kanal çalışanlarının binaya alınmaması da eleştirildi.
Çalışanların “potansiyel suçlu muamelesi görerek iş yerlerine girmelerinin engellenmesi”nin medya tarihinin kara sayfalarına ekleneceği belirtilirken, “Medya kuruluşları itibar müesseseleridir; keyfî müdahalelere açık hedefler değildir” ifadeleri kullanıldı.
CHP, kanalın canlı yayın akışının durdurulmasına da tepki göstererek, “Kanalın canlı yayınının engellenmesi kabul edilemez. Yayın politikası, kanalın kendi habercileri dışlanarak ve dışarıdan dayatılarak belirlenemez," ifadelerini dile getirdi.
Çalışanların özlük haklarının korunmasının öncelik olduğunu belirten CHP, "Bir yayın kuruluşunun haberlerini eleştirmek, yanlış bulduğumuz yayınlara itiraz etmek ve yasal haklarımızı kullanmak, demokratik hayatın doğal bir parçasıdır. Ancak bir kuruma ilişkin iddialar; savunma hakkı, masumiyet karinesi ve hukuki güvenceler çerçevesinde değerlendirilmelidir," açıklamasını yaptı.
CHP, olayın gerekçeleri ve soruşturmanın kapsamı açıklığa kavuşmadan peşin hüküm verilmesinin hukuku ayaklar altına almak anlamına geleceğini savundu.
CHP Grup Başkanlığı, "kişilere ve kurumlara göre değişmeyen bir hukuk anlayışını savunduklarını" belirterek yetkili kurumlara süreci hukuka uygun ve şeffaf yürütme, kamuoyunu doğru bilgilendirme çağrısı yaptı.
Açıklama, “Türkiye’nin ihtiyacı; güven veren bir hukuk düzeni, şeffaflık ve demokratik kurumların güçlendirilmesidir” ifadeleriyle sona erdi.
CHP, Halk TV sürecini yakından izleyeceğini ve halkın haber alma özgürlüğüyle medya çalışanlarının haklarına zarar verecek adımlara karşı duracağını bildirdi.