Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

ABD Merkez Bankası, Trump'ın baskısı sürerken faizleri sabit tutmaya hazırlanıyor

ARŞİV. New York Borsası işlem salonunda bir ekranda Fed Başkanı Jerome Powell'ın görüntüleri gösteriliyor. 12 Ocak 2026.
ARŞİV. New York Borsası’nın işlem katındaki bir ekranda ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’ın videosu gösteriliyor. 12 Ocak 2026. ©  AP/Richard Drew
© AP/Richard Drew
By Euronews with AP
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Bu haftaki toplantı, Adalet Bakanlığı’nın Fed hakkında cezai soruşturma başlattığının ortaya çıkmasıyla gölgede kalacak. Bu durum merkez bankasının bağımsızlığını tehdit ediyor.

ABD Merkez Bankası (Fed), iki haftadır süren yoğun siyasi ve hukuki incelemelerin ardından bu haftaki toplantının olabildiğince sakin geçmesini hedefliyor. Ancak alınacak kararın, Başkan Donald Trump’ı yine de memnun etmemesi bekleniyor.

Fed'in faiz oranlarını belirleyen komitesinin, geçen yıl art arda yapılan üç çeyrek puanlık indirimin ardından, politika faizini yaklaşık yüzde 3,6 seviyesinde sabit tutacağına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor.

Fed Başkanı Jerome Powell, aralık ayındaki toplantının ardından yaptığı açıklamada, yeni bir adım atmadan önce “ekonominin nasıl geliştiğini görmek için bekleyecek iyi bir konumda olduklarını” söylemişti.

Fed kısa vadeli faiz oranlarını düşürdüğünde, bu zaman içinde mortgage, otomobil kredileri ve şirket borçlanmaları gibi diğer faizleri de etkileyebiliyor. Ancak bu oranlar aynı zamanda piyasa koşullarına da bağlı olarak şekilleniyor.

Fed’in her yıl yaptığı sekiz toplantıdan biri olan bu haftaki toplantı, ayın başında ortaya çıkan sarsıcı bir gelişmenin gölgesinde yapılacak.

Adalet Bakanlığı, Powell’ın geçen haziranda 2,5 milyar dolarlık bir bina yenileme projesine ilişkin verdiği ifade kapsamında Fed’i cezai soruşturma çerçevesinde ifadeye çağırmıştı.

Bu, görevdeki bir Fed başkanının ilk kez soruşturulması anlamına geliyor ve Powell’ın alışılmadık derecede açık bir tepki göstermesine yol açmıştı.

Powell şimdi Beyaz Saray’la yaşanan bu gerilimden çıkarak, Fed’in faiz kararlarının siyasi değil ekonomik kaygılarla alındığını vurgulamak zorunda kalacak.

Powell, 11 Ocak’ta yaptığı açıklamada, bu ifadeye çağırmaların Trump’ın istediği ölçüde faiz indirilmemesinin “cezalandırılması için birer bahane” olduğunu söylemişti.

Morgan Stanley’nin baş ABD ekonomisti ve aynı zamanda eski bir Fed çalışanı olan Michael Gapen ise, tüm bu baskılara rağmen Fed’in faiz politikasını her zamanki gibi ele almasının beklendiğini belirtti.

Gapen, “Toplantıların kendine özgü düzenli bir akışı var. Sunumlar yapılıyor, tartışmalar yürütülüyor. Fed’e yönelik bu daha geniş çaplı saldırılar genellikle gündeme gelmiyor,” dedi.

Adalet Bakanlığı’nın ifadeye çağırmasının ardından kısa bir süre sonra, ABD Yüksek Mahkemesi de geçen hafta Trump’ın, reddettiği mortgage dolandırıcılığı iddiaları nedeniyle Fed Guvernörü Lisa Cook’u görevden alıp alamayacağını değerlendirdi.

Fed’in 112 yıllık tarihinde hiçbir başkan bir guvernörü görevden almamıştı.

Sözlü duruşmada yargıçların, dava sonuçlanana kadar Cook’un görevde kalmasına izin verilmesi yönünde eğilim gösterdiği görüldü.

Lisa Cook’u görevden alma girişimleri

Diğer Fed yetkilileri de, merkez bankasının çarşamba günü sona erecek iki günlük toplantısında faizleri büyük olasılıkla değiştirmeyeceğine işaret etti.

Fed’in geçen yıl yaptığı üç faiz indirimi, Trump’ın nisan ayında onlarca ülkeye yönelik gümrük tarifelerinin ardından istihdamın keskin biçimde yavaşlamasıyla ekonomiyi desteklemeyi amaçlıyordu.

Ancak işsizlik oranı, geçen yılın büyük bölümünde yükseldikten sonra aralık ayında geriledi ve işgücü piyasasının istikrar kazanmaya başlamış olabileceğine dair başka işaretler de var. İşsizlik maaşı başvurularının sayısı tarihsel olarak düşük seviyelerde seyrediyor; bu da işten çıkarmaların artmadığına işaret ediyor.

Öte yandan, Fed’in tercih ettiği ölçüte göre enflasyon yüksek seyrini koruyor ve geçen yıl hatta bir miktar yükseldi. Bu durum, yakın vadede faiz indirimi yapılması yönündeki gerekçeyi zayıflatıyor. Mevcut en güncel verilere göre fiyatlar kasım ayında, bir yıl öncesine kıyasla yüzde 2,8 arttı. Bu oran, geçen yıl kasımdaki yıllık yüzde 2,6 seviyesinin üzerinde.

ARŞİV. Lisa Cook, o dönemde Fed Guvernörler Kurulu’na üye adayı, bir oturumda konuşuyor.  3 Şub. 2022.
ARŞİV. Lisa Cook, o dönemde Fed Guvernörler Kurulu’na üye adayı, bir oturumda konuşuyor. 3 Şub. 2022. AP/Ken Cedeno/pool

Ekonomistlere göre, şirketler işten çıkarmaya başlamadıkça ya da işsizlik oranı yükselmedikçe Fed’in en azından birkaç ay daha faiz indirimi yapması beklenmiyor.

Enflasyonun bu yıl ekonomistlerin öngördüğü gibi kademeli olarak gerilemesi hâlinde, Fed ilkbahar ya da yaz aylarında yeniden faiz indirebilir. Vadeli işlemlere göre Wall Street yatırımcıları bu yıl yalnızca iki adet çeyrek puanlık faiz indirimi bekliyor.

Birçok ekonomist, önümüzdeki aylarda ekonomik büyümenin hızlanabileceğini ve bunun da faiz indirimi yapılmaması için bir başka gerekçe oluşturacağını düşünüyor.

Gapen’e göre, Trump yönetiminin vergi indirimlerinin devreye girmesiyle bu baharda vergi iadeleri geçen yıla kıyasla yaklaşık yüzde 20 daha yüksek olabilir.

Ekonomi, geçen yılın temmuz - eylül dönemindeki büyüme hızı yıl geneline yayıldığında yüzde 4,4’e denk geldi ve yılın son üç ayında da benzer bir seyir izlemiş olabilir.

Bu tür sağlam bir büyümenin sürmesi hâlinde, Fed yetkililerinin istihdamın da toparlanıp toparlanmadığını görmek için beklemeyi tercih etmesi ve ek faiz indirimlerine duyulan ihtiyacın daha da azalması bekleniyor.

Powell’ın geleceği

Jerome Powell, 2018’den bu yana Fed başkanlığı görevini yürütüyor. Powell, ilk olarak Trump’ın ilk döneminde bu göreve atanmış, daha sonra Başkan Joe Biden tarafından yeniden görevlendirilmişti.

Powell’ın başkanlık görevinin süresi mayıs ayında doluyor. Başkan Donald Trump’ın önümüzdeki günlerde yerine geçecek ismi aday göstermesi bekleniyor.

Kulislere yansıyan olası adaylar arasında BlackRock’tan Rick Rieder, Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, ABD Merkez Bankaları Sistemi (FED) kurulu üyesi Christopher Waller ve Fed'in eski yönetin kurulu üyesi Kevin Warsh yer alıyor.

Powell’ın başkanlık görevinden ayrılmasına kesin gözüyle bakılsa da, 31 Ocak 2028’e kadar sürecek olan guvernörlük görevini sürdürüp sürdürmeyeceği net değil. Bir Fed başkanının görev süresi bittikten sonra kurulda kalması alışılmadık bir durum olarak görülüyor.

Fed’in yönetim kurulu, 14 yıllık görev süresine sahip yedi üyeden oluşuyor. Ancak bugüne kadar neredeyse tüm başkanlar, en üst görevden ayrıldıktan sonra kuruldan da çekilmeyi tercih etti.

Powell’ın kurulda kalması hâlinde, Beyaz Saray’ın çoğunluğu ele geçirme ihtimali ortadan kalkacak ve bu durum Trump yönetiminin merkez bankası üzerindeki kontrolünü artırma çabalarını zayıflatacak.

Powell böyle bir karar alırsa, yaklaşık 50 yıl sonra görev süresi sona ermesine rağmen kurulda kalmayı seçen ilk Fed başkanı olacak.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

ABD, Fed Başkanı Jerome Powell hakkında ceza soruşturması başlattı

Trump: Benimle aynı fikirde olmayan hiç kimse Fed başkanı olamayacak

Trump: Fed Başkanı’nı görevden almayı düşündüm ama bu pek olası değil