Lagarde sonrası için öne çıkan en güçlü isimlerden biri Hollanda Merkez Bankası’nın eski başkanı Klaas Knot.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın görev süresini tamamlamadan ayrılabileceği yönündeki iddialar sonrası liderlik yarışı tartışmaları hız kazandı.
Lagarde’ın, Fransa’daki bir sonraki seçimler öncesinde halefinin belirlenmesini sağlamak amacıyla planlanandan erken ayrılmayı değerlendirdiği belirtiliyor. Fransa’da aşırı sağın anketlerde güçlenmesi, Euro Bölgesi'nin ikinci büyük ekonomisindeki siyasi dengeleri değiştirebilir.
ECB sözcüsü, Lagarde’ın görevine odaklandığını ve bir karar alınmadığını açıkladı. Ancak bu açıklama, olası bir erken ayrılığı açık biçimde yalanlamaması nedeniyle dikkat çekti. Lagarde da Wall Street Journal’a verdiği demeçte görev süresini tamamlamanın 'temel senaryosu' olduğunu söyledi; ancak bu ifade de iddiaları net şekilde reddetmedi.
Lagarde ayrıca, bir sonraki görevinin Dünya Ekonomik Forumu başkanlığı olabileceğine dair söylentilerin 'pek çok seçenekten biri' olduğunu belirtti.
İspanya’dan hızlı hamle
İddiaların Financial Times tarafından gündeme getirilmesinin hemen ardından İspanya Ekonomi Bakanı Carlos Cuerpo, ülkesinin “Avrupa’nın ana ekonomik kurumlarında liderlik rolü” istediğini açıkladı.
İspanyol ekonomist Pablo Hernandez de Cos, eski İspanya Merkez Bankası Başkanı ve mevcut Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) Genel Müdürü olarak, güçlü adaylardan biri olarak görülüyor. Ayrıca ECB Başkan Yardımcısı Luis de Guindos’un görev süresi mayısta sona eriyor. Yerine Hırvatistan Merkez Bankası Başkanı Boris Vujčić aday gösterildi.
ECB’nin yaklaşık 30 yıllık tarihinde İspanya hiç başkanlık görevini üstlenmedi.
Olası adaylar: Knot öne çıkıyor
En güçlü isimlerden biri, Hollanda Merkez Bankası’nın eski başkanı Klaas Knot. Analistler, enflasyon konusunda şahin bir çizgiden daha uzlaşmacı bir profile evrildiğini belirtiyor.
Lagarde, geçen yıl katıldığı bir podcast yayınında Knot’u “kapsayıcı liderlik becerisine sahip” bir isim olarak nitelendirerek dolaylı destek vermişti.
ING Küresel Makro Araştırma Direktörü Carsten Brzeski’ye göre, erken bir halefiyet süreci Knot’un lehine olabilir. Zira de Cos’un BIS başkanlığına atanmasının üzerinden iki yıldan az süre geçti.
Almanya cephesinde ise Bundesbank Başkanı Joachim Nagel potansiyel adaylar arasında. Ancak Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Alman olması, Berlin’in ECB başkanlığını da üstlenmesini siyasi açıdan zorlaştırabilir.
İtalya faktörü
Avrupa’nın üçüncü büyük ekonomisi olan İtalya da sürecin kilit aktörlerinden biri olabilir. İtalya Merkez Bankası Başkanı Fabio Panetta, para politikası alanında güçlü bir figür olarak görülüyor. Ancak bazı üyeler tarafından “fazla güvercin” algılanabileceği ifade ediliyor.
Eski ECB Başkanı Mario Draghi ise 2024’te yayımladığı AB rekabetçilik raporuyla hâlen Avrupa ekonomi politikaları üzerinde etkili.
Süreç nasıl işliyor?
ECB İcra Kurulu’na seçilebilmek için adayın, 21 Euro Bölgesi ülkesinden en az 16’sının desteğini ve toplam nüfusun yüzde 65’ini temsil eden çoğunluğu sağlaması gerekiyor. Bu yüksek eşik, süreci siyasi pazarlıkların merkezine yerleştiriyor.
Lagarde’ın erken ayrılması halinde, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz sürecin belirleyici aktörleri olacak. Ancak Lagarde’ın Fransız olması nedeniyle, yeni başkanın Fransa’dan çıkması olası görülmüyor. Paris’in 2027’de boşalacak baş ekonomist pozisyonuna odaklanabileceği ifade ediliyor.
Politika fay hatları
Liderlik yarışı, AB içinde derin politika ayrışmalarının yaşandığı bir döneme denk geliyor:
- Komisyon’un Tasarruf ve Yatırım Birliği (eski Sermaye Piyasaları Birliği) girişimi
- Ortak borçlanma (Eurobond) tartışmaları
- “İki vitesli Avrupa” olasılığı
Ortak borçlanma fikri, Macron tarafından savunulurken Berlin karşı çıkıyor. Ayrıca, uzlaşma sağlanamazsa “güçlendirilmiş iş birliği” mekanizmasıyla bazı ülkelerin daha hızlı entegrasyon yoluna gitmesi gündemde.
Yeni ECB başkanı, borçların ortaklaştırılması gibi “kuzey ülkeleri” için kırmızı çizgi sayılan konularda net bir pozisyon almak zorunda kalacak. Aynı zamanda parçalı bir parasal birlik yapısında istikrarı nasıl yöneteceği de belirleyici olacak.