TCMB yılın üçüncü Para Politikası Kurulu toplantısında, politika faizini yüzde 37'de sabit tutma kararı aldı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanan Para Politikası Kurulu (PPK) yılın üçüncü toplantısında politika faizinin yüzde 37'de sabit tutulmasına karar verdi.
Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40'ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5'te sabit tuttu.
Kurulun çarşamba günkü açıklamasına göre, enflasyonun ana eğilimi mart ayında gerilerken, öncü veriler nisan ayında bir miktar yükselişe işaret ediyor.
Kararda, küresel piyasalarda sarsıntı yaratan İran savaşının etkisiyle artan enerji fiyatlarının yurt içinde maliyet kanalına ve iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon görünümüne etkilerinin yakından takip edildiği belirtildi. Buna ek olarak, öncül göstergelerin ekonomik yavaşlamaya işaret ettiği de ifade edildi.
Fiyat istikrarı vurgusunu yineleyen PPK, dezenflasyon süreci hedeflenen düzeye ulaşana kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağını açıkladı. Bu süreçte talep, döviz kuru ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyonun güçlendirileceği belirtilirken, enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulma yaşanması halinde politikanın daha da sıkılaştırılacağı mesajı verildi.
Karar öncesinde yapılan anketler, piyasa beklentileriyle büyük ölçüde paralellik gösterdi. AA Finans anketine katılan 37 ekonomistin 22’si faizin sabit kalacağını öngörürken, 15 ekonomist ise 100 ile 300 baz puan arasında bir artış bekliyordu. BloombergHT'nin 17 kurumla gerçekleştirdiği anketin sonucu da faizin değişmeyeceği yönündeydi.
TCMB Aralık 2024'te yaptığı faiz indirimiyle gevşeme sürecini başlatmış, 2025'te geçici olarak faizleri artırsa da yıl ortasında faiz indirimlerine geri dönmüştü. Bu yılın başlarında faizi yüzde 38'den yüzde 37'ye indirmişti. Banka, faiz indirimlerine İran savaşının da etkisiyle ara vermişti. Böylelikle faiz ikinci kez sabit tutulmuş oldu.
Banka üst yönetimde görev değişimiyle de gündemde. Nisan ayında 65 yaşına giren ve yaş sınırı nedeniyle görevinden ayrılan TCMB Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay, Para Politikası Kurulu'nda da yer almadı.
Öte yandan, bankadan Akçay ile ilgili herhangi bir açıklama gelmedi.
IMF raporu
Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından geçen hafta yayınlanan Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nda, Türkiye'ye ilişkin öngörülerde önemli revizyonlara gidildi. Ocak 2026 raporuna kıyasla büyüme tahmini aşağı çekilerek, yüzde 3,7'den yüzde 3,4'e indirildi. 2027 yılı büyüme tahmini de yüzde 4,1'den yüzde 3,5'e düşürüldü.
Raporda revizyonun nedenlerine ilişkin, "2025 yılı büyümesi beklenenden daha zayıf seyretti ve yükselen petrol ile doğalgaz fiyatları ekonomik faaliyet üzerinde baskı oluşturuyor," ifadelerine yer verildi. Ocak ayında 2025 için yüzde 4,1 büyüme öngören IMF, mart ayında açıklanan resmi verilerin büyümenin yüzde 3,6'da kaldığını göstermesiyle projeksiyonlarını güncelledi.
IMF, Türkiye'de enflasyonun 2026 yılında ortalama yüzde 28,6 seviyesinde gerçekleşmesini, 2027'de ise yüzde 21,4'e gerilemesini bekliyor. Bu rakam, ekim raporundaki yüzde 24,7'lik beklentinin belirgin şekilde üzerine çıkıldığını gösteriyor.
Enflasyon, bankanın yıllık hedeflerinin üzerinde seyretti.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, mart ayında yıllık enflasyon yüzde 30,87 arttı. Aylık bazda artış ise yüzde 1,94 oldu.
Bağımsız araştırma grubu ENAG tarafından açıklanan mart ayına ilişkin enflasyon verilerine göre, mart ayında enflasyon yüzde 4,10 oranında arttı. Enflasyondaki 12 aylık dönemdeki toplam artış oranı ise yüzde 54,62 oldu.
Raporda ayrıca, Türkiye'de işsizlik oranının da bu yıl yüzde 8,3, gelecek yıl yüzde 8,7 olmasının beklendiği kaydedildi.
Cari açık tarafında ise IMF, 2026'da GSYH'nin yüzde 2,8'i, 2027'de ise yüzde 2,5'i oranında bir açık öngörüyor. Ekim raporunda 2026 cari açık beklentisi yüzde 1,3 olarak açıklanmıştı. Bu durum, enerji maliyetlerinin dış ticaret dengesi üzerindeki yükünün 2 katına çıktığına işaret ediyor.