Türkiye'de yerli turist seyahati 2024'te bir önceki yıla göre yüzde 8,7 oranında artarak 66,8 milyona ulaşmış olsa da, bu rakam hala pandemi öncesindeki 78,2 milyonluk rekor seviyenin yüzde 14,5 altında.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerine gelen uluslararası turist sayısı 2025 yılında yüzde 3,4 artarak yaklaşık 847 milyon ile rekor seviyeye ulaştı.
Ancak OECD'nin yayımladığı yeni rapora göre jeopolitik gerilimler, değişen seyahat alışkanlıkları ve aşırı hava olaylarının turizm üzerindeki etkisi giderek artıyor. Bu nedenle turizm destinasyonlarının belirsizlikleri daha iyi öngörebilen ve değişen koşullara daha hızlı uyum sağlayabilen politikalar geliştirmesi gerekiyor.
Raporda, önümüzdeki dönemde turistlerin tatil deneyimini değiştirebilecek başlıca eğilimler değerlendirildi.
2025'te hangi ülkeler turist rekoru kırdı?
Yeni yayımlanan OECD Turizm Trendleri ve Politikaları 2026 raporuna göre, OECD ülkelerinin yaklaşık üçte biri bu yılın sonunda turizm performansının 2025 seviyesini de aşmasını bekliyor. Birçok ülke yeni ziyaretçi rekorları kırmaya hazırlanırken, ülkeler arasındaki tablo ise önemli farklılıklar gösteriyor.
2025 yılında dört ülke uluslararası ziyaretçi sayısında çift haneli büyüme kaydederek rekor seviyelere ulaştı. Listenin başında yüzde 16,5 artışla Finlandiya yer alırken, onu yüzde 15,8 ile Japonya, yüzde 15,7 ile Güney Kore ve yüzde 12,5 ile Norveç takip etti.
Bu sonuçlar, özellikle Japonya ve Güney Kore'nin 2024'te sırasıyla yüzde 47,1 ve yüzde 48,4'lük güçlü toparlanmasının ardından geldi. Rapora göre bu yükselişte artan hava yolu bağlantıları ile Japon yeninin değer kaybetmesi etkili oldu.
Buna karşılık dört ülkede uluslararası turist sayısı 2025'te geriledi ve hâlâ pandemi öncesi seviyelere ulaşamadı. Kanada'da turist sayısı yüzde 0,6, Almanya'da yüzde 0,8, İrlanda'da yüzde 2,8 ve ABD'de yüzde 5,5 azaldı.
İsrail'de ise Ortadoğu'daki çatışmalar nedeniyle gelen turist sayısı ciddi şekilde etkilendi. Ülkeye gelen uluslararası ziyaretçi sayısı pandemi öncesine kıyasla hâlâ yüzde 70,8 daha düşük seviyede bulunuyor.
Krizler turistlerin seyahat alışkanlıklarını değiştiriyor
Rapora göre Ortadoğu'daki çatışmalar küresel seyahat akışını sekteye uğratırken ulaşım maliyetlerini de artırıyor. Bu durum turistlerin seyahat konusundaki güvenini olumsuz etkiliyor.
Çatışmalardan en fazla bölge ülkeleri ile Körfez ülkelerinin hava ulaşımına bağımlı destinasyonlar etkileniyor. OECD, bu etkinin kısa vadede devam etmesini bekliyor.
OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, "Pandemi ve Ortadoğu'daki çatışmalardan çıkarılan dersleri kullanarak krizlere hazırlığı güçlendirmeli, turizm ve ziyaretçi akışını sektörün uzun vadeli fayda sağlayacağı şekilde yönetmeliyiz," dedi.
Rapora göre güvenlik endişeleri, artan maliyetler ve olası iptaller de turistlerin tercihlerini değiştiriyor. Seyahat edenler giderek daha tanıdık ve ekonomik destinasyonlara yönelirken, daha kısa tatilleri ve daha düşük maliyetli seçenekleri tercih ediyor.
Havayolu şirketleri, tur operatörleri ve diğer turizm işletmeleri 2027 ve sonrasına yönelik planlarını güncellerken, destinasyonların da değişen seyahat eğilimlerini öngörerek jeopolitik, ekonomik ve iklim kaynaklı risklere göre stratejilerini yeniden şekillendirmesi gerektiği belirtiliyor.
Aşırı hava olaylarına hazırlık öne çıkıyor
Sıcak hava dalgaları, orman yangınları ve tropikal fırtınalar gibi aşırı hava olayları artık tatil destinasyonu ve seyahat zamanı seçerken dikkate alınan temel unsurlar arasında yer alıyor.
Raporda, turizm planlamasına risk analizlerinin, erken uyarı sistemlerinin ve kriz yönetimi mekanizmalarının entegre edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Böylece daha sık ve daha şiddetli yaşanması beklenen aşırı hava olaylarına karşı daha hızlı müdahale edilebileceği belirtiliyor.
Bu kapsamda birçok ülke turistlere yönelik çok dilli acil durum uygulamalarını devreye aldı. Japonya'nın Safety Tips, Avusturya'nın AT-Alert, Hırvatistan'ın 112 uygulaması ve Avrupa genelinde kullanılan MeteoAlarm sistemi, fırtına, orman yangını ve aşırı sıcaklara ilişkin gerçek zamanlı uyarıları ziyaretçilerin cep telefonlarına gönderiyor.
OECD ayrıca aşırı hava koşullarına dayanıklı turizm altyapılarına yatırım yapılmasını ve doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırılmasını öneriyor.
Bazı şehirler ise turistler için "serinleme noktaları" oluşturuyor. Madrid'de yürütülen "Refúgiate en la cultura" (Kültüre sığın) girişimi kapsamında müzeler, sıcak hava dalgaları sırasında klimalı sığınaklar olarak tanıtılıyor.
Turizmin yerel halka daha fazla fayda sağlaması hedefleniyor
Rapor, turizm faaliyetlerinin yerel topluluklara daha fazla ekonomik ve sosyal katkı sağlaması gerektiğine de dikkat çekiyor.
Bunun için ziyaretçi yoğunluğunun altyapısı hazır bölgelere yayılması, ortak altyapı yatırımlarının artırılması ve turizmin bölgesel kalkınma planlarının bir parçası hâline getirilmesi öneriliyor.
Bu yaklaşımın gelecekte daha fazla destinasyonda yerel işletmeleri öne çıkaran sertifikasyon programlarının, toplum temelli turizm projelerinin ve ziyaretçileri büyük zincirler yerine yerel işletmelerde harcama yapmaya teşvik eden uygulamaların yaygınlaşmasına yol açabileceği belirtiliyor.
Rapora göre önümüzdeki yıllarda daha fazla ülke ve şehir turist vergileri, günlük ziyaretçi kotaları, belirli saatlerde giriş uygulamaları veya turist yoğunluğunu azaltmak amacıyla "ikinci şehirleri" ve sezon dışı seyahatleri teşvik eden politikaları hayata geçirebilir.
Türkiye verileri ne diyor?
Verilere göre, 2024'te turizmin Türkiye'nin toplam Gayrisafi Katma Değerine (GVA) doğrudan katkısı yüzde 5,1 olarak belirlendi. Turizm bağlantılı istihdam ise toplam istihdamın yüzde 3,7'sini oluşturuyor.
Türkiye, 2024'te 60,6 milyon uluslararası turist ağırlayarak dünyanın en çok ziyaret edilen ülkelerinden biri oldu. 2025'te ise bu sayı 64 milyona çıktı. 2025'te turizm gelirleri rekor bir seviye olan 65,2 milyar dolarına ulaşırken, 2026 yılı için bu rakamın 68 milyar dolara çıkması bekleniyor.
Veriler iç ve dış turizme dair tabloyu da netleştiriyor. 2025'te Türkiye'ye en çok ziyaretçi gönderen üç pazar sırasıyla Rusya (yüzde 10,8), Almanya (yüzde 10,6) ve İngiltere (yüzde 6,5) oldu.
İç turizmin toplam turizm harcamaları içindeki payı ise yüzde 27 olarak belirlendi. Buna rağmen yurt içi seyahatler büyüme gösteriyor. 2024 yılında 66,8 milyon iç turist seyahati kayıt altına alındı.
Türkiye'de iç turizmde kırılganlık
Birçok OECD ülkesinde turizm sektörünün ana dayanağını iç turizm oluştururken, Türkiye'de iç turizmin toplam turizm harcamaları içindeki payı yüzde 27 gibi düşük bir seviyede kalmış durumda.
Raporda bu durumun, Türkiye'nin turizm sektörünü ülkeye gelen yabancı turist sayısındaki düşüşlere ve olası dış şoklara karşı çok daha savunmasız bıraktığı vurgulanıyor.
Ülkede yerli turist seyahatleri 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 8,7 oranında artarak 66,8 milyona ulaşmış olsa da, bu rakam hala pandemi öncesindeki 78,2 milyonluk rekor seviyenin yüzde 14,5 altında. Bu da pandemi sonrası tam bir toparlanma sağlanamadığı anlamına geliyor.