Céline Dion’un dönüşü Paris’in kulağına müzik gibi geliyor; uçuş aramaları artarken bir otel, temalı süiti, şarkılı turu ve konser esintili deneyimler sunuyor.
Céline Dion’un uzun süredir beklenen sahneye dönüşü dünyayı kasıp kavurdu; turizm sektörü de buna ayak uyduruyor.
Geçen hafta, Kanadalı ikonun Fransa başkentindeki rezidans konserleri öncesinde Paris uçuşu aramalarının fırladığı haberlerinin ardından, kentin önde gelen otellerinden biri Céline’i kutlamak için tüm kozlarını oynuyor.
Le Méridien Paris Arc de Triomphe’ta Marriott Bonvoy, hayranları adeta konserin kulisine ışınlayan detaylarla tasarlanan, ‘Paris, I’m Ready’ Süiti adlı temalı bir oda açtı.
Geceliği 659 avrodan başlayan süit, konser öncesi ritüeli konaklamanın bir parçasına dönüştürüyor; mikrofon duvarı, güzellik köşesi, aydınlatmalı aynalar ve Céline’den ilham alan konser temalı sanat çalışmalarıyla dikkat çekiyor.
Hepsi bu kadar değil. Marriott Bonvoy, süitte kalmayı tercih etmeyen hayranlara da Céline tarzında Paris deneyimi sunuyor.
Otel, konser atmosferini binaya taşıyacak The Paris Playlist programını başlattı. Müzikten ilham alan gastronomi ve kokular, interaktif dinleme deneyimleri, fotoğraf anları ve yaratıcı etkinlikler eşliğinde misafirlere benzersiz bir deneyim yaşatılacak. Program 12 Eylül’den 18 Ekim’e kadar sürecek.
Ayrıca Paris Encore: A Fan Singalong adlı etkinlikte yer alma şansı da var. Céline’in Paris’le ilişkisine saygı duruşunda bulunan bu ücretsiz, iki saatlik yürüyüş turunda konuklar Eyfel Kulesi, Zafer Takı ve Seine Nehri gibi simge yapıları gezecek ve elbette bir şampanya molası da verilecek.
Marriott Bonvoy üyeleri, Moments sadakat programı aracılığıyla, premium konser paketleri ve otel konaklamalarından Céline’in 2027 konserleri için kulis turu, hospitality biletleri ve Paris, I’m Ready Süiti’nde bir geceyi de içeren Ultimate Céline Dion Experience’a kadar uzanan, yalnızca onlara özel Céline deneyimleri kazanabilecek.
Céline, Paris’e büyük ilgi çekiyor olsa da, onun rezidansı etrafında oluşan bu seyahat coşkusu aslında daha geniş bir akımın, yani ‘gig tripping’ trendinin bir parçası.
Basitçe söylemek gerekirse, bu, insanların konser deneyimine tüm kalpleriyle kapılmaları anlamına geliyor. Birçok kişi için, konser sonrası kalınan otelin sadece başınızı koyacak bir yer olduğu günler geride kaldı.
Artık gezginler, sadece bir gösteriye gitmekle yetinmiyor; tatillerini konserler ve canlı eğlence etrafında kurguluyor ve oteller, temalı odalar ve konserden ilham alan deneyimlerle bu bütünün vazgeçilmez bir parçası haline geliyor.
Marriott Bonvoy da bu trendi benimseyip Céline’in kendi seyahat ipuçlarından ilham alıyor.
Paris’te olamasanız bile, güne kahveyle başlayarak (ister otel odasında ister evde), her duruma uygun ayakkabılarınızı valize atarak ve yolculuklara daima müzik eşliğinde çıkarak süperstarın izinden gidebilirsiniz.