Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Aynı haftada iki vizyon: 'Mother Mary' eleştirmenlerin gözdesi

Haftanın filmi: Mother Mary
Haftanın Filmi: Mother Mary ©  A24
© A24
By David Mouriquand
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Anne Hathaway, moda klasiği 'Şeytan Marka Giyer' ve moda psikodraması Mother Mary ile aynı hafta yeniden gündemde. İki yapım da güçlü, ancak bu hafta tercihimiz daha tuhaf ve sınırları zorlayandan yana.

Sinemada nadiren karşılaşılan bir takvim çakışması, 2026’da izleyiciye dikkat çekici bir “Hathaweek” yaşatıyor. Sektörde esprili bir terim olarak kullanılan bu ifade, Anne Hathaway’in başrolünde yer aldığı iki filmin vizyon tarihlerinin örtüşmesini tanımlıyor.

REKLAM
REKLAM

Bu yılki örneği farklı kılan unsur ise her iki yapımın da moda dünyası etrafında şekillenmesi. Bu ortak tema, sinema çevrelerinde haftayı daha da dikkat çekici hale getiriyor.

Söz konusu yapımlardan ilki, 2006 yapımı kült filmin devamı niteliğindeki The Devil Wears Prada 2. Yaklaşık 20 yıl sonra gelen devam filmi, ilk izlenimlere göre beklentilerin üzerinde bir performans sergiliyor. Film; güncel medya dünyasına yaptığı ince göndermeler, güçlü diyalogları, dikkat çekici kostüm tasarımları ve orijinal oyuncu kadrosunun geri dönüşüyle öne çıkıyor. Devam filmi, bazı tartışmalı kararlar ve zaman zaman kendini tekrar eden yapısına rağmen, genel olarak akıcı ve izleyiciyi içine çeken bir seyirlik sunuyor.

Ancak tüm bu güçlü yanlarına karşın, haftanın öne çıkan Anne Hathaway performansı için asıl dikkat çeken yapım başka: yazar ve yönetmen David Lowery imzalı "Mother Mary."

Mother Mary
Mother Mary A24

Frankel’in geniş kitleleri hedefleyen yapımına kıyasla daha sınırlı bir tanıtım bütçesiyle gösterime giren bu filmden haberdar olmamış olmanız mümkün; ancak eleştirmenlere göre keşfedilmeyi fazlasıyla hak ediyor.

A Ghost Story, Pete’s Dragon ve The Green Knight gibi yapımlarla tanınan yönetmen David Lowery, bu kez başrolde Anne Hathaway’in hayat verdiği pop yıldızı Mother Mary karakterine odaklanıyor. Gizemli bir sahne kazasının ardından kariyerinde büyük bir geri dönüş planlayan şarkıcı, dönüş konserine sayılı günler kala, yıllardır görüşmediği eski arkadaşı ve tasarımcısı Sam Anselm’in (Michaela Coel) kapısını çalıyor. İkilinin on yıllık suskunluğu, geçmişteki yaratıcı kopuşlarının yarattığı gerilimle hâlâ hissedilir durumda.

Filmde Mother Mary, Sam’den, dönüşünü ve yeniden doğuşunu simgeleyecek çarpıcı bir sahne kostümü tasarlamasını ister. Sam ise, pop yıldızından sert ifadelerle söz etmesine rağmen, isteksizce bu iş birliğini kabul eder. İkili arasında “duygusal bir aktarım”a dayanan bu süreçte, Mary’nin iç dünyası Sam’in tasarımlarına yansımaya başlar. Hikâye ilerledikçe, bu yaratıcı ortaklık giderek daha sıra dışı ve tekinsiz bir boyut kazanır.

Mother Mary
Mother Mary A24

Film, zamanla metafizikle ruhani olanın kesiştiği, karşılıklı travmanın bir tür arınma ritüeline dönüştüğü tuhaf bir oda dramından, gotik bir hayalet hikâyesine evriliyor.

Fazla mı iddialı? Kuşkusuz. Ancak bu yoğunluğun içinde, parıldayan kırmızı bir kumaştan “beden bulan” bir hayalet fikri, filmin en çarpıcı imgelerinden biri olarak öne çıkıyor.

David Lowery, yaratıcılık, duygusal kapanış ve sanatsal hırsın hem karanlık hem de kutsal doğasının birbirinden ayrılamayacağı fikri etrafında, sürekli bir tedirginlik hissiyle örülü bir anlatı kuruyor. Bu yaklaşım, film boyunca hissedilen güçlü dini ve sembolik katmanlarla destekleniyor: pop ikonunun sahne adından “transubstansiyon” fikrine, kostümlerin anlam yükünden geçmişin neredeyse maddi bir varlık gibi geri dönüşüne kadar uzanan yoğun bir ikonografi söz konusu.

Anne Hathaway, Lady Gaga’yı andıran Mother Mary karakterinde dikkat çekici bir performans sergiliyor. Duygusal olarak kırılgan, yer yer çocuk kalmış ve zaman zaman acınası bir hâl alan bu figür, yeni şarkısıyla yeniden parlamaya çalışırken, anlatının ağır metaforik yükünü de taşıyor. Nitekim karakterin bir noktada dile getirdiği “Bu metaforlar insanı tüketiyor” sözü, filmin tonunu özetler nitelikte.

Bu yoğun ve zaman zaman kendini fazlasıyla ciddiye alan anlatım dili, izleyiciye göre farklı karşılıklar bulabilir. Kimileri bu süslü ve iddialı diyaloglardan uzaklaşırken, kimileri de bu dilin bilinçli bir tercih olduğunu ve anlatıya hizmet ettiğini fark edecektir.

Michaela Coel ise soğuk, mesafeli ve intikam duygusuyla hareket eden Sam karakterinde son derece etkileyici. Sert ve keskin replikleri ustalıkla taşıyan oyuncu, metnin felsefi yoğunluğu içindeki ince mizahı da başarıyla ortaya çıkarıyor.

Filmin görsel dünyasında ise kostüm tasarımcısı Bina Daigeler’in imzası belirleyici. Müzikal açıdan ise Charli XCX, Jack Antonoff ve FKA twigs tarafından hazırlanan soundtrack, anlatıyı güçlü biçimde destekliyor. Hathaway’in bu şarkıları performans sahnelerinde inandırıcı bir şekilde yorumlaması da filmin artıları arasında.

Mother Mary
Mother Mary A24

Anne Hathaway’in moda temalı yapımları arasında tek bir tercih yapılacaksa, eleştirmenlere göre öne çıkan seçenek Mother Mary. Film, yalnızca Şeytan Marka Giyer 2’ye karanlık ve tersyüz edici bir karşılık sunmakla kalmıyor; aynı zamanda Peter Strickland imzalı In Fabric ile birlikte düşünüldüğünde, güçlü bir “çift seans” deneyimi vadediyor.

Sektörün giderek daha fazla hazır markalara, devam filmlerine, ön bölümlere ve cilalanmış müzik biyografilerine yöneldiği bir dönemde, böylesine cesur ve stil sahibi bir yapımın ortaya çıkması dikkat çekici bulunuyor. “Mother Mary”, izleyicide yalnızca anlık bir etki bırakmakla kalmıyor; görsel ve tematik yoğunluğuyla hafızaya kazınan, kolay kolay peşinizi bırakmayan bir deneyim sunuyor—tıpkı filmdeki o parıldayan kırmızı kumaş parçası gibi.

Mother Mary şu anda seçili sinemalarda gösterimde. Jack Antonoff ve Charli XCX’in yapımcılığını üstlendiği soundtrack albümü 'Mother Mary: Greatest Hits EP', A24 Music etiketiyle de yayında.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

'Michael': Steril bir efsane inşası ve rahatsız edici derecede kontrollü bir biyografi

Brandon Fraser’sız 'Mumya' filmi, seriye sert bir dönüş getiriyor

İlker Çatak’ın 'Sarı Zarflar'ı Altın Ayı'yı ne kadar hak etti?