Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Finlandiya'dan Grönland'a: Arktik'te buzkıranların geleceği neden risk altında?

Arktik’te seyrüseferi kolaylaştırmak yerine, iklim değişikliği genel buz örtüsü azalırken bazı bölgelerde buzu kalınlaştırıp daha hareketli ve daha tehlikeli kılıyor.
Arktik'te seyrüseferi kolaylaştırmak yerine, iklim değişikliği genel buz örtüsü azalırken bile bazı bölgelerde buzu kalınlaştırıp daha hareketli ve daha tehlikeli kılıyor. ©  Copyright 2018 The Associated Press. All rights reserved.
© Copyright 2018 The Associated Press. All rights reserved.
By Rebecca Ann Hughes & SAM McNEIL & AP
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

İklim değişikliği, Arktik’te seyrüseferi kolaylaştırmak yerine, bazı bölgelerde buzları kalınlaştırıp daha hareketli ve tehlikeli hale getiriyor.

ABD, NATO ya da Avrupa’nın Grönland’a yönelik her planının önündeki soğuk ve acı gerçek buz. Limanları boğuyor, madenleri gömüyor ve kıyıları yıl boyunca gemileri tehdit eden beyaz ve mavi parçalarla dolu bir mayın tarlasına çeviriyor.

Tüm bunları aşmanın tek yolu ise güçlü motorlara, güçlendirilmiş gövdelere ve donmuş kütleleri ezip yarabilen ağır pruvalara sahip devasa gemiler olan buzkıranlar.

Ancak Amerika Birleşik Devletleri’nin sadece üç buzkıranı var. Bunlardan biri o kadar köhne ki neredeyse kullanılamıyor. Ülke 11 adet daha temin etmek için anlaşmalar yapmış olsa da ek gemileri yalnızca hasımlardan ya da yakın zamanda geri çevirdiği müttefiklerden sağlayabiliyor.

Ana tedarikçi Finlandiya ancak Nordik ülke kendi buz kırma sınamalarıyla karşı karşıya. Şaşırtıcı biçimde, denizleri ısıtan iklim değişikliği, ülkenin gelecekte buzkıranlara daha az bel bağlayacağı anlamına gelmiyor.

Arktik’i daha kolay dolaşılır kılmak yerine, iklim değişikliği bazı bölgelerde buzları daha kalın, daha hareketli ve daha tehlikeli hale getiriyor, toplam buz örtüsü azalırken bile.

Buzkıranlar: Arktik’te kritik teknoloji

Son dönemde tonunu yumuşatmış olsa da ABD Başkanı Donald Trump, güvenlik ve ekonomik nedenlerle Grönland’ı ele geçirme konusundaki ısrarını sürdürüyor. Trump'ın amacı, “büyük, güzel buz parçası” olarak nitelendirdiği bu bölgeyi Moskova ve Pekin’den uzak tutmak, ABD varlıkları için Arktik’te stratejik bir konum sağlamak ve nadir toprak elementleri dahil adanın maden zenginliğini çıkarmak.

Trump 21 Ocak’ta İsviçre’nin Davos kentinde bir araya gelen dünya liderlerine seslenerek, “Bu nadir toprak elementlerine ulaşmak için yüzlerce fit buzun içinden geçmek zorundasınız,” dedi. ABD Başkanı, herhangi bir planı somutlaştırmadı.

Oysa yarı özerk Danimarka toprağında, buzkıranların donmuş denizlerde güzergah açma konusundaki kritik yeteneği olmadan bunu ya da başka hiçbir şeyi anlamlı biçimde yapmak mümkün değil.

Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nden araştırmacı Alberto Rizzi, yarın ABD ekipmanını Grönland’a hızla sevk etmeye karar verseler bile, “adaya çoğu zaman gerçek anlamda erişemeyecekleri 2 ya da 3 yıllık bir boşluk” yaşanacağını belirtiyor.

“Haritada Grönland denizle çevrili görünür, ama gerçek şu ki deniz buzla dolu,” diye ekliyor.

ABD daha fazla buzkıran istiyorsa elinde yalnızca şu dört seçenek var: stratejik hasımlar Çin ve Rusya’nın tersaneleri ya da uzun süreli müttefikler Kanada ve Finlandiya. Bu ülkeler de son dönemde Trump’ın sert eleştirileri ve gümrük vergisi tehditlerine maruz kaldı.

Kuzey’in buzda seyre uygun gemi uzmanlığı

Buzkıranları tasarlamak, inşa etmek, işletmek ve bakımını yapmak pahalı. Bu alanda başarı, soğuk Baltık Denizi’nde yoğrulmuş uzmanlığa sahip Finlandiya gibi bazı yerlerde bulunabilen nitelikli bir işgücü gerektiriyor.

Rizzi’ye göre Finlandiya, dünya genelindeki 240’tan fazla buzkıranın yaklaşık yüzde 60’ını inşa etti ve kalanların da yarısını tasarladı.

Rizzi, “İlk önce bir zorunluluk olarak geliştirdikleri bu niş yetkinlikleri, sonrasında jeoekonomik bir kaldıraç hâline getirmeyi başardılar,” diye ekledi.

Rusya, nükleer reaktörlerle çalışan dev gemiler de dahil yaklaşık 100 gemiyle dünyanın en büyük filosuna sahip. İkinci sırada ise, Helsinki merkezli buzkıran tasarım firması Aker Arctic’in 2024 tarihli raporuna göre filosunu yaklaşık 50 buzkırana ikiye katlamaya hazırlanan Kanada geliyor.

Aker Arctic’in iş geliştirme müdürü Jari Hurttia, şirketin “dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan, rakipsiz özel yetkinliğine” yönelik artan ilgiyi anlatırken, “Tasarım ve mühendislik iş siparişi defterlerimiz şu anda epey dolu ve yakın gelecek umut verici görünüyor,” diyor.

İlk görev döneminde Trump, ABD ordusunun buzda seyre uygun gemiler edinimini öncelik haline getirdi; Biden yönetimi ise Finlandiya tasarımlarıyla iki şirket konsorsiyumu tarafından inşa edilecek 11 buzkıranın teslimine yönelik, Helsinki ve Ottawa ile bir anlaşma imzalayarak bu stratejiyi sürdürdü.

Arktik’te buz kırmanın geleceğinde çatlaklar

ABD ile 27 üyeli Avrupa Birliği (Danimarka ve Finlandiya dahil) Grönland’a yatırımları büyük ölçüde artırma sözü vermiş olsa da, bugün Teksas’ın yaklaşık üç katı büyüklüğündeki bu engin, buzla kaplı topraklara fiilen ulaşabilecek sert güç kapasitesinin kimde olduğu açık.

“Biraz da absürt, çünkü Finlandiya’nın Grönland’ı işgal etmekle tehdit edilmesine yanıt olarak ABD ile yaptığı anlaşmayı iptal edeceğini sanmıyorum,” diyen Rizzi sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama Avrupa, ABD’ye anlamlı bir baskı uygulamak isterse, ‘Size hiç buzkıran vermiyoruz; elinizdeki iki eski gemiyle Arktik’e ulaşmak ya da orada güç yansıtmak için iyi şanslar’ diyebilir.”

Ancak iklim değişikliği hava düzenlerini altüst ederken Finlandiya’nın ufukta kendi iç sorunları da beliriyor.

Küresel ısınma, ülkenin buzkıran filosunun bu kış ilk kez ancak Yılbaşı gecesi devreye girmesi anlamına geldi; geçen yıla göre neredeyse iki hafta geç ve uzun vadeli ortalamayla kıyaslandığında sezonun epey ilerlemiş bir döneminde.

Buzkırmadan sorumlu Finlandiya Ulaştırma Altyapı Ajansı’nın verilerine göre, geçen yıl buzkıranlar 153 gün görevlendirildi. Bu, olağan sürenin hayli altında.

Ancak bu, buz kırmanın giderek daha kolaylaştığı anlamına gelmiyor.

Finlandiya haber ajansı STT’ye konuşan Arctia Ticari Direktörü Paavo Kojonen, “İklim değişikliği aşırı koşullar demek yani buzun çok az olduğu, buzkırma desteğine pek ihtiyaç duyulmayan çok ılık kışlar. Ama muhtemelen ucun öteki tarafında da aşırı olgular getirecek,” dedi.

Suçlunun başında rüzgar geliyor. Kışlar daha çalkantılı hale geldikçe, buz kütleleri sığ sulara ya da kıyıya doğru sürüklenip birikmeye başlıyor.

Kojonen, bir zamanlar buz örtüleri tipik olarak 60-80 santimetre kalınlığındayken, artık bazı bölgelerde 10 metreye kadar ulaşabildiğini belirtti.

“Buzkıran kaptanları, kışların gitgide zorlaştığını söylüyor,” diye ekledi.

Finlandiya’nın kışın deniz ticaretinin aksamaması için şu anda Arctia’ya ait altı buzkıran görevde.

Kojonen, “Önümüzdeki birkaç on yıl boyunca en az bu sayıda buzkırana ihtiyacımız olacak,” dedi.

“Dış ticaret işlemezse yaşanacak sorunlarla kıyaslandığında buzkıranların topluma maliyeti oldukça küçük. Şiddetli buz kışlarında dünyada ikame kapasitesi bulunmuyor.”

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Çevre örgütlerinden Trump’ın damadının Arnavutluk’taki lüks resort projesine dur çağrısı

Avrupa’da süpermarketlerin emisyon karnesi açıklandı

Balinalarda sonsuz kimyasalların azaldığı tespit edildi: Bu iyi bir haber mi?