Avrupa'nın başlıca makroekonomik kurumunun, en üst düzeydeki liderlik değişimine tam olarak hazır olmayabileceği yönünde kaygılar giderek artıyor.
Euronews tarafından görülen bir mektupta, Avrupa Merkez Bankası çalışanları, Başkan Christine Lagarde ile Yönetim Kurulu üyesi Isabel Schnabel’in görevlerini erken bırakacağına ilişkin söylentiler karşısında kurumun istikrarını sorguluyor.
Çalışanlar, olası liderlik değişimlerine ilişkin 'uygun açıklık' sağlanması için yönetim kuruluna çağrıda bulunuyor; zira üst düzey ayrılıkların tartışılması hem para politikasını hem de ECB iç reformlarını etkileyebiliyor.
Çalışanlar, söylentilerle ilgili basın haberlerine atıfta bulunarak şöyle yazıyor: 'Bu haberlerin doğruluğu konusunda bir tutum almıyoruz ve hiçbir bireyin gelecekteki mesleki ya da kamusal sorumlulukları üzerine düşünme hakkını da sorgulamıyoruz.' Devamında, 'Ancak bu tür ihtimaller Yönetim Kurulu üyelerini ve özellikle ECB Başkanını ilgilendirdiğinde, kaçınılmaz olarak kurumsal soruları gündeme getiriyor' deniliyor.
Şubat ayının başında, söz konusu mektubu ilk haberleştiren Financial Times, Lagarde’ın Ekim 2027’de sona erecek görev süresinden önce koltuğunu bırakabileceği yönündeki iddiaları gündeme taşıdı.
Sonrasında ne yapmak istediği net değil; ancak bazı seçenekleri bizzat kendisi dillendirdi ve Fransa’daki cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasında – aday olarak değil – rol almak istediğini Euronews’e açıkladı.
Bir diğer olasılık da, Şubat ayında Wall Street Journal’ın ilk kez haberleştirdiği üzere, Dünya Ekonomik Forumu’nun başına geçmesi.
Eylül ayı başında Alman yayın organı Handelsblatt’ın bildirdiğine göre, bir diğer Yönetim Kurulu üyesi Isabel Schnabel de Uluslararası Para Fonu’nda üst düzey bir göreve geçmek üzere müzakere halinde ve görev süresi dolmadan ayrılabilir.
Bu söylentiler, diğer ECB yöneticilerinin planlandığı şekilde görevlerinden ayrılmaya hazırlandığı bir dönemde dolaşıma giriyor. Aralarında, görev süresi Mayıs 2027’de sona erecek başekonomist Philip Lane de bulunuyor.
Mektupta, 'Kurumun üst düzey yönetiminin geleceğine ilişkin uzun süren belirsizlik, ECB’nin iletişimine duyulan güveni zedeleyebilir, çalışanlar ve paydaşlar arasında kaygı yaratabilir ve liderlik değişimi ile stratejik önceliklerin düzenli biçimde planlanmasını zorlaştırabilir' deniliyor.
Olası kadro değişikliği, Euro Bölgesi için belirsizliğin son derece yüksek olduğu bir döneme de denk geliyor.
Orta Doğu’da ve Ukrayna’da süren savaşlar nedeniyle enerji fiyatlarındaki oynaklık, ECB’nin enflasyonu düşük tutma görevini zorlaştırıyor. Geçen hafta Lagarde, enflasyonu kontrol altında tutmak amacıyla faiz artışına gidildiğini, ECB’nin yüzde 2’lik enflasyon hedefinin ise 2027 sonuna kadar tutturulamayacağını açıkladı.