Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Avrupa'da arabasız kaçamak: Sessizlik arayanlara özel rotalar

Ljubljana, Slovenya
Ljubljana, Slovenya ©  Photo by Eugene Kuznetsov on Unsplash
© Photo by Eugene Kuznetsov on Unsplash
By Dianne Apen-Sadler
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

İster kirlilikle mücadele eden şirin dağ kasabaları, ister kanallar etrafında kurulmuş kentler olsun, bu rotaların hiçbirinde otomobile ihtiyaç duymuyorsunuz.

Araç kornalarının ve motorların hiç dinmeyen uğultusuna o kadar alıştık ki, ondan uzaklaşmadan gerçek sessizliğin değerini anlayamıyoruz.

REKLAM
REKLAM

Meselenin tek tarafı gürültünün yokluğu da değil; araç olmaması, yolu karşıdan karşıya geçme ya da trafiği tıkama derdi olmadan keyfinize göre dolaşabileceğiniz anlamına geliyor.

Bir sonraki arabaların olmadığı kaçamağınızı mı arıyorsunuz? Avrupa'da rotanızı çevirebileceğiniz yerler şöyle.

Ljubljana'nın trafiğe kapalı bölgesi Avrupa Birliği'ndeki en büyük alan
Ljubljana'nın trafiğe kapalı bölgesi Avrupa Birliği'ndeki en büyük alan Photo by Eugene Kuznetsov on Unsplash

Ljubljana, Slovenya

Eski kent merkezine sahip pek çok şehirde merkez bölgenin yayalaştırıldığı doğru; ancak Ljubljana'nın trafiğe kapalı alanı bunun çok ötesine uzanıyor; 20 hektarlık bir alanı kapsıyor ve bu da onu Avrupa Birliği'ndeki en büyük bölge yapıyor.

Her zaman böyle değildi. Slovenya'nın başkenti, 2007'de 12 hektarlık bir alanı trafiğe kapatarak işe başladı; alan daha sonra kademeli olarak genişletilerek bugünkü boyutuna ulaştı.

Bugün şehirdeki sayısız kafe, müze ve galeri arasında bisikletle gezebilir ya da ağır adımlarla dolaşabilir; Ljubljana Kalesi ve Belediye Binası gibi başlıca görülmesi gereken yerler arasında ise (elbette elektrikli olan) şehir trenine atlayabilirsiniz.

Giethoorn'u ziyaret edenler kanallarında gezmek için tekne kiralayabiliyor
Giethoorn'u ziyaret edenler kanallarında gezmek için tekne kiralayabiliyor Photo by Yossi Moalem on Unsplash

Giethoorn, Hollanda

Amsterdam'a yaklaşık iki saat uzaklıktaki, "Hollanda'nın Venedik'i" diye anılan bu kartpostal güzelliğindeki kasabada araba yok; 2 bin kadar sakini kanalları, yürüyüş yollarını ve bisikletleri kullanarak dolaşıyor.

Son yıllarda Giethoorn'un popülerliği patlama yaptı; bu da geleneksel trafik sıkışıklıklarının yerini tekne kuyrukları alınca kasabanın cazibesini bir ölçüde gölgeliyor. Yine de ziyaretçilerin çoğu buraya günübirlik geldiği için, yaz aylarında bir gece konaklayarak ve saat 16.00'dan sonra kiraladığınız bir tekneyle açılarak kalabalıktan kaçınabilirsiniz.

Alternatif olarak, Giethoorn'un hemen yakınındaki Dwarsgracht çok daha az ziyaretçi ağırlıyor; hatta iki yer arasında gidip gelmek için tekne bile kiralayabiliyorsunuz.

Civita di Bagnoregio'ya yalnızca dik bir yaya köprüsünden ulaşılabiliyor
Civita di Bagnoregio'ya yalnızca dik bir yaya köprüsünden ulaşılabiliyor Photo by Catherine Kerr on Unsplash

Civita di Bagnoregio, İtalya

Tiber Nehri vadisinin üzerinde, bir tepenin zirvesine kurulmuş olan Civita di Bagnoregio hem çarpıcı konumuyla hem de ortaçağ mimarisiyle ilgi görüyor.

Roma'dan arabayla yaklaşık iki saat uzaklıktaki kasabaya girmenin tek yolu, hafta içi 3 avro, hafta sonları ve resmi tatillerde 5 avro ödediğiniz oldukça dik bir yaya köprüsünden geçmek. Ziyaretçilerden toplanan para, yavaş yavaş aşınan kasabayı koruma çalışmalarına aktarılıyor.

Tıpkı Giethoorn gibi Civita di Bagnoregio da gözde bir günübirlik gezi rotası; bu yüzden yaz kalabalığından kaçınmak için sabah erken saatlerde ya da akşamüstü gelmekte fayda var.

Hydra'da tekerlekli tüm araçlar yasak, bu yüzden ağır yükler eşek veya katırlarla taşınıyor
Hydra'da tekerlekli tüm araçlar yasak, bu yüzden ağır yükler eşek veya katırlarla taşınıyor Photo by Jordan Durzi on Unsplash

Hydra, Yunanistan

Yunan adası Hydra yalnızca arabasız değil; bisiklet ve motosikletler de dahil olmak üzere neredeyse tüm tekerlekli araçlar burada yasak.

Zaten kullanmanız da pek mümkün olmazdı. Kasaba limanın etrafında şekillenmiş; ana iskeleden çıkan sokaklar dik yokuşlarla tepeye tırmanıyor ve buralarda (tabii kendi iki ayağınız dışında) yalnızca eşekler ve atlar yol alabiliyor.

Adaya yayılmış diğer koy ve yerleşimlere gitmek isterseniz su taksisi ayarlamanız gerekiyor.

Kanarya Adaları'ndaki La Graciosa'da asfalt yol yok
Kanarya Adaları'ndaki La Graciosa'da asfalt yol yok Photo by Jorge Fernández Salas on Unsplash

La Graciosa, Kanarya Adaları

Her daim popüler Lanzarote'den sadece 25 dakikalık bir feribot yolculuğu uzaklıktaki La Graciosa, kalabalıktan kaçmanın ve arabalardan uzaklaşmanın ideal bir yolu.

Yine de ada tam anlamıyla arabasız sayılmaz; fakat asfalt yol olmadığı için tek seçeneğiniz 4x4 taksiler. Onların sayısı da sıkı biçimde sınırlandığından ve trafikten eser olmadığından, buna pek aldırmayacaksınız.

La Graciosa, yürüyerek ya da bisikletle ulaşabileceğiniz ıssız plajlarıyla tanınıyor. Ada büyük ölçüde düz olduğundan her iki seçenek de çoğu ziyaretçi için gayet yapılabilir.

Sark, Kanal Adaları

Arabaların yasak olduğu bir başka ada olan Kanal Adaları'ndaki Sark'ta yalnızca traktörlere, bisikletlere ve at arabalarına izin veriliyor.

Adayı boydan boya kateden yürüyüş parkurları, yazın serinlemek için sayısız koy ve doğal yüzme havuzuna açılıyor.

Sark'ta olmayan bir diğer şey ise sokak lambaları; ada bu nedenle 2011'de dünyanın ilk "Karanlık Gökyüzü Adası" ilan edildi. Işık kirliliğinin olmayışını fark etmek için başınızı kaldırıp gökyüzüne bakmanız yeterli; ama yıldızlara daha çok ilgi duyanlar için adada bir de gözlemevi var.

Zermatt, Matterhorn manzarasını bozabilecek kirliliği önlemek için elektrikli olmayan araçları yasakladı
Zermatt, Matterhorn manzarasını bozabilecek kirliliği önlemek için elektrikli olmayan araçları yasakladı Photo by Gabriel Garcia Marengo on Unsplash

Zermatt, İsviçre

Dağ köyü Zermatt, Matterhorn'a yakınlığı sayesinde uzun süredir gözde bir turistik destinasyon.

O ikonik manzarayı korumak için, kirliliğe yol açabilecek motorlu araçlar yasaklanmış durumda; yani burada sadece elektrikli taksi ve otobüslere izin veriliyor. Kendi elektrikli aracınızı da getiremiyorsunuz; arabayı Täsch'te bırakıp kısa bir tren yolculuğuyla kasabaya geçmeniz gerekiyor.

Şirin kasaba, yürüyerek gezilebilecek kadar küçük; dilerseniz bisiklet kiralayabilir ya da at arabasıyla yapılan turlara katılabilirsiniz.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Avrupa’da tatil planlayanlar için: 2026 turizm vergileri rehberi

Finlandiya'da Uber'den martta ücretsiz Kuzey Işıkları turu

Avrupa’daki lezzet rotalarını keşfedin: Frenk üzümü, zeytinyağı, peynir