Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

'Rosa Parks'ı hatırlattı': 4 Temmuz fotoğraf karesi ABD'de viral oldu

Patriot Front grubunun üyeleri, 4 Temmuz 2026'daki Bağımsızlık Günü etkinlikleri öncesi Washington'da maskeli yürüyüş yapıyor.
Patriot Front grubunun üyeleri, Bağımsızlık Günü etkinliklerinden önce Washington’da yürürken maske takıyor – 4 Temmuz 2026 ©  Mark Sherman via AP
© Mark Sherman via AP
By David Mouriquand
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

ABD’nin 250. kuruluş yıl dönümüne denk gelen 4 Temmuz, hafızalara Washington metrosunda maskeli beyaz üstünlükçülerin ortasında kalan genç siyahi kadının tüyler ürpertici fotoğrafıyla kazındı. Reuters imzalı bu çarpıcı kareye, şimdiden birçok kişi tarafından Pulitzer Ödülü verilmesi çağrısı yapıldı.

Bu hafta sonu ABD'nin bağımsızlığının 250. yılı kutlamaları sırasında çekilen bir Reuters fotoğrafı, bu yıl sosyal medyada en çok yayılan ve en çok tartışılan karelerden biri haline geldi.

REKLAM
REKLAM

4 Temmuz'da Cheney Orr tarafından çekilen görüntüde, Washington Metro treninde sessizce oturan siyahî bir kadın görülüyor. Kadının etrafını, kent merkezinde düzenlenecek yürüyüşe giden beyaz milliyetçi Patriot Front grubunun maskeli onlarca üyesi çevreliyor.

Fotoğrafın altında şu not yer alıyor: "Washington, DC'de ABD bağımsızlığının 250. yıldönümünde, Patriot Front grubunun üyeleri metroda yolculuk ederken bir yolcu oturuyor, 4 Temmuz 2026."

Irkçı grubun, baş aşağı çevrilmiş Amerikan bayrakları ve Konfederasyon sancaklarıyla Capitol Hill boyunca yürüdüğü başka kareler de çekildi. Üyeler, 4 Temmuz 1776'da Bağımsızlık Bildirgesi'ni onaylayan ilk 13 koloniyi simgeleyen 13 yıldızlı şapkalar takıyordu.

Ancak Orr'un fotoğrafı, "içinde yaşadığımız Amerikan tarihinin dönemini tanımlayan kare" olarak nitelendi.

Yukarıdaki paylaşım geniş çapta dolaşıma girerek viral oldu ve binlerce tepki çekti.

Sayısız yorum, fotoğrafı Donald Trump dönemindeki ırksal gerilimleri ve siyasi bölünmeleri ürkütücü bir güçle yansıtan bir kare olarak tanımlarken, bazı kullanıcılar Orr'un sarsıcı fotoğrafını, 1955'te Alabama'nın Montgomery kentinde Jim Crow ırkçı ayrım yasalarına meydan okuyarak otobüste yerinden kalkmayı reddeden sivil haklar öncüsü Rosa Parks'la karşılaştırdı.

"Başka kimsenin o otobüsteki Rosa Parks fotoğrafı gözünün önüne geliyor mu?"

Çok sayıda sosyal medya kullanıcısı fotoğrafın Pulitzer Ödülü'ne layık görülmesi çağrısında bulunurken, pek çoğu da "Yeryüzündeki En Büyük Ülke" söylemiyle, zaman içinde ne kadar az şeyin değiştiğine ve ABD'nin nasıl gerilediğine dikkat çekti.

Aşağıda bazı yorumları görebilirsiniz:

"Görüntü çarpıcı çünkü basit bir gerçeği açığa çıkarıyor: gözdağı vermeye çalışanlar maskelerin ardına saklanırken, sıradan yurttaşların buna ihtiyacı yok. Yurtseverlik, birinin taşıdığı bayrağın büyüklüğüyle ya da attığı sloganların gürlüğüyle ölçülmez. Bir kişinin, herkesin eşit yaratıldığına dair kurucu vaadi savunup savunmadığıyla ölçülür. Yurtseverliğin gerçek sınavı, nefret karşısında susmak değildir; ona karşı duracak cesareti gösterebilmektir."

"Farklı on yıllar. Farklı yüzler. Ama aynı mesaj: Siyahların varlığı hâlâ bazıları tarafından gözetlenmesi, sindirilmesi ya da kontrol altında tutulması gereken bir tehdit olarak görülüyor.

Amerika, 250 yıllık özgürlüğünü kutluyor. Siyah Amerikalılar ise bu 250 yılın büyük bölümünü, o özgürlük vaatlerinin kendileri için de geçerli olması adına mücadele ederek geçirdi.

Zaman değişiyor. Mücadele ise aynı kalıyor."

Fotoğrafın mizansen olduğu ya da yapay zekayla üretildiği iddialarını doğrulayan bir kanıt bulunmuyor.

Beyaz üstünlüğünü savunan Patriot Front, merkezi Teksas'ta bulunan aşırı sağcı bir milis grubu. 2017'de kurulan örgüt, kendisini "Amerikan ulusuna" sadık bir hareket olarak tanımlıyor.

George Washington Üniversitesi Aşırılık Araştırma Merkezi ise Patriot Front'u, "ABD'de yalnızca beyazlardan oluşan bir etno-devlet kurulmasını savunan beyaz milliyetçi ve faşist bir örgüt" olarak nitelendiriyor. Merkeze göre grup, beyaz Avrupalı kültürünün korunmasını savunurken çokkültürlülüğü, göçü ve etnik çeşitliliği Amerika vizyonuna yönelik varoluşsal tehditler olarak görüyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Amazon, 'Melania' belgeseli için Trump'a 10 milyon dolardan fazla ödedi

Yılın Fotoğrafı seçildi: ABD göç politikasının çarpıcı karesi

2026'nın şimdiye kadarki en iyi korku filmleri hangileri?