Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Venedik Lidosu sessiz lükse geri dönüyor: Film festivalinin parlayan adası

Plajları ve çam ormanlarıyla ünlü ada, tarihi otellerinin yenilenmesine ve yeni bir tesisin açılmasına tanık oluyor.
Kumsalları ve çam ormanlarıyla ünlü ada, tarihi otellerinin yenilenmesine ve yeni bir tesisin açılmasına tanık oluyor. ©  AP
© AP
By Rebecca Ann Hughes
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Kumsalları ve çam ormanlarıyla ünlü ada, tarihi otellerinin yenilenmesine ve yeni bir tesisin açılmasına tanık oluyor şu sıralar.

Sinema dünyasının en seçkin isimleri, Uluslararası Film Festivali'nin 83. edisyonu için Venedik'e akın ediyor.

REKLAM
REKLAM

Parıltılı etkinlik, tarihi merkeze kısa bir vapur yolculuğu mesafesindeki dar bir kara şeridi olan Lido adasında gerçekleşiyor.

Ada, başlı başına bir karaktere sahip; plaj işletmeleri ve tarihi otellerden oluşan, Venediklilerin çok sevdiği ancak uluslararası turistlerin çoğu zaman gözden kaçırdığı bir yaz sayfiye yeri.

Yalnızca her yıl eylülde 11 gün boyunca beyaz perdenin küresel üssüne dönüştüğü dönemde bunun istisnası yaşanıyor.

Bununla birlikte, kamp alanlarına, çam ormanlarına ve doğa rezervlerine açılan Belle Époque mimarili sakin adanın, lüks odaklı bir canlanma sürecine girdiğine dair bazı işaretler var.

En ünlü oteli, film festivalinin ilk kez düzenlendiği yer, baştan aşağı yenilendi; bir başka köklü tesisin de restorasyona girmesi planlanıyor ve geçen yıl yeni bir dört yıldızlı superior resort kapılarını açtı.

Festivalin en yıldızlı oteli yenilendi

Hotel Excelsior Venice Lido, 1932'de denize bakan terasında ilk edisyona ev sahipliği yapmasından bu yana film festivalinin en prestijli adresi.

1908'de açıldığından beri, kraliyet mensuplarının, siyasetçilerin ve elbette film yıldızlarının gözdesi hâline geldi.

Geçmişte Greta Garbo, Audrey Hepburn ve Elizabeth Taylor Mağribi esintili iç mekânlarında boy gösterdi; günümüz ikonları George Clooney ve Nicole Kidman ise festival sırasında hâlâ burada konaklıyor.

Otelin bu yıl mayıs ayında yeniden açılması, kubbeleri, kemerleri ve minareleriyle ünlü yapıda gerçekleştirilen etkileyici yenilemeleri ortaya çıkardı.

En önemli yenilemelerden biri, otelin toplumsal kalbi olarak eski ihtişamına kavuşturulan, yemyeşil Palm Court lobisinde yapıldı.

Bu alan artık, son yüzyıl boyunca otelde konaklayan kraliyet mensuplarının, ünlü yönetmenlerin ve Hollywood efsanelerinin arşiv fotoğraflarına ev sahipliği yapıyor.

Konaklama tarafında ise 198 oda ve süitin yarısından fazlası, yumuşak Akdeniz renk paletleri ve özel Murano camlarıyla yenilendi.

Amù Venice adlı yeni imza teras restoranının yanı sıra havuz barı ve 299 kabanalı bir plaj kulübü de bulunuyor. Marka, köken aldığı Côte d'Azur'da Fairmont Monte Carlo'nun çatı katında taşıdığı Riviera havasını, Veneto'nun gastronomi gelenekleriyle birleştiriyor.

Venedik Lido'da yeni dört yıldızlı resort açıldı

Geçen yıl, Lido'nun ikonik 1920'ler mimarisinden bir başka örnek daha, dört yıldızlı superior bir resort olarak yeniden hayata döndü.

Excelsior'a kıyasla çok daha sade olan Meliá Venezia Lido, adaya zarif ve daha erişilebilir bir konaklama seçeneği kazandırıyor.

Ortak alanlar, Adriyatik'ten gelen berrak ışıkla dolup taşıyor; 60 odanın bir kısmı ise lagün üzerinden tarihi merkeze uzanan geniş manzaralar sunuyor.

Art Deco esintili tasarıma ve Akdeniz-Venedik mutfağını harmanlayan füzyon menüye sahip AcquaRiva adlı bir restoran da mevcut.

Lido'nun efsane oteli 200 milyon euroluk restorasyona giriyor

Geniş bir alana yayılan Grand Hôtel des Bains, bir zamanlar kültür ikonlarını ve büyük sinemacıları da ağırlıyordu. Yazar Thomas Mann 1911'de burada konakladı ve bu deneyim ona Venedik'te Ölüm adlı novellasına ilham verdi.

Görkemli, Liberty tarzı otel 2010'da kapandı, ancak geçen yıl yeniden açılması için planlar duyuruldu.

200 milyon euroluk yatırım sayesinde otel ve sahil şeridi restore edilerek üst segment bir resort olarak modernize edilecek.

Geniş bir alana yayılan Grand Hôtel des Bains, bir zamanlar kültür ikonlarını ve büyük sinemacıları da ağırlıyordu.
Geniş bir alana yayılan Grand Hôtel des Bains, bir zamanlar kültür ikonlarını ve büyük sinemacıları da ağırlıyordu. Serge Le Strat

“Bu, sıradan bir restorasyondan fazlası; modern mükemmellik sayesinde Avrupa mirasının yeniden canlanması” diye konuştu, projeyi kentsel dönüşüm odaklı COIMA ESG City Impact Fund ile birlikte finanse eden, Abu Dabi merkezli gayrimenkul geliştirme şirketi Eagle Hills'in Yönetim Kurulu Başkanı ve kurucusu Mohamed Alabbar.

“Venedik her zaman dünyalar arasında bir köprü oldu; kıtadaki en sembolik otellerden birine lüks turizm deneyimimizi taşıyarak kentin geleceğinin parçası olmaktan gurur duyuyoruz.”

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Dubai Invite programına başvurular 90 bin başvuruyla kapandı

Avrupa'ya seyahatlerde esnetilen EES sınır kontrolleri 6 Eylül'de değişiyor

Venedik Lidosu sessiz lükse geri dönüyor: Film festivalinin parlayan adası