Morgan Stanley’in tahminlerine göre, büyük teknoloji şirketlerinin 2026 yılında yaklaşık 400 milyar dolar borçlanması bekleniyor. Bu rakam, 2025 yılında kullanılan 165 milyar dolarlık borcun iki katından fazla.
Google’ın ana şirketi Alphabet’in, pazartesi günü yaklaşık 20 milyar dolarlık şirket tahvili sattığı bildirildi. İlk etapta 15 milyar dolar olarak planlanan tahvil ihracının, yatırımcılardan gelen talebin 100 milyar doları aşması üzerine büyütüldüğü ifade edildi.
Şirketin şimdi farklı para birimlerinde tahvil ihraç etmeyi planladığı, sterlin cinsinden yapılacak satışın ise nadir görülen 100 yıl vadeli tahvili de içerebileceği belirtiliyor. Ayrıca İsviçre frangı üzerinden yeni bir tahvil satışının da gündemde olduğu aktarıldı.
Bu planın hayata geçirilmesi halinde, teknoloji sektöründe yaklaşık 30 yıl aradan sonra ilk kez 100 yıl vadeli tahvil ihracı yapılmış olacak. Sektörde son örnek, 1997 yılında Motorola tarafından gerçekleştirilmişti.
ABD doları cinsinden ihraç edilen tahvillerin yedi farklı dilime ayrıldığı, en uzun vadeli tahvilin ise 2066 yılında vadesi dolacak 40 yıllık tahvil olduğu belirtildi. Bu tahvillerin başlangıçta ABD Hazine tahvillerinin yaklaşık yüzde 1,2 üzerinde fiyatlanması beklenirken, getirinin yüzde 0,95 seviyesine gerilemesinin öngörüldüğü ifade edildi.
Tahvil satışında en güçlü talep kısa vadeli ürünlerde görüldü. Üç yıl vadeli tahvillerin ABD Hazine tahvillerine yalnızca yüzde 0,27 farkla fiyatlandığı bildirildi.
Alphabet’in üç para birimindeki tahvil satışında JPMorgan, Goldman Sachs ve Bank of America’nın görev aldığı kaydedildi.
Tahvil satışı, devletlerin veya şirketlerin finansman ihtiyacını karşılamak amacıyla, bir yıldan uzun vadeli borçlanma senetlerini yatırımcılara satarak borç alması işlemine deniyor.
Çoklu para birimi stratejisi
Alphabet’in farklı para birimlerinde borçlanma yoluna gitmesinin birden fazla avantaj sunduğu belirtiliyor. Bu strateji, özellikle büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekâ altyapısına yönelik yatırımlarının hızla arttığı bir dönemde, şirketin yatırımcı tabanını çeşitlendirmesine yardımcı oluyor.
Şirketin yalnızca dolar piyasasına bağlı kalmak yerine küresel piyasalara yönelmesi, arz-talep dengesizliği riskini azaltarak borçlanma maliyetlerinin aşırı yükselmesini engelleyebiliyor. Bu durum aynı zamanda tahvil getirilerinin düşerek yatırımcı ilgisinin azalmasının önüne geçmeyi amaçlıyor.
Sterlin piyasasının dolar tahvillerine kıyasla daha düşük faiz sunması ise özellikle 100 yıl vadeli tahvil planını daha cazip hale getiren unsurlar arasında gösteriliyor.
Yapay zekâ yatırımları borçlanmayı artırdı
Alphabet’in tahvil satışının, şirketin yapay zekâ yatırımlarını hızlandırma planlarının hemen ardından gelmesi dikkat çekti. Şirket, Gemini yapay zekâ modeli ve bulut altyapısını geliştirmek için 185 milyar doları aşan rekor sermaye harcaması açıklamıştı. Bu rakam, bir önceki yılın yaklaşık iki katına denk geliyor.
Bu yatırımların finansmanı kapsamında Alphabet’in uzun vadeli borcu 2025 yılı itibarıyla 46,5 milyar dolara yükseldi. Ancak şirketin aynı zamanda 125 milyar doların üzerinde nakit rezervi bulunduğu da belirtiliyor.
Benzer şekilde diğer büyük teknoloji şirketleri de borçlanma yoluna gidiyor. Geçen hafta Oracle’ın gerçekleştirdiği 25 milyar dolarlık tahvil ihracı, 129 milyar dolarlık yatırımcı talebiyle rekor düzeyde ilgi görmüştü.
Morgan Stanley’in tahminlerine göre, büyük teknoloji şirketlerinin 2026 yılında yaklaşık 400 milyar dolar borçlanması bekleniyor. Bu rakam, 2025 yılında kullanılan 165 milyar dolarlık borcun iki katından fazla.
Bu artışın, ABD’de yüksek kredi notuna sahip şirket tahvili ihracını 2026 yılında 2,25 trilyon dolar ile rekor seviyeye taşıyabileceği öngörülüyor.