Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Tuna'da 80 yıl sonra bulunan 2 Alman askerinin kimliği araştırılıyor

Mezar nakil görevlisi Gabor Kohlrusz
Umbetter Gabor Kohlrusz ©  Volksbund
© Volksbund
By Nela Heidner
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Tuna Nehri'nden, olağanüstü iyi korunmuş bir Wehrmacht motosikleti çıkarıldı. Hemen yanında ise kimlik künyeleriyle birlikte 2 Alman askerinin naaşı bulundu. Askerlerden birinin muhtemelen Waffen-SS mensubu olduğu değerlendiriliyor.

1944'te hayatını kaybettiği düşünülen 2 Alman askerinin naaşları, 80 yılı aşkın süre Tuna Nehri'nin çamurlu tabanında kaldı.

REKLAM
REKLAM

Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de su seviyesinin olağanüstü ölçüde düşmesi ise bu unutulmuş savaş izlerini yeniden gün yüzüne çıkardı.

İki askerin naaşının yanında, neredeyse tamamen korunmuş Alman asker kimlik künyeleri bulundu. Bu sayede, aradan 80 yılı aşkın süre geçmiş olmasına rağmen, askerlerin kimliklerinin kesin olarak tespit edilebilmesi ihtimali oldukça yüksek görülüyor.

Buluntu, ağustos ayı başında Buda yakasındaki Tuna kıyısında ortaya çıkarılan ve yine dikkat çekici ölçüde iyi durumda olan bir DKW NZ 350-1 motosikletle yakından bağlantılı.

İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma motosiklet, Budapeşte’deki Askerî Tarih Müzesi’nin hangarında temizlenip restore ediliyor.
İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma motosiklet, Budapeşte’deki Askerî Tarih Müzesi’nin hangarında temizlenip restore ediliyor. Volksbund Deutsche Kriegsgräberfürsorge e. V. / Simone Schmid

Motosikletin altında ve çevresinde yapılan incelemelerde, Macar Askeri Tarih Enstitüsü ve Müzesi uzmanları insan kalıntılarına ulaştı. Kalıntılar, Gábor Kohlrusz tarafından dikkatle çıkarıldı.

Uzun yıllardır Volksbund Deutsche Kriegsgraberfürsorge'nun Macaristan'daki mezar nakli çalışmalarını yürüten Kohlrusz, Alman savaş ölülerinin bulunması, çıkarılması ve belgelenmesinin yanı sıra kişisel eşyalar ile kimlik künyelerinin korunmasından da sorumlu. Tarihçiler ve yerel kurumlarla birlikte çalışan ekip, kayıp askerlerin kimliklerini belirlemeye ve onlarca yıldır bilinmeyen savaş hikâyelerini aydınlatmaya katkı sağlıyor.

Cenazelerin yanında iki kimlik künyesi ve bir Kuban kol rozeti bulundu.
Cenazelerin yanında iki kimlik künyesi ve bir Kuban kol rozeti bulundu. Volksbund Deutsche Kriegsgräberfürsorge e. V.

Muhtemelen hâlâ kayıp sayılıyorlardı

İkinci Dünya Savaşı sırasında çatışmalarda hayatını kaybeden Alman askerlerinin kimlik künyeleri ikiye ayrılırdı. Bir parçası naaşın üzerinde bırakılır, diğer parçası ise Berlin'deki Wehrmacht bilgi merkezine gönderilerek ölümün kayda geçirilmesi ve aileye bildirilmesi sağlanırdı.

Tuna Nehri'nden çıkarılan iki askerin kimlik künyelerinin ise eksiksiz olduğu belirlendi. Bu durum, ölümlerinin resmî kayıtlara hiç geçmemiş olabileceğini ve ailelerinin onları yıllar boyunca kayıp olarak beklemiş olabileceğini düşündürüyor.

Kazı sırasında kimlik künyelerinin yanı sıra bir alyans ile Kuban kol rozeti de bulundu. Rozetin askerlerden birine ait olduğu doğrulanabilirse, bu bulgu onun askerlik geçmişine ilişkin önemli ipuçları sunabilir. Kuban rozeti, 1943 yılında Sovyetler Birliği'nin güneyindeki Kuban köprübaşında görev yapan Alman askerlerine verilen ve aynı yılın eylül ayında ihdas edilen bir askerî nişandı.

Kuban kol rozeti: 1943’te ihdas edilen bu nişan, Doğu Cephesi’ndeki Kuban köprübaşında görev yapan Alman askerlere veriliyordu.
Kuban kol rozeti: 1943’te ihdas edilen bu nişan, Doğu Cephesi’ndeki Kuban köprübaşında görev yapan Alman askerlere veriliyordu. Volksbund Deutsche Kriegsgräberfürsorge e. V. / Simone Schmid

İki askerden birinin bu rozeti taşıdığı kesinleşirse, bu, ölümünden yıllar önce Doğu Cephesi’nde görev yaptığını gösterir.

Savaş mezarları hizmeti ve uluslararası ilişkiler bölümünün başkanı Arne Schrader, böyle bir eşleştirmenin ne kadar güç olabileceğini iyi biliyor. Kimlik künyelerinin gerçekten bulunan cenazelere ait olup olmadığını belirlemek için bir dizi inceleme gerekiyor. Künyeleri ilk taşıyanların isimleri muhtemelen nispeten hızlı bir şekilde tespit edilebilir; ancak bu, kimliklerin tamamen aydınlandığı anlamına gelmiyor.

Kimlik tespiti zahmetli bir süreç

Kimlik tespitinin ilk aşamasını, kemiklerin ayrıntılı antropolojik incelemesi oluşturuyor. Uzmanlar, tek tek kemiklerin uzunluğunu ölçerek hayatını kaybeden kişinin boyuna ilişkin tahminlerde bulunabiliyor. Özellikle uyluk ve kaval gibi uzun kemikler, bu hesaplamalarda önemli rol oynuyor. Elde edilen veriler daha sonra askerî kayıtlarla karşılaştırılarak olası kimliklere ulaşılmaya çalışılıyor.

Yaş tahmini için de çeşitli anatomik göstergeler kullanılıyor. Kemiklerin gelişim düzeyi, epifizlerin kapanma durumu ve yirmilik dişler, kişinin 20 yaşın altında, 20-25 yaş aralığında ya da daha ileri yaşlarda olup olmadığına dair önemli ipuçları sunuyor.

Tuna'dan çıkarılan iki askerin kesin yaşı henüz bilinmiyor. Devam eden antropolojik incelemenin, kemikler, epifizler ve yirmilik dişler üzerinden yaklaşık yaşlarını ortaya koyması bekleniyor.

"Özellikle kuyruksokumu kemiği ile uzun kemiklerin epifizleri değerlendirilebilir. Yirmilik dişler de önemli bilgiler sağlayabilir," diyor antropolog Arne Schrader. Diş dolguları da askerlerin kökenine ilişkin ipuçları verebiliyor. Örneğin amalgam dolgular, kişinin büyük olasılıkla Batı Avrupa kökenli olduğuna işaret edebiliyor.

Tuna'da bulunan kimlik künyelerinden birinin Wehrmacht askerine, diğerinin ise Waffen-SS mensubuna ait olduğu belirlendi. Ancak bu künyelerin gerçekten çıkarılan iki naaşla eşleşip eşleşmediğinin önce kesin olarak doğrulanması gerekiyor. Volksbund tarafından yapılacak ön kimlik tespitlerinin daha sonra Almanya Federal Arşivleri tarafından resmen onaylanması bekleniyor.

Yaklaşık 900 bin kişi, savaş boyunca Waffen-SS saflarında görev yaptı. Bu birliklerde ideolojik olarak Nasyonal Sosyalizmi benimseyenlerin yanı sıra yabancı gönüllüler, savaşın son dönemlerinde zorla silah altına alınanlar ve reşit olmayanlar da bulunuyordu. Waffen-SS, çok sayıda savaş suçundan ve Holokost'taki rolünden sorumlu tutuldu; 1946'daki Nürnberg Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi tarafından suç örgütü ilan edildi.

Tuna’nın su seviyesi düşünce, nehir bu motosikleti ortaya çıkarıyor.
Tuna’nın su seviyesi düşünce, nehir bu motosikleti ortaya çıkarıyor. Volksbund Deutsche Kriegsgräberfürsorge e. V.

Buluntuların ortaya çıkarıldığı nokta, liman çamurunun biriktiği ve zamanla gaz yağıyla karıştığı bir alandı. Uzmanlara göre bu sıra dışı çevresel koşullar, hem motosiklet parçalarının hem de asker kimlik künyelerinin onlarca yıl boyunca olağanüstü derecede iyi korunmasını sağladı.

Volksbund şimdi künyelerde yer alan bilgileri askerî kayıtlar, kayıp bildirimleri ve yaklaşık 5,4 milyon kaydı içeren "Gräbersuche Online" (Çevrim İçi Mezar Arama) veritabanıyla karşılaştırarak askerlerin kimliklerini doğrulamaya çalışacak.

DKW NZ 350-1’in askerlerle nasıl bir bağı var?

İlk incelemelere göre bulunan motosiklet, Saksonya'da üretilen bir DKW NZ 350-1 modeli. Bu motosiklet, 1944'ten itibaren özellikle askerî kullanım amacıyla geliştirildi ve savaş sırasında Alman ordusu tarafından yaygın biçimde kullanıldı.

Bununla birlikte, motosikletin iki askerin naaşıyla birlikte bulunmuş olması, onların bu aracı kullandığını kesin olarak göstermiyor. Uzmanlar, motosiklet ile askerler arasındaki ilişkinin ancak yapılacak ayrıntılı incelemeler sonucunda netlik kazanabileceğini belirtiyor.

Uzmanlar, bulgulara ilişkin birden fazla senaryo üzerinde duruyor. İki askerin motosikleti birlikte kullanıyor olması; birinin sürücü, diğerinin ise yolcu olması ihtimaller arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra, DKW motosikletinin başka bir askerî birliğe ait olduğu ve askerlerin araçla doğrudan bağlantısının bulunmadığı olasılığı da değerlendiriliyor.

Bir diğer ihtimal ise motosikletin, askerlerin ölümünün ardından bu noktaya taşınmış olması. Araç çatışmalar sırasında Tuna Nehri'ne düşmüş ya da savaşın ilerleyen dönemlerinde kasıtlı olarak nehre batırılmış olabilir. Mevcut bulgular, bu senaryolardan hangisinin doğru olduğunu ortaya koymak için henüz yeterli değil.

Budapeşte’de Tuna Nehri’nden çıkarılan bir Wehrmacht motosikleti (c) Volksbund für Kriegsgräberfürsorge
Budapeşte’de Tuna Nehri’nden çıkarılan bir Wehrmacht motosikleti (c) Volksbund für Kriegsgräberfürsorge Volksbund Deutsche Kriegsgräberfürsorge e. V. / Simone Schmid

Nehir yatağında mühimmat da bulundu

Çıkarma çalışmaları sırasında, diğer askerî teçhizatın yanı sıra Tip 35 tellermine tipi Alman tanksavar mayınlarına da rastlandı. İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma bu patlayıcılar nedeniyle, çalışmaların güvenli şekilde sürdürülebilmesi için bomba imha ekipleri bölgeye sevk edildi.

Macar Askerî Tarih Enstitüsü, buluntuların ortaya çıkarıldığı alanın, Budapeşte Kuşatması'nın ardından nehre karışan savaş kalıntıları ve atıkların biriktiği bir nokta olabileceğini değerlendiriyor. Ancak eşyaların buraya kasıtlı olarak bırakılıp bırakılmadığı ya da hangi koşullarda nehir tabanına ulaştıkları henüz kesinlik kazanmış değil.

Budapeşte Muharebesi’yle bağlantı var mı?

Tarihî bağlam dikkate alındığında, buluntuların Budapeşte Muharebesi'yle bağlantılı olma ihtimali yüksek görülüyor.

Budapeşte Muharebesi, 1944'ün ekim sonundan 13 Şubat 1945'e kadar sürdü ve Macaristan'daki savaşın son evresinin en kanlı ve askerî açıdan en zorlu çatışmalarından biri olarak tarihe geçti. Şehir, Sovyet Kızıl Ordusu ve Rumen birliklerine karşı Alman ve Macar kuvvetleri tarafından savunuldu. Aralık 1944'te Budapeşte'nin kuşatılmasıyla çatışmalar uzun süren bir şehir savaşına dönüştü ve 13 Şubat 1945'te Sovyet birliklerinin kenti ele geçirmesiyle sona erdi.

Muharebe sırasında her iki tarafta da on binlerce asker ve sivil hayatını kaybetti.

Bugün Budapeşte'nin batısındaki Budaörs Alman-Macar ortak savaş mezarlığı, Macaristan'daki en büyük Alman savaş mezarlığı olma özelliğini taşıyor. Mezarlıkta ağırlıklı olarak Budapeşte ve Tuna'nın doğusundaki bölgelerde hayatını kaybeden Alman askerleri defnedildi. Volksbund'un verilerine göre Budaörs'te bugüne kadar 16 bin 630 savaş ölüsünün naaşı yeniden toprağa verildi.

İki Wehrmacht askerine ait kalıntılar, Budapeşte yakınlarındaki Budaörs savaş mezarlığında toprağa verilecek.
İki Wehrmacht askerine ait kalıntılar, Budapeşte yakınlarındaki Budaörs savaş mezarlığında toprağa verilecek. Uwe Zucchi

Tuna’dan çıkarılan iki askerin gerçekten Budapeşte Muharebesi sırasında hayatını kaybedip kaybetmediği sorusunun yanıtını zaman gösterecek. Kesin olan tek şey, kemiklerinin Budaörs savaş mezarlığına defnedileceği.

Bu keşif, geçmişe ait ne kadar çok izin bugün hâlâ Avrupa nehirlerinde saklı olduğunu gösteriyor. Tuna, yalnızca savaş yıllarında değil, her dönemde önemli bir ulaşım ve taşımacılık hattıydı.

Volksbund, mevcut düşük su seviyesi nedeniyle ortaya çıkan gemi enkazlarından da yeni savaş ölülerinin çıkarılabileceğini açıkça öngörüyor.

Bu nedenle, Budapeşte’deki keşfin benzerlerinin devamı gelebilir.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Tuna'dan çıkarılan Wehrmacht motosikleti: Neredeyse yeni gibiydi

Tuna Nehri'nde sular çekildi, Wehrmacht motosikleti ortaya çıktı

Cristiano Ronaldo, Cascais'te gizli törenle evlendi