Loader
Bize Ulaşın
Reklam

ABD, AB'nin yeni İran yaptırımlarına katıldığını söylüyor; Brüksel sadece destek verdi

ARŞİV - ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 1 Eylül 2026'da Kuzey Karolina'daki G20 Maliye Bakanları toplantısının sonunda düzenlenen basın toplantısında gazetecilere konuşuyor
ARŞİV. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Kuzey Carolina'da düzenlenen G20 Maliye Bakanları toplantısının kapanışındaki basın toplantısında gazetecilere konuşuyor, 1 Eyl. 2026 ©  AP Photo/Gerald Herbert
© AP Photo/Gerald Herbert
By Quirino Mealha
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Avrupa Birliği’nin İran’ı küresel finans sisteminden koparmayı amaçlayan Washington kampanyasına resmen katıldığını açıkladı. Ancak bu hafta G20 maliye toplantısında yayımlanan Brüksel açıklaması, gerçekte bunun çok gerisinde kalıyor.

Washington, Tahran’a karşı yürüttüğü finansal savaşta yeni bir ortak bulduğunu söylüyor.

REKLAM
REKLAM

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, cuma günü yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği’nin, İran’ı uluslararası bankacılık sisteminden dışlamayı hedefleyen ve ismiyle müsemma Amerikan yaptırım girişimi Ekonomik Dışlama Operasyonu’na “resmen katıldığını” ileri sürdü ve Birlik’i erken harekete geçtiği için övdü.

Bessent’in atıfta bulunduğu, pazartesi günü yayımlanan Avrupa Komisyonu açıklaması (kaynak İngilizce) ise, AB’yi bu girişime resmen bağlamadan ABD kampanyasını memnuniyetle karşılıyor.

“Güçlü ve erken aldıkları tavrı takdir ediyoruz” diye yazan ABD Hazine Bakanı, bu gelişmeyi İran üzerindeki uluslararası baskının arttığının kanıtı olarak sundu.

Bessent, dünyanın “İran rejimine açık bir mesaj gönderdiğini” ve Washington’un “kalan tüm finansal can damarları kesilene kadar durmayacağını” belirterek, ABD’nin “katil İran rejiminin küresel finans sistemini istismar etmesini engellemek için müttefiklerimizin yanında dimdik durduğunu” da ifade etti.

Brüksel gerçekte ne yazdı

ABD Hazine Bakanı’nın alıntıladığı belge, G20 maliye bakanları ve merkez bankası başkanlarının Kuzey Carolina’daki Asheville kentinde yaptığı toplantının açılış günü olan 31 Ağustos’ta yayımlandı.

Bu yıl grubun dönem başkanlığını ABD yürütüyor; Bessent, toplantıya Fed Başkanı Kevin Warsh ile birlikte ev sahipliği yaptı ve oturumu, muhataplarına Tahran’la finansal bağlarını kesmeleri ya da kendi başlarına ikincil yaptırımlarla karşı karşıya kalmaları yönünde baskı yapmak için kullandı.

AB açıklaması, uzun süredir dile getirilen şikayetleri sıralayarak başlıyor: İran’ın nükleer ve balistik füze programları, bölgedeki ve Avrupa’daki istikrar bozucu faaliyetleri, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline verdiği askeri destek ve İran halkına yönelik baskılar.

Açıklama, AB’nin “İran’ın küresel ekonomi ve finans sisteminden faydalanmasını engellemek amacıyla kapsamlı yaptırımlar uyguladığını” ve “özellikle Hürmüz Boğazı’ndan seyrüsefer özgürlüğü de dahil olmak üzere, güvenliğini ve çıkarlarını korumak için gerekirse ilave önlemler almaya hazır olduğunu” belirtiyor.

ABD’nin yürüttüğü yaptırım kampanyasına gelince, kullanılan dil son derece ölçülü tutulmuş.

AB, “İran’ın istikrar bozucu faaliyetlerini durdurmasını ve iyi niyetle barış müzakerelerine katılmasını sağlama çabalarını, ABD öncülüğündeki Ekonomik Dışlama Operasyonu da dahil olmak üzere ilave ekonomik baskılar yoluyla memnuniyetle karşıladığını” ifade ediyor ve “ABD, diğer G7 üyeleri ve uluslararası ortaklarla yakın çalışmayı sürdüreceğini” belirtiyor.

Açıklamanın hiçbir yerinde AB’nin operasyona katıldığı ifade edilmiyor; zira Brüksel ne yeni yaptırımlar ilan etti, ne ABD’nin listelemeleriyle uyum açıkladı, ne de İran’ın nükleer ve füze programlarını ve Moskova’ya verdiği desteği zaten kapsayan kendi yaptırım rejiminde bir değişiklik duyurdu.

Açıklama ayrıca, Washington’un aynı vurguyla paylaşmadığı bir tercihi de yineliyor ve “bir barış anlaşmasına ulaşmak için diplomatik çabaların sürdürülmesinin gerekli olduğuna inandığını” kaydediyor.

Katılım değil, destek

AB’nin Ekonomik Dışlama Operasyonu’na resmen katıldığı yönündeki nitelendirme Bessent’e ait; çok sayıda haber kuruluşu da haberi onun çizdiği çerçeveyle aktardı.

Haberin yazıldığı sırada ne Avrupa Komisyonu ne de Avrupa Dış Eylem Servisi bu nitelendirmeye ilişkin kamuoyuna açıklama yapmıştı. Brüksel’in şu ana kadar ortaya koyduğu, Amerikan baskısına katılımdan ziyade ona verilmiş bir destek.

Bu ayrım, Ekonomik Dışlama Operasyonu’nun neyi içerdiği düşünüldüğünde önem taşıyor.

Ağustos sonunda başlatılan operasyon, İran’ın dijital varlıklara, ileri teknolojiye, altına, sivil havacılığa ve deniz taşımacılığına erişimini hedefliyor ve İran’la iş yapmayı sürdüren yabancı şirket ve bankalara yönelik cezalar anlamına gelen ikincil yaptırımlara dayanıyor.

ABD Hazine Bakanlığı, daha başlangıçta yaklaşık 60 şirketi, kişiyi ve gemiyi yaptırım listesine aldı ve özellikle bankalarla başlamak üzere her hafta yeni önlemler sinyali veriyor.

Avrupalı şirketler bu yaptırımlara maruz kalabilir; AB’nin Engelleme Tüzüğü ise ilke olarak, Avrupa Komisyonu’ndan izin almadan İran’a yönelik ABD yaptırımlarına uymalarını yasaklıyor.

Şimdilik, Washington’un Avrupa’nın yaptığını iddia ettiğiyle Avrupa’nın gerçekten açıkladığı arasında bir boşluk var; Avrupalı bankalar ve ihracatçılar açısından kampanyayı desteklemekle ona katılmak arasındaki fark, olup biteni dışarıdan izlemekle buna fiilen bağlı hale gelmek arasındaki fark anlamına geliyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

'Hızlı moda karşıtı' yasa: Fransa, Çin'in ayrımcılık suçlamasını reddetti

Çin'den Fransa'ya çağrı: Shein ve Temu'yu hedef alan hızlı moda yasasını geri çek

Norveç, Ukrayna'nın 4,2 milyar dolarlık Kırım alacağı için Arktik'te Rus gemisine el koydu