2022’de Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalin başlamasından bu yana, İtalyan şirketleri Rusya’ya 1 milyar euronun üzerinde vergi ödedi. Bu miktarın yarısı, Ukrayna’daki yıkımı finanse eden askeri harcamalara aktarıldı.
İtalya merkezli şirketler, Avrupa Birliği’nin yürürlükteki yaptırımlarına rağmen Rusya Federasyonu’nda faaliyet göstermeyi sürdürerek ödenen vergilerle Kremlin’in savaş finansmanını besliyor.
Ukrayna’da ekonomi, kamu politikası ve veri analitiği alanlarında araştırmalar yapan bağımsız bir yükseköğretim kurumu olan Kyiv School of Economics’in “Leave Russia” (Rusya’dan Çıkın) adlı projesi kapsamında derlenen verilere göre, İtalyan şirketleri her yıl yaklaşık 346 milyon euro tutarında katkı sağlıyor.
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik kapsamlı saldırısının başladığı tarihten bu yana, bu katkıların toplamı yaklaşık 1 milyar 37 milyon euroya ulaştı.
Projenin başındaki Andrii Onopriienko, bu paranın yaklaşık yarısının “Ukrayna’ya karşı yürütülen savaşı finanse etmek için askeri harcamalara yatırıldığını” doğruladı.
Bazı şirketler kararsız
“Leave Russia” girişimi, son üç yılda hâlâ Rusya’da faaliyet gösteren büyük uluslararası şirketlerin durumunu izlemek için çevrimiçi bir veri tabanı oluşturmak amacıyla başlatıldı.
Bu veri tabanı, şirketleri menşe ülkelerine, faaliyet gösterdikleri sektöre ve mevcut durumlarına göre sınıflandırıyor. Yani, hâlâ ülkede ticari olarak aktif olup olmadıkları, faaliyetlerini askıya alıp almadıkları ya da yaptırımlar sonucunda Rusya Federasyonu’ndan tamamen çekilip çekilmedikleri belirtiliyor.
Rus vergi dairelerinden alınan veriler, çevrimiçi mali bilgiler ve basın taramaları temel alındığında, 146 İtalyan şirketin hâlâ Rusya’da faaliyet gösterdiği görülüyor.
Yaklaşık 30'u bir noktada ülkeden çekilme planlarını açıklarken, yaklaşık 70’i Rusya topraklarında yasal varlığını sürdürmeye devam ediyor.
Geri kalan şirketler ise Rusya’ya ihracat yapmayı sürdürüyor.
Listenin başında ABD ve Almanya var
Çikolata üreticisi Ferrero, makarna devi Barilla ve kadın giyim markası Calzedonia gibi İtalyan şirketleri, Rusya’daki ticari faaliyetlerini sürdüren firmalar arasında yer alıyor.
Doğalgaz ve elektrik sektöründeki devler Enel ve Eni ile lüks giyim markası Moncler ise Rusya’daki faaliyetlerini sonlandıran sekiz şirket arasında bulunuyor.
İtalya, aktif şirket sayısı bakımından Avrupa ülkeleri arasında üst sıralarda yer alırken, Almanya 459, İngiltere ise 290’dan fazla şirketle öne çıkıyor.
ABD, 810 şirketle Rusya’da çok daha geniş bir ticari varlık sürdürüyor.
Şirketler gri alanlarda faaliyet gösteriyor
Özellikle de İtalya hükümetinin Ukrayna’ya verdiği güçlü siyasi ve askerî desteğe rağmen öne çıkan rakamlar çarpıcı olsa da bu ürünlerin çoğu ülkeye dolaylı ticaret yolları ya da yasal boşluklar üzerinden giriyor.
Roma’daki Luiss Üniversitesi’nde Rusya tarihi ve siyaseti profesörü olan Carolina Stefano, “Her şeyden önce, verilerle tam olarak izlenemeyen, piyasadan çekilmiş olsa da başka kanallar üzerinden ticaret yapmayı sürdüren şirketlerden oluşan bir gri ticaret alanı var,” dedi.
Ürünler Rus tüketicilere ulaşsa da, üçüncü ülkeler üzerinden yapılan ithalat nedeniyle artan maliyetler ve bu süreçte ödenen vergiler, Rus ekonomisi için ek bir maliyet oluşturuyor.
Stefano, “Bu durumda, sınırlı ölçüde de olsa, şirketler Rusya ile ticareti çok yüksek bir bedel karşılığında sürdürüyor,” diye ekledi .
Bazı durumlarda ürünlerin tamamının AB yaptırım listesinde yer almadığını, bu sayede bazı şirketlerin Rusya ile tamamen yasal biçimde ticaret yapmayı sürdürebildiğini belirten Stefano, “Bununla da kalmadı... Kremlin, Rus pazarından çekilmeye karar veren şirketler için maliyetleri artıran önlemler de aldı,” diye konuştu.
Bazı şirketler ise, Brüksel’in Moskova’ya yönelik yaptırımları “aceleyle” devreye sokmadan önce kendilerine danışılmadığını ve Rusya’dan çıkış yükünün AB ülkeleri arasında eşit dağılmadığını savundu.
Stefano, “Avrupa diplomasisinin hızı göz önüne alındığında birçok şirket bu süreçte dışlanmış hissetti. Özellikle de Avrupa girişimlerinin öncelik haline gelmesi, bazı ülkeleri diğerlerinden daha fazla etkileyince adaletsizlik duygusu oluştu,” dedi.
Askerî harcamalarla yönlendirilen Rus ekonomisi
Carnegie Rusya-Avrasya Merkezi’nde yayımlanan bir yazıda, Rusya Merkez Bankası’nın eski çalışanı ve şu anda Carnegie’de araştırmacı olarak görev yapan Alexandra Prokopenko, ithalat yasaklarının ülkenin uzun vadeli ekonomik büyüme potansiyelini ciddi şekilde engellediğini belirtti.
Yaptırımların temel amacının da ekonomiyi felce uğratarak savaşın bedelini Rus tüketicilere hissettirmek olduğunu vurgulayan Prokopenko, bunun dünyanın en büyük ülkelerinden birinin büyüme potansiyelinde kalıcı bir hasar bırakacağını söyledi.
Prokopenko, “Ülkenin savaş ekonomisinden yeniden sivil bir ekonomi modeline geçmesi son derece zor olacak,” değerlendirmesinde bulundu.
Bu arada, askerî ve savunma sektörüne yönelik harcamalar gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) yaklaşık yüzde 4’ünden yüzde 8’ine, yani devlet bütçesinin yüzde 40’ına kadar yükseldi.