Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Avrupalılar, zenginler ve çok uluslu şirketlerin vergilendirilmesine nasıl bakıyor?

ARŞİV - Tarihsiz bu fotoğraf kolajında, sol üstten başlayarak Amazon, Target, Lufthansa Group, UPS, ConocoPhillips, Intel, Microsoft ve diğerlerinin şirket logoları görülüyor.
ARŞİV - Tarihi bilinmeyen bu kolajda Amazon, Target, Lufthansa Group, UPS, ConocoPhillips, Intel, Microsoft ve diğerlerinin logoları görülüyor. ©  Copyright 2025 The Associated Press. All rights reserved
© Copyright 2025 The Associated Press. All rights reserved
By Servet Yanatma
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Euronews Business, Avrupalıların en zengin bireylere yönelik asgari servet vergisi ile büyük çok uluslu şirketlerin faaliyet gösterdikleri ülkelerde asgari vergi ödemesi konusundaki görüşlerini mercek altına alıyor.

Vergilendirme, bir ülkenin toplumsal bütünlüğünün temel unsurlarından biri olarak görülüyor. Devletlerin işleyebilmesi, kamu hizmeti sunabilmesi ve istikrarı koruyabilmesi için gerekli geliri sağlıyor.

REKLAM
REKLAM

AB ise vergi ayrımcılığı, çifte vergilendirme ve vergi kaçakçılığıyla mücadele ederek sistemi daha adil, daha şeffaf ve daha verimli hale getirmek istediğini belirtiyor.

Büyük çok uluslu şirketler ve varlıklı bireyler, adil paylarını ödeyip ödemedikleri yönündeki tartışmaların büyümesiyle birlikte giderek daha fazla mercek altına alınıyor. Avrupa genelinde düzenlenen bazı protestolarda bu kesimlerin daha fazla katkı sağlaması çağrısı yapıldı.

2005 tarihli bir Eurobarometer anketine göre AB vatandaşlarının üçte ikisi zenginlere vergi getirilmesini desteklerken, her beş kişiden dördü büyük çok uluslu şirketlerin vergilendirilmesinden yana.

Ancak destek oranları Avrupa genelinde büyük farklılık gösteriyor. Uzmanlara göre hükümetlere ve kamu kurumlarına duyulan güven düzeyi bu farkı açıklayan unsurlardan biri.

Katılımcılara şu soru yöneltildi: “Ülkenizde en varlıklı bireylere (en üst yüzde 0,001’lik kesim) servete dayalı asgari bir vergi uygulanması konusunda ne düşünüyorsunuz?”

AB genelinde ortalama yüzde 65 böyle bir asgari vergiyi destekliyor. Destek oranı Çekya’da yüzde 45’te kalırken, Macaristan’da yüzde 78’e çıkıyor.

Bu iki ülke dışında Bulgaristan, Romanya, Hırvatistan ve Yunanistan’da destek en az yüzde 70 düzeyinde. Polonya ve Danimarka’da ise oran yüzde 50’nin altına düşüyor.

AB’nin en büyük dört ekonomisinde destek oranları birbirine yakın. İtalya yüzde 70 ile başı çekerken, Almanya ve İspanya yüzde 69 ile hemen arkasından geliyor. Fransa ise yüzde 65 ile AB ortalamasına paralel bir tablo sergiliyor.

Genel olarak Orta ve Doğu Avrupa’da destek yüksek görünse de ülkeler arasındaki fark dikkat çekici. Polonya ve Çekya, belirgin biçimde daha düşük destek oranlarıyla öne çıkıyor.

Bölgede desteğin görece düşük olduğu bazı ülkelerde "fikrim yok" yanıtlarının oranı da yüksek. Bu oran Çekya’da yüzde 25, Letonya’da ise yüzde 19 seviyesinde.

Eşitsizlik ve servet farkı

Viyana Üniversitesi’nden Erick Kirchler, Euronews Business’a yaptığı açıklamada, "Eşitsizlik algısı ve servet farklarının görünürlüğü, vergilendirmeye yönelik tutumları belirlemede kritik rol oynuyor," dedi.

Kirchler’e göre sosyal güvenlik ağlarının zayıf olduğu ve servet eşitsizliğinin belirgin olduğu ülkelerde vatandaşlar, en zenginlere daha yüksek vergiler getirilmesi dahil olmak üzere daha güçlü düzeltici önlemler talep etme eğiliminde.

Kuzey Avrupa ülkelerinde birçok servet vergisinin verimlilik ve vergi kaçırma endişeleri nedeniyle kaldırıldığını hatırlatan Kirchler, bu ülkelerde vatandaşların mevcut gelir ve sermaye gelir vergilerinin etkili çalıştığına ve yükün adil dağıtıldığına genellikle güvendiğini söyledi.

Kirchler, “Bu nedenle net servet vergisinin yeniden getirilmesine yönelik istek sınırlı kalıyor," dedi.

Hükümete güvenin rolü

Paderborn Üniversitesi’nden Caren Sureth-Sloane ise hükümete duyulan güven düzeyinin bu algıları şekillendirdiğini belirtti. Gelir ve servet eşitsizliğinin seviyesi ile toplumun hangi düzeyi kabul edilebilir gördüğü de etkili.

Sureth-Sloane, “Eğer insanlar ‘zenginlerin’ sistemi suistimal edebildiğine ve siyasi sistem ile kamu yönetiminin yeterince denetlenmediğine ya da hatta yolsuz olduğuna inanıyorsa, bu memnuniyetsizlik servet vergisi çağrılarını güçlendirir,” dedi.

Katılımcılara, “Büyük çok uluslu şirketlerin faaliyet gösterdikleri her ülkede asgari bir vergi ödemesi gerektiği görüşüne ne ölçüde katılıyorsunuz?” sorusu yöneltildiğinde destek oranı belirgin biçimde artıyor.

AB genelinde katılımcıların yüzde 80’i bu görüşe katılıyor. Bunun yüzde 44’ü “kesinlikle katılıyorum”, yüzde 36’sı ise “kısmen katılıyorum” yanıtını verdi. Destek oranı Macaristan’da yüzde 67 ile en düşük seviyedeyken, Yunanistan’da yüzde 87’ye kadar çıkıyor.

Avusturya (yüzde 86), Bulgaristan (yüzde 84), Fransa (yüzde 83), Finlandiya (yüzde 83), Portekiz (yüzde 83), Malta (yüzde 83), Hırvatistan (yüzde 82), Almanya (yüzde 82) ve Lüksemburg’da (yüzde 81) her beş kişiden dördünden fazlası çok uluslu şirketlerin faaliyet gösterdikleri ülkelerde asgari vergi ödemesi gerektiğini söylüyor.

“Kesinlikle katılıyorum” diyenlerin oranı özellikle Avusturya’da (yüzde 54), Hırvatistan’da (yüzde 51) ve Almanya’da (yüzde 48) yüksek.

Macaristan’ın yanı sıra Letonya (yüzde 72), Slovenya (yüzde 73), Slovakya (yüzde 73) ve Çekya’da (yüzde 74) toplam destek oranı dörtte üçün altına düşüyor.

Caren Sureth-Sloane, Avusturya’nın doğrudan yabancı yatırımlar (Foreign Direct Investment - FDI) açısından cazibesini koruduğunu, Macaristan’ın ise en az cazip ülkeler arasında yer aldığını söyledi.

Bu durumun, Macaristan’ın şirket vergisi gelirlerinden bir miktar vazgeçme pahasına da olsa FDI çekmeye istekli olduğunu gösterdiğini belirtti.

Sureth-Sloane, "Bu strateji büyük olasılıkla, KDV gibi tüketime dayalı vergilerden elde edilecek artışın toplamda daha fazla gelir sağlayacağı beklentisiyle destekleniyor. Avusturya’da ise insanlar, yerli firmaların uluslararası rakiplerine kıyasla rekabet gücü konusunda daha fazla kaygı duyuyor," dedi.

Doğrudan yabancı yatırım

Kirchler, Avusturya, Hırvatistan ve Bulgaristan’ın kendilerini vergi cenneti olarak değil, adil katkı bekleyen piyasa ekonomileri olarak gördüğünü söyledi. “Asgari vergi, daha fazla istikrar ve kâr kaydırmaya karşı koruma vadediyor. Bu konular özellikle Güneydoğu Avrupa için önemli,” dedi.

Kirchler’e göre Macaristan ve Letonya ise ekonomilerini güçlendirmek için düşük kurumlar vergisi oranlarına ve yabancı yatırıma dayanıyor.

"Bu nedenle tutumlar daha temkinli. Birçok kişi daha sıkı uluslararası vergi koordinasyonunun rekabet güçlerini zayıflatabileceğinden endişe ediyor."

Amazon, Meta, Google ve Apple en bilinen çok uluslu şirketler arasında. Bu şirketlerden bazıları, ödedikleri vergi miktarı nedeniyle protestolarla karşı karşıya kaldı.

Vergi adaletine ilişkin algı İskandinav ve Batı Avrupa ülkelerinde genellikle daha yüksek, Doğu Avrupa’da ise daha düşük. Uzmanlar bu farkı, kamu hizmetlerinin kalitesi ve vergi sistemlerinin serveti ne kadar etkili biçimde yeniden dağıttığıyla ilişkilendiriyor.

"Avrupa’da servet vergileri" başlıklı Euronews makalesi, hangi ülkelerin bu vergiyi uyguladığını ve ne kadar gelir elde ettiğini inceliyor. En yüksek gelir grubuna uygulanan kişisel gelir vergisi oranları ise Avrupa genelinde büyük farklılık gösteriyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Gümrük vergisi belirsizliği piyasaları sarstı: Bitcoin sert düştü

AB’den Washington’a gümrük vergisi çağrısı: 'Taahhütlere uyun'

Avrupa’da vergi adaleti algısı: Üst gelir grubu adil katkı sağlıyor mu?