Bize Ulaşın
Reklam

Polonya'da Anayasa Mahkemesi krizi: Polis binayı kuşattı, Cumhurbaşkanı yurt dışı ziyaretini yarıda kesti

Telif hakkı 2017 The Associated Press. Tüm hakları saklıdır
Telif hakkı 2017 The Associated Press. Tüm hakları saklıdır -  ©  Trybunał Konstytucyjny
© Trybunał Konstytucyjny
By Agata Todorow
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Polonya'da yargı krizi yargı krizi, Anayasa Mahkemesi Başkanı ve Başkan Yardımcısı'nın görevlerinin askıya alındığının duyurulmasıyla yeni bir boyuta taşındı. Olay üzerine Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki Senegal ziyaretini yarıda kesti.

Polonya'da yıllardır devam eden yargı krizi, Anayasa Mahkemesi Başkanı ve Başkan Yardımcısı'nın görevlerinin askıya alındığının duyurulmasıyla yeni bir boyuta taşındı. Mahkeme binası önünde geniş güvenlik önlemleri alınırken, Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki Senegal ziyaretini yarıda keserek ülkeye dönme kararı aldı. Muhalefet yaşananları "darbe girişimi" olarak nitelendirirken, Başbakan Donald Tusk hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmekte kararlı olduklarını söyledi.

REKLAM
REKLAM

Polonya'nın başkenti Varşova'da 30 Ekim Cuma günü Anayasa Mahkemesi çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Çok sayıda polis, Szucha Caddesi'ndeki mahkeme binasının önünde konuşlandırıldı.

Polis müdahalesi, Anayasa Mahkemesi'nin resmi internet sitesinde yayımlanan tartışmalı bir duyurunun ardından denk geldi.

Duyuruda, Mahkeme Başkanı Bogdan Święczkowski ile Başkan Yardımcısı Bartłomiej Sochański'nin görevlerini yerine getirmelerine ara verilmesi yönünde karar alındığı bildirildi.

Kararın, mahkemenin yönetimini geçici olarak üstlendiği belirtilen yargıç Anna Korwin-Piotrowska tarafından verildiği öne sürüldü.

Ancak açıklamanın ardından mahkemenin yönetiminde kimin söz sahibi olduğu konusunda ciddi bir anlaşmazlık ortaya çıktı.

Mahkemeden karşı açıklama: 'İnternet sitemiz hukuka aykırı biçimde ele geçirildi'

Anayasa Mahkemesi'nin X hesabından yapılan açıklamada, kurumun resmi internet sitesinin "hukuka aykırı biçimde ele geçirildiği" iddia edildi.

Açıklamada, Bogdan Święczkowski'nin mahkeme başkanlığı, Bartłomiej Sochański'nin ise başkan yardımcılığı görevini sürdürdüğü savunuldu.

Ayrıca Anna Korwin-Piotrowska'nın Anayasa Mahkemesi yargıcı olmadığı ileri sürüldü.

Açıklamayı yapanlar, mahkemenin yönetimini değiştirmeye yönelik girişimleri "darbe suçu" olarak nitelendirdi.

Polonya basınından Fakt ise tartışmalı duyurunun mahkemenin internet sitesine kim tarafından yerleştirildiğinin ve kararların hukuki sonuçlarının henüz netlik kazanmadığını aktardı.

Başsavcıdan dokunulmazlıkların kaldırılması talebi

Krizin yaşandığı gün Polonya Başsavcısı Waldemar Żurek de Anayasa Mahkemesi'ne beş ayrı dokunulmazlık dosyası gönderdiğini duyurdu.

Başsavcının açıklamasına göre bunlardan dördü, Anayasa Mahkemesi Başkanı Bogdan Święczkowski'nin cezai sorumluluğunun araştırılabilmesi için dokunulmazlığının kaldırılmasını öngörüyor.

Beşinci başvuru ise Başkan Yardımcısı Bartłomiej Sochański'yi hedef alıyor.

Żurek, toplam 224 sayfadan oluşan başvurulara 50 cilt dava dosyasının eşlik ettiğini açıkladı.

Belgelerin tamamının Anayasa Mahkemesi'nde en uzun görev süresine sahip yargıca teslim edildiği bildirildi.

Polis neden mahkeme önünde?

Polonya Emniyet Genel Müdürlüğü, mahkeme çevresindeki polis hareketliliğinin gerekçesini X üzerinden yaptığı açıklamayla duyurdu.

Emniyete göre Başsavcı Waldemar Żurek, mahkeme yakınlarında düzenlenen protestolar nedeniyle kurumun güvenliğine özel önem verilmesini talep eden bir yazı gönderdi.

Aynı gün Anna Korwin-Piotrowska da emniyete başvurarak mahkeme binasında gerçekleştirilmesi planlanan işlemler sırasında yargıçların ve çalışanların can güvenliğinin tehlikeye girebileceği uyarısında bulundu.

Korwin-Piotrowska, kamu düzeninin bozulması riskine de dikkat çekerek güvenlik önlemleri alınmasını istedi.

Bunun üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü, gerekli önlemlerin alınması için Varşova Emniyet Müdürlüğü'ne talimat verdi.

Varşova polisi ise görevlilerin Anayasa Mahkemesi'nin bağımsızlığına saygı göstererek ve yasal yetkilerinin sınırları içerisinde hareket ettiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı, Senegal ziyaretini yarıda kesti

Varşova'daki gelişmeler üzerine Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Senegal'e gerçekleştirmekte olduğu seyahati yarıda kesme kararı aldı.

Dakar'a gitmek üzere uçakta olan Nawrocki, X hesabından yaptığı açıklamada, "Böyle bir anda Cumhurbaşkanı'nın Polonya'da olması gerekiyor. Senegal uçuşumu yarıda kesiyorum. Geri dönüyorum," ifadelerini kullandı.

Muhalefetteki Hukuk ve Adalet Partisi'nin (PiS) lideri Jarosław Kaczyński ise hükümeti çok daha sert sözlerle hedef aldı.

Kaczyński, yaşananları "Anayasa Mahkemesi'ne yönelik darbe" diye nitelendirdi.

Başbakan Donald Tusk'a bağlı güvenlik güçlerinin mahkemeye zor kullanarak girmeye çalıştığını ileri süren Kaczyński, Polonya'nın bir "polis devletine" dönüştüğünü savundu.

Muhalefet lideri, bu sürecin devam etmesi halinde ülkenin otoriterliğe, hatta totaliterliğe sürüklenebileceğini iddia etti.

Aşırı sağcı Konfederasyon'un lideri de hükümetin girişimlerini hukuka aykırı olarak değerlendirdi.

Konfederasyon lideri, "Tusk'ın Anayasa Mahkemesi'ne karşı yaptığı her şey açıkça hukuka aykırı ve muhtemelen düpedüz bir darbe," ifadelerini kullandı.

Muhalefet lideri ayrıca hem Tusk'ın hem de Kaczyński'nin gelecekte mahkemeler üzerinde herhangi bir etkisinin olmaması gerektiğini savundu.

Tusk: 'Hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmek zorundayız'

Başbakan Donald Tusk ise hükümetinin girişimlerini savundu.

X hesabından açıklama yapan Tusk, "Hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmek bizim görevimiz," dedi.

Önceki PiS iktidarını hukuksuzlukla suçlayan Tusk, şu ifadeleri kullandı:

"PiS'in yıllarca süren hukuksuzluğunun ardından bu zor, bazen sancılı ve kararlı adımlar gerektiren bir süreç. Başka bir yol yok."

Mahkeme Başkanı: Alınan bütün kararlar hukuka aykırı

Anayasa Mahkemesi Başkanı Bogdan Święczkowski de saat 20.00'den sonra mahkeme binasının önüne geldi.

Gazetecilere konuşan Święczkowski, Anna Korwin-Piotrowska'yı mahkemeyi yönetme yetkisini hukuka aykırı biçimde ele geçirmeye çalışmakla suçladı.

Mahkeme yönetimini üstlenmeye çalışan kişileri "yetki gaspçıları" olarak nitelendiren Święczkowski, "Bu yetki gaspçılarının aldığı bütün kararlar başından sonuna kadar hukuka aykırıdır," dedi.

Święczkowski ayrıca Cumhurbaşkanı Nawrocki'nin ülkeye dönmesinin ardından kendisiyle görüşeceğini açıkladı.

Mahkeme Başkanı, "Görüşmemizde hangi adımları atacağımıza karar vereceğiz," ifadelerini kullandı.

Polonya'daki Anayasa Mahkemesi krizi nasıl başladı?

Polonya'da Anayasa Mahkemesi'nin yapısı ve yargıçların atanma usulleri uzun yıllardır siyasi ve hukuki tartışmaların merkezinde.

Ülkede Anayasa Mahkemesi, yasaların anayasaya uygunluğunu denetlemekle görevli. Anayasaya göre kurum, parlamentonun alt kanadı Sejm tarafından dokuz yıllık görev süreleri için seçilen 15 yargıçtan oluşuyor.

Ancak özellikle eski PiS hükümeti döneminde gerçekleştirilen yargıç atamaları, mahkemenin bağımsızlığı ve bazı üyelerinin hukuki statüsü konusunda ciddi anlaşmazlıklara yol açtı.

2023'te iktidarın değişmesi ve Donald Tusk liderliğindeki koalisyon hükümetinin göreve başlaması da bu tartışmaları sona erdirmedi.

Krizin yeni aşaması Mart 2026'da yaşandı.

Polonya Parlamentosu, Anayasa Mahkemesi'ndeki boş kadrolara altı yeni yargıç seçti.

Bunlardan ikisi Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'nin huzurunda yemin ederek görevlerine başladı.

Ancak diğer dört yargıç Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na davet edilmedi.

Bunun üzerine söz konusu yargıçlar parlamentoda yemin ederek mahkemede görev yapmalarına izin verilmesini talep etti.

Parlamento, anayasal düzen uyarınca yargıçları seçme yetkisinin kendisine ait olduğunu, Cumhurbaşkanı'nın rolünün ise yeminlerini kabul etmekle sınırlı olduğunu savundu.

Cumhurbaşkanlığı ise bazı adayların seçim sürecinin hukuka uygunluğunu sorguladı.

Anlaşmazlık kısa süre sonra Anayasa Mahkemesi'nin içine de taşındı.

Mahkeme Başkanı Bogdan Święczkowski, dört yeni yargıcın statülerini tanımayarak davalara katılmalarına izin vermedi.

Bunun üzerine yargıçlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurdu.

AİHM, yargıçların görevlerini yerine getirmelerini engelleyen uygulamalardan kaçınılması yönünde geçici tedbir kararı verdi.

Ancak bu karar da anlaşmazlığı sona erdirmedi.

Son gelişmelerle birlikte Polonya'daki yargı krizi, mahkemeye kimin üye olabileceğine ilişkin tartışmanın ötesine geçerek Anayasa Mahkemesi'ni yönetme yetkisine kimin sahip olduğu ve devlet kurumlarının bu konuda hangi yetkileri kullanabileceği sorularına odaklandı.

Hükümet ve muhalefet arasındaki sert açıklamalar ise krizin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda siyasi bir güç mücadelesine dönüştüğünü gösteriyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

AP milletvekillerinden UCM’yi ABD yaptırımlarından koruma çağrısı

Polonya'da Anayasa Mahkemesi krizi: Polis binayı kuşattı, Cumhurbaşkanı yurt dışı ziyaretini yarıda kesti

Hitler’in Almanya’daki dağ evi ‘Kartal Yuvası’nda yangın: Bir kişi gözaltına alındı