Bize Ulaşın
Reklam

Hollywood, 86 yaşında hayatını kaybeden Patrick Stewart'ı anıyor

‘Uğurlar olsun, Kaptan’: Sir Patrick Stewart için yürekten taziye mesajları yağıyor
“İyi yolculuklar, Kaptan”: Sir Patrick Stewart için yürekten mesajlar yağdı -  ©  Paramount - Instagram - Marvel / 20th Century Fox
© Paramount - Instagram - Marvel / 20th Century Fox
By David Mouriquand
Yayınlanma Tarihi •Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Shakespeare oyunlarındaki onlarca yıla yayılan sahne kariyeriyle ve 'Star Trek' ile 'X-Men' serilerindeki ikonik rolleriyle tanınan İngiliz oyuncu Patrick Stewart'ın ölümünün ardından sanat dünyasından taziye mesajları geliyor.

Hollywood'dan ve dünyanın dört bir yanından taziye mesajları, 86 yaşında hayatını kaybeden efsanevi oyuncu Sir Patrick Stewart'ın ölümünün ardından gelmeye devam ediyor.

REKLAM
REKLAM

İki kez Olivier Ödülü kazanan ve Tony, Altın Küre ile SAG Ödülleri'ne birçok kez aday gösterilen usta oyuncu, Alzheimer hastalığı ve Lewy cisimcikli demansla geçen "kısa ve dokunaklı bir yolculuğun" ardından hayatını kaybetti.

İster Shakespeare oyunlarında sahne alsın, ister "Star Trek: The Next Generation"da bir yıldız gemisinin kaptanını, ister "X-Men" serisinde mutant bir telepatı canlandırsın; Stewart, rol aldığı her yapımda güçlü sahne varlığı, otoriter duruşu ve karizmasıyla öne çıktı.

Oyuncu, "Star Trek"teki Kaptan Jean-Luc Picard ve "X-Men" serisindeki Profesör Charles Xavier karakterlerinin yanı sıra "Antony and Cleopatra" oyununda Enobarbus ve David Tennant'ın Hamlet'ine karşı Claudius rolleriyle hafızalara kazındı.

Sinema kariyerinde ise John Boorman'ın "Excalibur", David Lynch'in "Dune" ve Mel Brooks'un "Robin Hood: Men in Tights" filmlerindeki performanslarıyla öne çıkan Stewart, Jeremy Saulnier'nin "Green Room" filminde canlandırdığı sakin ve soğukkanlı neo-Nazi lideri rolüyle de dikkat çekmişti.

Resmi "Star Trek" sosyal medya hesabı da Patrick Stewart için bir anma mesajı yayımladı.

Paylaşımda, "Bir ses. Bir varlık. Eşi benzeri olmayan bir kaptan" ifadelerine yer veren hesap, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sir Patrick Stewart, nesiller boyu hayranlarına yıldızlara bakmaları için ilham veren bir ikon yarattı. Bugün olağanüstü bir yaşamı ve geride bıraktığı kalıcı mirası anıyoruz."

"Star Trek" evreninde USS Enterprise'ın bir diğer kaptanı James T. Kirk'ü canlandıran William Shatner da meslektaşının ölümünün ardından üzüntüsünü dile getirdi.

Shatner, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: "Ne kadar yürek burkan bir hafta oldu. Sir Patrick Stewart bir dost, bir meslektaş ve muhteşem bir oyuncuydu. Sahneden Enterprise'ın köprüsüne kadar, yaptığı her şeye zekâ, zarafet ve derin bir insanlık duygusu kattı. Kaptan Picard, hepimizin içindeki en iyi tarafı temsil ediyordu; tıpkı onu canlandıran adam gibi. Ona ve çalışmalarına büyük bir sevgi ve hayranlık duyuyordum. Kalbim Sunny'ye ve ailesine gidiyor. Onu çok özleyeceğiz."

Shatner'la birlikte "Star Trek: The Original Series" dizisinde rol alan George Takei de Bluesky hesabından bir anma mesajı paylaştı.

Takei, mesajında şu ifadeleri kullandı: "Dünyanın dört bir yanındaki hayranlar, gerçek ve yeri doldurulamaz bir efsanenin ölümünün yasını tutuyor. Kaptan Jean-Luc Picard rolünde Patrick Stewart, yıldız gemisi Enterprise'ı daha önce hiç gitmediği yerlere götürdü. İnsanlığın tamamı için daha parlak bir gelecek hayal eden yeni bir yıldız gözlemcisi kuşağına ilham verdi. Kalplerimiz gerçekten çok ağır. Huzur içinde uyu, Kaptan."

"Star Trek: Picard" dizisinin ortak yaratıcısı Alex Kurtzman da Stewart'la çalışma fırsatı bulmuş olmaktan duyduğu minnettarlığı dile getirdi.

Kurtzman, oyuncuyla ilk karşılaşmalarından itibaren Stewart'ın Picard karakterini yeniden canlandırmayı ancak yeni bir anlatım alanı açılması koşuluyla kabul ettiğini belirtti.

"Bu anı onunla paylaşmış olmaktan ne kadar minnettar olduğumu ifade etmek zor, hatta imkânsız. Meslek hayatında insanın karşısına belki bir kez çıkabilecek türden bir minnettarlık bu" diyen Kurtzman, Stewart'ın karakterin hem hayranların tanıdığı ve sevdiği yönlerini korumasını hem de aradan geçen 30 yılın ardından değişen dünyayı yansıtmasını istediğini aktardı.

Kurtzman, oyuncunun dizinin Federasyon dünyasını güncel meselelerle ilişkilendirmek ve yerleşik idealleri sorgulayarak daha dürüst bir anlatı ortaya koymak istediğini de vurguladı. Stewart'ın hayranların nostalji beklentilerini karşılamanın yanı sıra bu beklentileri tersine çevirmeyi de hedeflediğini belirtti.

Stewart'ın "Star Trek: The Next Generation" dizisindeki rol arkadaşları da usta oyuncuyu anan isimler arasındaydı. Dizide Wesley Crusher karakterini canlandıran Wil Wheaton, ikilinin birlikte çekilmiş bir fotoğrafını Instagram hesabından paylaşarak altına "Rüzgârın bol olsun, Kaptan" notunu düştü.

Dizide Will Riker rolünü üstlenen Jonathan Frakes ise Stewart'la uzun yıllara dayanan dostluğuna dikkat çekti.

Frakes, "Bu gezegende, hem birlikte rol aldığım hem de yönetmen olarak çalıştığım, merhum büyük dostum Patrick Stewart'tan daha fazla birlikte vakit geçirdiğim başka kimse yok. O her zaman benimle olacak. Huzur içinde yatsın" ifadelerini kullandı.

Marvel Studios da Stewart'a saygı duruşunda bulunarak, Charles Xavier'i "olağanüstü bir zarafet, zekâ ve insanlıkla" hayata geçirdiğini, X-Men'den Logan'a, Avengers: Doomsday'e kadar karakteri nesiller boyu hayranlar için tanımladığını belirtti.

"O eşsiz bir yetenek, cömert bir çalışma arkadaşı ve gerçek bir centilmendi. Kalplerimiz, eşi Sunny'le, çocuklarıyla, dostlarıyla ve sanatından etkilenen dünyanın dört bir yanındaki sayısız hayranla birlikte."

X-Men filmlerinde Stewart'la birlikte Wolverine karakterini canlandıran Hugh Jackman da usta oyuncuyu andı. Jackman, Instagram paylaşımında Stewart'ı “muazzam bir dost ve adam” olarak tanımlayarak, “Bugün sahnenin ve ekranın büyük ustalarından birini kaybettik” diye yazdı.

Jackman, sözlerini “Ondan çok şey öğrendim. Seni, Patrick Stewart, hayatımın sonuna kadar özleyeceğim” diyerek tamamladı.

X-Men'de Mystique'i canlandıran Rebecca Romijn, "Onu son 25 yıldır tanımış ve yörüngesinde bulunmuş olmaktan kendimi çok şanslı hissediyorum" dedi.

Romijn sözlerine şöyle devam etti: "O inanılmaz derecede keyifli, komik, yaramaz, olağanüstü bir mizah anlayışına sahipti ve o gür sesiyle her zaman odanın en arkasına konuşurdu..."

Özellikle duygusal bir anma mesajı, Stewart'la uzun yıllara dayanan dostlukları bulunan, X-Men filmlerinde birlikte kamera karşısına geçen ve sahnede "Waiting for Godot" ile "No Man's Land" oyunlarında rol paylaşan Sir Ian McKellen'dan geldi.

McKellen, Stewart'ı "Atlantik'in her iki yakasında da kuşağının en saygı duyulan ve en sevilen oyuncusu" olarak nitelendirdi.

Sosyal medyada paylaştığı açıklamada McKellen, onu "güvenilebilecek, hayran olunacak ve sevilmiş bir adam" olarak tanımladı.

İkili, aralarındaki sevgiyi sık sık dile getiriyordu; McKellen, Stewart'ın 2013'teki düğününü de kıymıştı.

McKellen, paylaşımında Stewart'ın Yorkshire'daki köklerine ve memleketine duyduğu bağlılığa dikkat çekti. Oyuncunun, İngiltere'nin kuzeyindeki bu gururlu bölgeyi hayatı boyunca sevdiğini belirten McKellen, bunu Stewart'ın aksanında ve düşüncelerini, duygularını açık sözlülükle ifade etme biçiminde görmek mümkündü. McKellen, “Yorkshirelıların yarım doğrularla ya da büyük meselelerden kaçınmakla işleri olmaz” diye yazdı.

McKellen, Stewart'ı “Star Trek” dizisinde Jean-Luc Picard rolünü kabul etmemesi için ikna etmeye çalıştığını da anlattı. Ona, “Ama Patrick, Birleşik Krallık'taki sahne kariyerini düşün. Yıllar boyunca Hollywood'da kaybolmayı gerçekten göze almak istiyor musun?” diye sorduğunu aktardı.

Stewart ise rolü kabul etti. McKellen, “Hepimiz için iyi ki öyle yaptı” diyerek arkadaşını, uluslararası şöhretini sinemadaki başarılarının yanı sıra Shakespeare, Ibsen, Arthur Miller, Harold Pinter ve Samuel Beckett gibi yazarların klasik oyunlarında başrol üstlenmek için kullanan bir oyuncu olarak andı.

ABD'nin Stewart'ın “benimsediği yeni yuvası” haline gelmesine rağmen oyuncunun kökenlerini asla unutmadığını vurgulayan McKellen, onun en büyük gurur kaynaklarından birinin de memleketindeki Huddersfield Üniversitesi'ne şansölye olarak atanması olduğunu belirtti. McKellen, Stewart'ın Atlantik'in her iki yakasında da kuşağının en saygı duyulan ve sevilen oyuncularından biri olduğunu ifade etti..

McKellen ve Stewart, oyuncunun Professor Charles Xavier rolüyle son kez izleyici karşısına çıkacağı “Avengers: Doomsday” filminde yeniden bir araya gelecek. Filmin 18 Aralık'ta gösterime girmesi planlanıyor.

McKellen, paylaşımını şu sözlerle tamamladı:

“Huzur içinde uyu, Sir Patrick. Picard'ın dediği gibi: ‘Şimdiyi her zaman en değerli zaman yap. Şimdi bir daha asla gelmeyecek.’”

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Star Trek ve X-Men'in yıldızı Patrick Stewart 86 yaşında hayatını kaybetti

Star Trek'in Pavel Chekov'u Walter Koenig 90 yaşında hayatını kaybetti

Bugs Bunny ve Daffy Duck'ın sesi Eric Bauza 46 yaşında hayatını kaybetti