Levi's, Uniqlo, Zara ve Primark gibi giyim devleri, Z Kuşağı'nın ikinci el alışveriş ve sürdürülebilirliğe yönelmesi ile mağaza içi tamir hizmetleri ve dikiş atölyelerine yatırım yapıyor.
Yıpranmış kıyafetleri yenisini almak yerine tamir etmeye teşvik etmek, ilk bakışta satışları baltalayacak bir strateji gibi görünebilir. Ancak mağaza içi onarım hizmetleri ve dikiş atölyeleri, hem bütçesini hem de gezegeni korumak isteyen genç tüketicilere ulaşmaya çalışan giyim markaları için giderek vazgeçilmez hale geliyor.
Lüks moda evleri ile Patagonia ve L.L. Bean gibi bazı perakendeciler onlarca yıldır ürün tamir hizmeti sunuyor. Ancak bu yaklaşım artık ana akım markalar arasında da yaygınlaşıyor. Kot devi Levi Strauss & Co., günlük giyim zinciri Uniqlo ve uygun fiyatlı perakendeci Primark, Z Kuşağı'nı iğne-iplikle kazanmayı hedefleyen şirketler arasında yer alıyor.
Levi's, Z Kuşağı'nın ikinci el alışverişe ve sürdürülebilirliğe ilgi duyduğunu ancak temel dikiş becerilerinden yoksun olduğunu tespit ettikten sonra lise öğrencilerine yönelik el dikişi kursu başlattı. Yaklaşık 90 dakika süren eğitimlerde gençlere düğme dikme, paça kısaltma, yama yapma ve yırtık onarma gibi dört temel beceri öğretiliyor.
Merkezi San Francisco'da bulunan şirket, ABD genelinde yaygınlaştırdığı "Wear Longer" (Daha Uzun Süre Giy) programıyla dünya çapındaki yüzlerce mağazada sunduğu tamir ve kişiselleştirme hizmetlerini de genişletiyor.
Levi's Küresel Tasarım İnovasyonu Başkanı Paul Dillinger, "Kıyafetlerimizi satın alan insanlara onları koruyacak becerileri kazandırmanın önemli olduğuna inanıyoruz. Böylece ürünler ikinci bir yaşam şansı elde ediyor," dedi.
Z Kuşağı sürdürülebilirliği bütçeyle birleştiriyor
25 yaşındaki Detroit sakini Chloe Halprin, perakendecilerin "Tamir et, çöpe atma" mesajıyla ulaşmayı hedeflediği tüketici profilini temsil ediyor.
Halprin, lise yıllarında uygun fiyatlı ve trend mağazalardan alışveriş yaptığını, büyük bir yırtığı onarmanın ise dikiş bilgisi nedeniyle kendisi için mümkün görünmediğini anlatıyor.
"Forever 21'den aldığım bir üst ya da eteği yırtsaydım, muhtemelen çöpe atardım," diyor.
Bugün ise kıyafetlerinin büyük bölümünü ikinci el olarak satın alan Halprin, kısa süre önce dikiş makinesiyle paça kısaltmayı öğrendi. Sıradaki hedefi ise bir eteği gömleğe dönüştürmek gibi daha yaratıcı projeler.
Kar amacı gütmeyen bir kuruluşta hibe yazarı olarak çalışan Halprin, "Karbon ayak izime dikkat etmeye çalışıyorum. İsraftan gerçekten hoşlanmıyorum. Aynı zamanda para da biriktirmeye çalışıyorum," ifadelerini kullanıyor.
Tekstil atıkları büyürken tamir kültürü yeniden öne çıkıyor
Kıyafet tamirinin ekonomik bir zorunluluk ve geleneksel bir el sanatından, müşteri bağlılığı oluşturan bir uygulamaya dönüşmesi bir gecede gerçekleşmedi. Moda sektörü, çevre kirliliği ve iklim değişikliğine yaptığı katkıyı azaltması yönündeki baskıyla karşı karşıya.
Üretim artıkları, kullanılmayan giysiler, ev tekstili ürünleri ve satılamayan stokları kapsayan tekstil atıkları, sektörün en büyük sorunlarından biri olarak görülüyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın (UNEP) tahminlerine göre dünyada her saniye bir çöp kamyonunu dolduracak kadar tekstil ürünü çöplüklere gönderiliyor ya da yakılıyor.
Araştırmacılar, kıyafetlerin tamir edilip yeniden satılmasının, özellikle yeni bir ürün satın almayı geciktirdiği veya onun yerine geçtiği durumlarda çevresel etkiyi azaltabileceği konusunda genel olarak hemfikir. Ancak birçok uzman, bu uygulamaların mevcut ölçekte, giyim üretimi ve tüketimindeki sürekli artışı dengelemekten hâlâ çok uzak olduğu görüşünde.
Ellen MacArthur Vakfı'nın verilerine göre, dünya genelinde giyim üretimi 2000-2015 yılları arasında yaklaşık iki katına çıkarken, bir giysinin ortalama kullanım sayısı yaklaşık yüzde 36 azaldı. Vakıf ayrıca, kullanımdan çıkan tekstil ürünlerinin yüzde 1'inden daha azının yeni giysilere dönüştürülebildiğini belirtiyor.
Z Kuşağı ikinci el pazarını büyütüyor
1997-2012 yılları arasında doğan Z Kuşağı, hızlı moda ve e-ticaretle büyüyen; eğitim hayatı ve genç yetişkinlik dönemi ise COVID-19 salgını ile salgın sonrası yüksek enflasyon tarafından şekillendirilen ilk nesil oldu.
Bağımsız pazar araştırma şirketi GlobalData'nın ikinci el satış platformu ThredUp ile hazırladığı rapora göre, ister sınırlı bütçeleri ister tüketim kültürüne mesafeli yaklaşımları nedeniyle olsun, Z Kuşağı ABD'de ikinci el giyim pazarının geleneksel perakende satışlarından çok daha hızlı büyümesine önemli katkı sağladı.
GlobalData perakende analisti Neil Saunders'a göre, yeni kıyafet üreten şirketler için tamir hizmetleri ve eğitim programları, tüketicilerin değişen beklentilerine yanıt verme fırsatı sunuyor.
Saunders, "Bu tür uygulamalar markanın algısını güçlendiriyor," değerlendirmesinde bulundu.
Hızlı moda devleri de tamire yöneliyor
Özellikle Primark, Zara ve H&M gibi hızlı moda zincirlerinin tamir hizmetlerine yönelmesi hem ilgi hem de kuşkuyla karşılandı.
İspanya merkezli Zara, 2022 yılında müşterilerinin kullanılmış ürünlerini yeniden satabildiği, temel tadilat ve tamir hizmeti talep edebildiği dijital bir platform oluşturdu. Program, şirketin faaliyet gösterdiği yaklaşık 100 ülkenin 17'sinde kullanılıyor.
İrlanda merkezli Primark ise daha çok tüketici eğitimine odaklandı. Şirket, "Love It For Longer" (Daha Uzun Süre Sev) etkinliklerinde müşterilere fermuar ve düğme değiştirme gibi temel onarım becerilerini ücretsiz olarak öğretiyor.
Primark Ürün Ömrü ve İş Birlikleri Direktörü Vicki Swain, "Kıyafetlerin nasıl tamir edileceğini ve bakımının nasıl yapılacağını öğrenmek, hem atıkları azaltmanın hem de satın aldığımız ürünlerin kullanım ömrünü uzatmanın en basit ama en etkili yollarından biri," dedi.
Şirket bugüne kadar mağazalarının bulunduğu 17 ülkenin dokuzunda toplam 730'dan fazla atölye düzenledi. Bu yıl ayrıca İngiltere'deki üç mağazada mağaza içi tamir hizmetini denemeye başladı.
Swain'e göre uygun fiyatlı kıyafetler de pahalı ürünler kadar dayanıklı ve tamir edilmeye değer olabilir.
"Ürünlerimiz tek kullanımlık değil," diyen Swain, Primark'ın sattığı ürünlerin yaklaşık yarısının çorap, iç çamaşırı, tişört ve kot pantolon gibi temel ihtiyaçlardan oluştuğunu vurguladı.
Japon perakende devi Uniqlo ise tamir, geleneksel Japon sashiko onarımı, nakış ve yaratıcı yeniden tasarım gibi satış sonrası hizmetler sunuyor. Dünya genelindeki yaklaşık 2.500 mağazasının 75'inde verilen bu hizmetler, şirket tarafından ürün yaşam döngüsünü uzatmanın bir parçası olarak görülüyor. Uniqlo USA Küresel Kurumsal Sorumluluk Direktörü Jean-Emmanuel Shein, bu uygulamaların müşteriyle bağı da güçlendirdiğini söyledi.