Savcılık, Mahiroğlu hakkında rüşvet, ihaleye fesat ve suç gelirlerini aklama soruşturmasında 14,4 milyon liralık kayıtsız rüşvet iddia etti. Mahiroğlu’yla bağlantılı şirketlere el konuldu ve TMSF kayyum olarak atandı. Mahiroğlu ise yaptığı açıklamada hakkındaki 'iddiaların asılsız olduğunu' söyledi
Halk TV’nin İstanbul’daki merkez binasına çarşamba günü polis ekipleri girdi ve kanala kayyum atandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin açıklamasında, Mahiroğlu’nun İzmir Büyükşehir Belediyesi bağlantıları üzerinden BUSTECH’in kurulmasını sağladığı, ihalelerden haksız menfaat elde ettiği ve 14,4 milyon lira kayıtsız rüşvet aldığı iddialarına yer verdi.
Aynı zamanda 17 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, bu kişilerden 11'inin gözaltına alındığı geri kalan dört kişinin yurt dışında, birinin ceza infaz kurumunda bulunduğu, bir şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen soruşturmada, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği belirtildi.
Başsavcılık, Mahiroğlu’nun İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdindeki bağlantılarını kullanarak BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri AŞ’nin kurulmasını sağladığı ve şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği yönünde bulgulara ulaşıldığını açıkladı.
Belediye ihaleleriyle bağlantılı işlemler üzerinden haksız menfaat sağlandığı öne sürüldü.
Açıklamada, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak 14 milyon 464 bin lira tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığı iddia edildi.
BUSTECH üzerinden alınan işlerde ihale bedellerinin üzerinde ödemeler gerçekleştirildiği ve elde edilen gelirlerin Mahiroğlu’na ya da bağlantılı olduğu değerlendirilen şirketlere aktarıldığı belirtildi.
Şirketlerin işlem hacmi 30,3 milyar lirayı aştı
MASAK verilerine dayandırılan açıklamada, Mahiroğlu’nun ortak veya yönetici olduğu şirketlerin toplam işlem hacminin 30 milyar 352 milyon 37 bin 389 lira 15 kuruş olduğu bildirildi.
Mahiroğlu’nun kişisel banka hesaplarında 459 işlemle 1 milyar 62 milyon 260 bin 3 lira 28 kuruş para girişi, 564 işlemle 1 milyar 118 milyon 591 bin 33 lira 88 kuruş para çıkışı tespit edildiği kaydedildi.
Mahiroğlu’nun yöneticisi olduğu şirketler üzerinden yurt dışına yüksek hacimli döviz transferleri yapıldığı; kendisinin, birinci derece yakınlarının ve bağlantılı şirketlerin hesaplarında yüksek tutarlı uluslararası SWIFT işlemleri bulunduğu belirtildi.
Savcılık, malvarlığı edinimleriyle beyan edilen gelirler arasında da uyumsuzluk tespit edildiğini açıkladı.
Başsavcılık ayrıca Mahiroğlu hakkında, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik ayrı bir soruşturma kapsamında “ihaleye fesat karıştırma” suçundan aranma kaydı bulunduğunu ve 10 Mart 2025’te yurt dışına çıktığının belirlendiğini bildirdi.
17 kişi hakkında gözaltı kararı
Soruşturma kapsamında 17 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği, 14 Ekim sabahı düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 11 kişinin gözaltına alındığı açıklandı.
Dört şüphelinin yurt dışında, birinin ceza infaz kurumunda bulunduğu, bir şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü belirtildi.
Başsavcılık, Mahiroğlu’nun ortağı, yöneticisi ya da ilişkili olduğu belirlenen şirketlere sulh ceza hâkimliği kararıyla el konulduğunu ve TMSF’nin bu şirketlere kayyum olarak atandığını duyurdu.
Kayyum kararına tepkiler
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’ye polis baskını düzenlenip kayyum atanmasını “ancak diktatörlerin yapacağı iş” olarak nitelendirdi.
Ekonomik kriz ve geçim sıkıntısı sürerken, Türkiye’nin en büyük siyasi davasında savunmaların başlayacağı gün böyle bir adım atıldığını belirten Özel, kanal ve çalışanlarıyla dayanışma mesajı verdi. Açıklamasını “Millet kazanacak, darbeciler, vesayetçiler yenilecek” sözleriyle tamamladı.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, kayyum kararını basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına açık müdahale olarak değerlendirdi.
Türkiye’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 163. sırada olduğunu hatırlatan Yavaş, Anayasa’nın 28. maddesindeki “Basın hürdür, sansür edilemez” hükmüne işaret etti.
DİSK Basın-İş, kayyum atanmasını ve yayının durdurulmasını “basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını hedef alan kabul edilemez bir müdahale” diye nitelendirdi.
Geçen yıl TELE1’e yönelik uygulamanın Halk TV’de tekrarlandığını savunan sendika, kararın yüzlerce basın emekçisinin işini ve geleceğini de etkilediğini belirterek çalışanlarla dayanışma çağrısı yaptı.
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) da kayyum kararını siyasi iktidarın kullandığı hukuksuzluğun basın özgürlüğünü bir kez daha hedef alması olarak değerlendirdi.
Sabah saatlerinde polisin kanala girmesini ve yayına müdahale edilmesini “zorbalık” olarak nitelendiren sendika, “Bu zorbalığı kabul etmiyoruz” ve “Basın hürdür, sansür edilemez” ifadelerini kullandı.
Mahiroğlu: Hakkımdaki iddialar asılsız
Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, hakkındaki soruşturma iddialarını reddederek, "MASAK raporlarına dayanak gösterilerek ortaya atılan tüm iddialar asılsızdır. Yargının bir silah olarak kullanılması Türkiye'ye verilen en büyük zarardır," dedi.
Yedi aile üyesinin de gözaltına alındığını öne süren Mahiroğlu, Sivas'ın Gürün ilçesinde yaşayan 70 yaşındaki ağabeyinin evinden gözaltına alındığını söyledi. Mahiroğlu, "Saldırı sadece bana yönelik olmadı," ifadelerini kullandı.
Halk TV’yi geri almak için mücadele edeceklerini belirten Mahiroğlu, "Halk TV bizimdir, Halk TV sizindir. Kanalımızı geri alacağız ama mutlaka alacağız," dedi ve izleyicileri kanala sahip çıkmaya çağırdı.
Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik ise "Tarih sizi ve sinsiliğinizi asla unutmayacak," ifadelerini kullandı.
Cafer Mahiroğlu kimdir?
1966’da Sivas’ta doğan ve 1984'te (18 yaşında) İngiltere’ye konfeksiyon sektöründe çalışmak için işçi olarak giden Cafer Mahiroğlu, orada ütücülük ve makine işçiliği yaptı.
Bir süre çalıştıktan sonra, daha önce çalıştığı konfeksiyon atölyesini satın alan Cafer Mahiroğlu, 1991’de Armondi Tekstil’i devralarak kendi işini kurdu. 1990’larda Türkiye’de Avrupalı markalar için fason üretim yaptıklarını, daha sonra kendi markalarına yöneldiklerini anlatmıştı.
Mahiroğlu’nun iş dünyasında öne çıkan yatırımlarından biri 2007'de finansal sıkıntıya giren İngiltere merkezli moda zinciri Select oldu.
Mahiroğlu, ayrıca 2017’de yılında şu an kapalı olan e-ticaret platformu Markafoni’yi 30 milyon TL’ye satın almıştı.
Tekstil ve perakende yatırımlarının ardından medya sektörüne yöneldi ve 2020’de Halk TV’yi satın aldı.
2022’de Independent Türkçe’den Nevzat Çiçek'e konuşan Mahiroğlu, kendisini CHP’li olarak tanımlamıştı. Mahiroğlu, Halk TV’nin ise kendi siyasi kimliğinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştu.